تخطٍ إلى المحتوى

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

الفصل 4 · قراءة 9 دقيقة

𝐈𝐌𝐀𝐆𝐈𝐍𝐄 𝐖𝐈𝐓𝐇 𝐌𝐀𝐑𝐕𝐄𝐋

الفصل 4

Maximoffs

Panik Atak

Wanda, Pietro ve Sen Üçüzsünüz. Senin güçlerin ise Hydra tarafından bazı değişikliklere uğratılmış halde. Biraz fazla tehlikelisin. Ama fazla temiz bir kalbin var.

🔮

Yenilmezler sizi bulduğundan beri daha mutluydun. Aileni kaybetmiştin. Ama kardeşlerin ne olursa olsun seninleydi.

Uzunca bir süre denek olarak kullanılmanız sizde büyük bir travma bırakırken bu bir yana anne ve babanın artık sizin yanınızda olmaması, üstünde daha büyük bir etki yaratmışt.

Salonunun ortasında bir bombanın olması pek hoş bir anı değildi tabii ki.

Yaşadığın travmalar sende panik ataklara neden olmuştu. Pietro olmadığı zaman ise durum çığrından çıkıyordu. Üçünüz de birbirinize bağlıydınız ve birbirinizi her şeyden koruyordunuz. Panik atakların oluştuğunda ise Pietro sana fazlasıyla yardımcı oluyordu. Kendi yöntemleri ile her zaman seni sakinleştirmesini biliyordu.

Ekipteki herkes bu konuda sana yardım ediyordu. Hydra'nın sende yarattığı özellikleri kontrol etmek zor olsa bile, seni eğitmekte ısrarcılardı. Son zamanlarda her şey yeterince sorunsuz ilerliyordu. Panik atakların neredeyse yok olmuştu. Güçlerinin kontrolünü bulmuştun.

Onlar olmasa, kesinlikle yapamazdın.

🔮

"Kızıl cadı yine sinirlenmiş!" birden odana giren Pietro ile irkildin.

"Yine ne yaptın?" dedin gülerek.

Olgun yaşlarda olsanız bile çocuk gibi eğleniyordunuz.

"Geçen hafta birlikte koşu ayakkabılarımı gömdünüz. Ben de intikam aldım."

Birden yanına yattı.

"İntikamı ne ile aldın?"

"Şu parmaklarına yapışan garip yüzükleri sakladım."

Tek elinle kardeşinin saçlarını karıştırdın.

"Senin yerinde ol-" cümlen, binada yankılanan bağırışlar ile bölündü.

"Pietro!" kuvvetli ses ikinizi de hoplatırken yine de kıkırdadınız.

"Şu Cadıya ne istiyorsa verin!" diye bağırdı Clint. Sesleri kolayca duyuyordunuz.

"Yoksa Stark'ın başı ağrıyacak ve kahve stoğunu sıfırlayacak!" diye ekledi Steve.

Pietro'ya döndün.

"Hadi ver şunları ona."

Kardeşinin yüzünde oluşan gergin gülümseme ile kaşlarını çattın

"Piet?" Sessizce gülümsemeye devam edince yatakta dikleştin.

"Ne yaptın?"

"Peki... Nereye sakladığımı unutmuş olabilirim."

Gözlerini açabildiğin kadar açtın. "Pietro!"

Wanda odaya girdiğinde ikiniz de korkuyla birbirinize baktınız.

"Sakladıktan sadece yarım saat sonra sana onları verdim!" Dedi Wanda sinirle.

"Henüz yarım saat olmadı bence?" dedi Pietro gülerek.

"Haklısın... Çünkü İki saat oldu Pietro!"

Sen ağzını "O" şeklinde açıp şaşkınca ikisini izlemeye devam ettin.

Genelde gergin ortamlarda kenara çekilir ve keyfini çıkartarak izlerdin.

"Nerede olduklarını söyleyecek misin?" Pietro yataktan kalktı.

"Beni yakalarsan neden olmasın" ve birden yok oldu.

"Tanrım neden ben!" Wanda, Pietro'yu es geçip senin yanına oturdu.

"Seninle uğraşmayı seviyor." dedin gülerek.

"Kesinlikle!"

