Skip to content

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

Chapter 7 · 4 min read

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

Chapter 7

Stephen Strange (2)

Geri Dönüş (part 2 )

"Öteki Tarafta Görüşürüz

Çocuklar!"

✨

Bina enkazının altında böyle ölmeyi hayal etmedim." dedin kendi kendine.

"En azından daha iyi bir ölüm." isterdim.

Uzun süredir yaşadığınız sıkışıklıkta bilincin kapanmak üzereydi. Ölmene ramak kaldığına emin olduğun son dakikalarda, sizi kurtarabilceğini düşündüğün son kişi, bu "Layık olmadığın" ölümden sizi kurtarmıştı.

Küçülüp Büyüyen Saftrik Scott Lang

Koca ellerinde nefes nefese yükselirken bağırdın.

"Çok yaşa Karınca Çocuk!"

Sizi yere bıraktığında o lanet enkazın altında neler kaçırdığını fark ettin.

"Ben gelmeden mi!" dedin somurtarak ve hayranlıkla baktın dönen herkese. Gözlerin doldu.

"Tanrım!"

Herkes, seneler önce kaybettiğin herkes karşındaydı.

"Hey, Y/N havayı bozma!" dedi yanındaki Roket.

"Oh, tabii..." Dik bir duruş sergilerken bir hava takınıp gururla baktın.

"Başardık..."

"Yenilmezler, Toplanın!"

✨

"Bu çoşkuyu özlemişim!"

Diye bağırdın silahını savuran Roket'e.

Ellerin iki yanda, etrafındaki metalleri büküp hızlıca fırlatıyordun. Bunda ustaydın.

Gelen ateşler ile, demir gemi parçalarından birini önüne siper olarak kullandın.

Gücün bir yana, iyi bir dövüşçüydün. Bunu Romanoff sağlamıştı tabii...

Savaşın ortasında gözün onu arıyordu.

"Nerdesin lanet Büyücü" diyip duruyordun homurdanmalarının arasından. En sonunda onu gördüğünde durmaksızın koşmaya başladın. Engellere tırmanarak ve atlayarak yanına iliştiğinde seni fark etmesini beklemeden boynuna atladın.

"Sikerim Savaşını!"

Dedin içten içe. Kendini tutamayıp ağlamaya başladığında, Strange ellerini saçlarına geçirdi. Şaşkındı. Daha sonra yüzünü saçlarına gömdü.

"Çok korktum Strange!" Dedin göz yaşları içinde.

"Geri dönememenden korktum..." Onu daha sıkı kavradın. Şuan savaş umurunuzda değildi.

"Burdayım Y/N. Artık korkma, seninleyim..." Sevgilinin yanağına büyük bir öpücük kondurdun.

"Tanrıya şükür." dedin saçlarını kavrayıp.

O esnada önünüzdeki garip yaratığa Wong siper oldu ve sizi korudu.

"Hadi aşk kuşları. Sizi koruyamam!"

Gülerek sevgilin kollarından ayrıldın. Ellerini yanaklarına koydu ve seni öptü. Geri ayrıldığında bu sefer sen onu çekip öptün.

"Bu anı bekliyorudum!" Dedi Strange Alayla. Gülüp ondan ayrıldın ve savaş alanına baktın.

"Hadi halledelim şunları..."

✨

Eldiveni canın pahasına kavramış koşarken önüne atılan bomba ile savruldun. Eldiven elinden fırlarken kafana aldığın darbe seni sersemletti.

"Şu uçan şeyler..." dedin ateş eden uzay gemilerini kast ederek.

"Biri şunları parçalasın!"

Kafanı savurup eldivene tekrar uzandın. Ardı ardına gelen bombalar ile iki büklüm bir şekilde onu kucağına alıp korudun.

Bir kaç dakikanın ardından gemiler yukarıyı hedefledi ve birden param parça oldular.

"Hey, evren ana beni duyuyor!"

Daha sonra Carol gözlerinin önünde belirdi.

"İşte benim kızım!" dedin eldivene sarılıp gülerken.

"Yardım ister misin?" dedi alayla. Eldiveni tek kolunun altına alırken elini uzattı. Sıkıca kavrayıp kalktın ve burnundaki kanı sildin. O sırada etrafına tüm kadınlar toplandı. Pepper, Hope, Gamora, Wanda...

Gurula gülümserken aklına O geldi.

"Seni de isterdim..." dedin sessizce. Eldivene bakıp mırıldandın.

"Natasha için..."