"Yüzüklerimin nerede olduğunu biliyor musun?" Gözlerini kaçırıp hafifçe sırıttın.

"Hiçbir fikrim yok."

🔮

Gün boyu sürekli Wanda ve Pietro'nun didişmelerini izlemiştin. Aslında bu epey eğlenceliydi. Sen onlara kıyasla daha sakindin. Ama tabii ki onlara kıyasla.

Mutfağa gittiğinde Steve'in haklı çıktığını fark ettin. Mutfak Tony'nin boş kahve bardakları ile doluydu. Güldün ve kendine bir şeyler almaya başladın.

Bir melodi mırıldanarak yemeği hazırlamaya başladığında duraksadın. Yüzün tamamen donarken ifadesizce ileri bakıyordun. Boğazında bir düğüm oluştu. Yumruğunu yavaşça sıkarken nefes almakta zorlandın.

Mırıldandığın bu melodi annenin size söylediği şarkıya aitti.

Bazı şeyler unutmuşsun gibi olsa bile, bazı şeyler bilinçaltına gizlenmiş durumdaydı. Uzun süre sonra ilk defa bunlar yüzüstüne çıkıyordu.

Gözlerin dolmaya başladı. Dizlerin artık seni taşıyamadığında birden bire yere kapaklandın. Kesik kesik nefes alırken ellerin titremeye başladı. Sanki travmaların ayaklanıyordu. Birden bire her şey zihninde canlanmaya başladı.

Onlar artık yok.

Gerçekler kalbine bir bıçak gibi saplanırken gözyaşların şiddetlendi. Kesik nefeslerin, hıçkırkıklara dönüyordu. Yere tamamıyla çöktüğünde dizlerini kendine çektin.

"Y/N!"

Yavaşça başını çevirdiğinde Steve'i gördün. Hızlıca yanına çöktü. Koca ellerini narince yanaklarına koydu. Gözyaşların onun elinden kayıp gitti

"Hey, iyi misin?"

Ama konuşamıyordun bile.

"Nefes al YN!"

Kendini toparlamaya çalıştın. Doğru harfleri yakalayıp tek seferde tüm isteğini dile getirdin.

"Pietro..."

Şuan tek ihtiyacın oydu.

"Tamam bekle!" Hafifçe ayaklandı. "Pietro!" Sen ise her şeyin bitmesi için dizlerini daha da çekip kollarını sardın. Gitgide büzülüyordun. Yüzünü dizlerine bastırırken Steve, kardeşine seslenmeye devam etti. Daha sonra hissettiğin hava ile Pietro'nun geldiğini anladın.

"Hey Y/N. Ben Geldim."

Ellerini sardığın dizlerine, kendi ellerini koyduğunda sıcaklığı hissettin.

"Nefes al prenses..."

Bir elini çekip yüzüne koyduğunda, yüzünü kaldırdın ve o da, iki elini de yanaklarına koydu.

"Nefes al, geçti..."

Yavaşça yanağını avuştururken nefes almaya çalıştın.

"Rahatla..."

Yüzüne gelen saçlarını kulağının arkasına attı.

Bu sırada Pietro'nun arkasında Wanda belirdi. Endişesi gözlerinden belliydi. "Steve... O iyi mi?" dedi endişe ile. Steve de ondan farksızdı. İkinize endişeyle bakıyordu.

"Hallediyorum" dedi Pietro.

"Onlar gitti Pietro." dedin zar zor.

"Gittiler..."

Tekrar donuk bir ifade takındın.

"Biz burdayız... Wanda burada, ben buradayım Y/N."

Gözlerini onunkilere çevirdin.

"Siz de giderseniz?" Kafasını hayır anlamında sallamaya başladı.

"Hayır Y/N, biz hep burada olacağız."

"Söz mü?"

Dedin titreyen sesin ile

"Söz."

Kendi Ellerini yanaklarından çekip, senin ellerini tuttu.

"Ona kadar sayacağız ve her şey bitecek. Sen sadece nefes al ve gözlerini kapat."

Bu onun kendi bulduğu bir yöntemdi. Onun sesi seni rahatlatıyordu. Ellerini sıkıca kavradı.

"1...2...3...4..."

Her bir rakamında daha derin nefes aldın ve elini daha da kavradın.

"5...6...7..."

Sonlara doğru sakince onunla saymaya başladın.

"8...9...10..."

Sonunda derince bir nefes aldın. Gözlerini yavaşça araladın.

"Bak, buradayım ve buradayız. Geçti..."

Seni kendine çekip sıkıca sarıldığında yüzünü boynuna gömüp derince içine çektin. Wanda ise ikinize sarılmak için yanınıza eğildi.

"Biz her zaman burada olacağız Y/N. Söz veriyorum."

🔮

Gece senin için biraz zor geçmişti. Ama iki kardeşin de seninle uyumuştu. Bir tarafında Wanda elini tutarken diğer tarafında Pietro elini tutmuştu. Bir kaç kere onları bulamama korkusuyla uyanmıştın. Ama hâlâ ordalardı.

Ama en son tekrar irkildiğinde, ikisini de göremedin.

"Yeni uyanmış olmak beni afalattı" diye düşünerek gözlerini avuşturdun ama cidden yoklardı. Gerginlikle yatakta dikleşip, minik gece lambanı açtın. Korkmuştun.

"Piet...Wanda ?"

Hızlıca yorganı üstünden atıp odandan fırladın. Bina sessizdi. Ortak salona gittin, mutfağına, balkonlara... Ama yoklardı.

Korkun gözyaşların ile somutlanmış, akıp gidiyordu.

"Pietro!"

Daha sonra binada birinin sesini duydun."Kim var or-" Natasha'yı görünce rahatladın. Sürekli binada olması ve uyanık olması sana garip gelse de, şuan için iyi bir şeydi .

"Pietro ve Wanda nerede?" Hızlı adımlarla yanına koştun.

"Tam olarak bilmiyorum. Sadece Steve, Clint ve onlar acil bir göreve gitti." Kaşlarını çattın.

"Peki neden biz yokuz?"

"Endişelenme Y/N. Arada böyle görevler olur, bilirsin."

Bir kolunu omuzuna attı.

"Hadi gel. Saat geç ya-" Kolundan çıktın.

"Onlar gelene kadar buradayım." dedin kararlılıkla. Gecenin bir körü göreve gitmeleri seni neden bu kadar rahatsız etmişti bilmiyordun ama orada olup onları koruyabilmek isterdin. Orada ne olduğundan haberin bile yoktu. Koltuğa yerleştin ve beklemeye başladın.

"Y/N tatlım burada böyle bekleme." Cevap vermedin. Herkes biliyordu ki inatçının tekiydin sen. Natasha cevap alamayınca iç geçirdi ve ayak ucuna yerleşti.

"Peki o zaman."

Sana bakıp gülümsediğinde sen de yavaşça gülümsedin ve beklemeye devam ettiniz...

🔮

Yarım saat kadar geçtiğinde gözlerine ağırlık çöküyordu. Artık istemsizce uykuya dalıyor ve birden zorla uyanıyordun. Bu resmen kendine uyguladığın bir işgenceydi.

"Hadi ama..." kendini ayık tutmaya çalıştın. Ama en sonunda uykuya dalmıştın bile ve tekrar gözlerini açtığında, birinin seni yatağına taşımış olduğunu fark ettin.

Uyanmana neden olan kesinlikle uykunu almış olman değildi. Veya bir sese de kalkmamıştın. Gözlerin birden açılırken, sanki uzunca bir süredir nefes alamamış gibi nefes aldın. Hızla yataktan dikelirken zar zor bir isim geveledin.

"Pietro..."

Ellerini kalbinden boynuna sürükledin ve boynunu avuşturdun. Çok hızlı nefes alıp veriyordun. Gözlerinden yaşlar dökülmeye başladığında, zar zor yataktan kalktın. Adımını atacağın sırada, binadan gelen sesleri işittin.

Bu Wanda'ydı ve o ağlıyordu...

İçindeki enerji taşacak gibi olduğunda koşarak odadan fırladın. Koridoru atlattıktan sonra geniş salonun başlangıcındaki kanları fark ettin. Sonra da Steve ve Clint'in kollarındaki kardeşini...

Vücudundaki sayısız kurşun lekesi ve hızlıca akıp giden kana baktın. Daha sonra kardeşinin yüzüyle buluştu gözlerin. Bir kaç dakika sadece bakakaldın. Hislerin sanki yok olmuş ve gitmişti.