✨

Soluksuz bir direnişin ardından sahipsiz duran eldivene baktın. Ama canın o kadar yanıyordu ki. "Siktir" dedin sinirle. Bu küfür, bugün ağızına yerleşmişti.

Ağızındaki kan öbeğini tükürdün ve biraz ilerledin. Ayaklanacağın sırada Stephen bağırdı.

"Y/N dikkat Et!" ve ani bir refleks ile kendine doğru fırlatılan devasa keskin bıçağı havada durdurdun.

Ellerini kasarken arkanda kalan bıçağa döndün ve acıyla bağırıp bıçağı, onu fırlatan yaratığa doğru ittin. Her yer kan olurken güldün.

"Babamın kızıyım..."

Yaraların fazla olduğundan birden dizlerinin üstüne kapaklandın ve o esnada eldiveni alan Thanos'u gördün. Tony dirense bile alamamıştı.

"Ben Kaçınılmazım!"

Korku dolu gözlerle baktın. Böyle bitmeyecekti. Her şey boşuna olamazdı. Korkuyla gözlerini yumdun. Ama bir şey olmadı.

Daha sonra duyduğun ses ile tekrar araladın gözlerini.

"Ve... Ben de...."

Gözlerin büyürken nefes nefese kalan Tony'e baktın ve gülümsedin. Yavaş yavaş cümlesini tamamladın.

"Demir Adam..."

"Demir Adam..."

✨

Parmağını şıklattığı anda tüm kötüler toz olup gitti...

Yüzünde geniş bir gülüseme ile etrafına bakındın.

"Kazandık..." dedin gülümserken.

Hayatını mahveden adama baktın. Öylece oturmuş sonunu beklerken gözleriniz birleşti. Gülümseyip bir elinle el sallarken diğer elinle orta parmak hareketini yaptın. En sonunda toz olup gitti...

Mutluluğun asla sonsuz olmadığını biliyordun. Sorunsuzca etrafa bakınırken Stark'ı fark ettin. Yorgun ve güçsüz bedeni yere yığılırken korku ile baktın.

"Olamaz..."

Oraya doğru koştun.Tony'e ilk giden Peter olmuştu. Genç çocuk Stark'a yalvarırken titreyen ellerin ile ağızını kapadın. Göz yaşların tekrar akıp gitti. Bu sefer sessizce içine gömüldün...

Tony nin haraketsiz bedenine yaklaştın. Derin ve titrek bir nefes verdin.

"Seni de, seni de kaybedemem..."

Dedin gözlerine bakarken.

Günün zaferinin büyüklüğü kadar ağır Kayıplar vermiştiniz ve şuan başka bir dostunun daha yok olmasını izliyordun. Yanına diz çöktün.

"Üzgünüm Tony... " Dostunun elini sıkarken gözlerini yumdun.

"Her şey için affet beni..."

O an ettiğiniz kavgalar geldi aklına.

İç savaştan sonra ona kustuğun nefret, ettiğin hakaretler geldi aklına. Bu sabah onu nasıl zorladığın...

"Bunlar benim suçum" demeden edemedin.

"Ben, ben de..." dedi Tony kesik nefeslerle. Ağlaman şiddetlenecekken seni ondan ayıran Stephen'ın kolları oldu. Seni kendine çektiğinde ağlamaya başladın.Yüzünü sevgiline bastırdın.

"Lanet olsun..." Ellerini onun göğüsüne yaslarken o seni kendine bastırdı. Tüm varlığıyla destek oldu sana.

"Geçti... Geçti Y/N..."

✨

Cenazesinde son bir veda yaşadınız.

Strange'in kollarına girmiş dik bir duruşla Tony Stark'a veda eden herkesin arasındaydın sen de...

Bunlar ağır gelmişti. Eğer şuan herkesin geri dönebilmesinin bir nedeni varsa, bu Natasha ve Tony sayesinde olmuştu.

"Keşke, o da kazandığımızı görseydi Strange..."

Dedin iç geçirerek. Bir eliyle omuzunu sıvazladı.

"Biliyor tatlım, o biliyor..."

Gülümserken bir kaç damla akıp gitti.

"Sözünü tuttun Natasha. Başardık..."

✨

Bölüm Sonu

Biraz fazla hızlı gelişti olaylar. Kötü oldu sanki bir emin olamadım gibi. Umarım beğenmişsinizdir ve yanılıyorumdur. Bir dahaki bölümde görüşmek üzere Moronlar!

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.