"Pietro..."

Gerçekler yüzüne bir tokat misali çarptığında, duyguların resmen bir patlama yaşamıştı. Kafanı kabullenemeyerek defalarca kez salladın.

"Hayır, hayır, hayır..."

"Pietro!"

Acı sesin binayı inletirken senin gözyaşların sel olup gitti. Titreyen bacaklarında zar zor kuvveti yakalayıp yanlarına koştun. Steve ve Clint öylece kalmıştı.

Kollarını kardeşinin bedenine sardın ve birlikte yere çöktünüz. Senin ince kollarında, onun büyük kanlı bedeni duruyordu. Onu kucağına çektin ve titreyen ellerini kardeşinin yeni çıkmış sakallarına yerleştirdin.Yavaşça avuştururken, yaşların onun tozlu suratına bulaşıyordu.

"Ben burdayım Pietro. Korkma lütfen..." Burnunu çekip ağlamanı durdurmaya çalıştın.

"Buradayım ve geldim..." Gözlerin yavaşça onun yüzünü inceliyordu.

"Hadi uyan..."

Kan, senin temiz üstüne de bulanmıştı artık. Onu sıkıca sarmıştın.

"10'a kadar sayacağız ve her şey düzelecek."

Kendini biraz toparladın ve derin bir nefes aldın. Bir elini yanaklarından çektin ve onun elini kavradın.

"1.... 2.... 3..."

Sen ümitle sayarken Steve gözyaşları içinde konuştu.

"Y/N yapma..."

Gözlerini sıkıca yumdun ve umursamamaya çalıştın.

"4... 5.... 6.... "

Elini her bir rakamda daha çok kavradın.

"7 ... 8... 9..."

Sonlara doğru yavaşladın.

"Ve ...10"

Gözlerini yavaşça araladın. Tekrar donuk bir ifade takınırken kafanı tekrar sallamaya başladın.

"Hayır, Lütfen..." Gözyaşların şiddetlendi "Hadi Pietro! Ben buradayım uyan!"

Sesindeki acı bu sefer hepsinden fazladaydı. Bir an için zihninde onunla olan tüm anıların belirdi. Panik ataklarında nasıl 10'a kadar saydığınız ve sonunda gözlerini açıp sarıldığınız.

Her şeyin geçtiği.

"Lütfen!"

Bedenini kendine çekip sarılırken, vücudundaki enerji genişleyerek etrafınızda bir kalkan oluşturdu.

Ağlaman ve bağrışların her şiddetlendiğinde kalkan daha da büyüdü. Etrafta bir esinti oluşurken gözlerin beyaza büründü. Geniş enerji kalkanı güçleniyordu.

"Y/N dur!" Ama hüzünün bunu arttırıyordu. Kendine engel olamıyordun. Acın daha da katlanıyordu. Nefes alışverişlerin hızlanıyordu.

"Söz vermiştin!" Onu kendine bastırdın. Ölü bedenine sarılırken yüzünü boynuna gömdün ve kardeşinin kokusunu son kez çektin içine.

"Beni bırakmayacaktın Pietro..."

Sesin kısıklaşmıştı.Yavaş yavaş sakinleşirken enerji kalkanı yok olmaya başladı. Herkes hüzün ve şaşkınlıkla sana bakıyordu

"Y/N!"

Wanda göz yaşları içinde sana koştu ve çömelip seni kollarının arasına aldı. Kafanı göğüsüne yasladın.

"Biz hep birlikte olacaktık Wanda. Hep..."

Wanda sana göre daha soğukkanlıydı. Ama içinde yaşadıkları bir fırtınadan farksızdı.

"Üzgünüm Y/N. Üzgünüm..." Ekibin kalanı hayal kırıklığı içinde size bakıyordu. Bu manzara canlarını yakıyordu. Koca Yenilmezler binasının ortasında bir kanlı beden ve cansız bedene çaresizce sarılan iki kardeş...

🔮

Wanda ve seni bedenin başından ayırmak zor olmuştu. Nihayetinde odanıza gittiğinizde, Wanda iyi gelceğini umarak duşa girdi. Kız kardeşinin hıçkırık ve ağlama seslerini duyabiliyordun.

Yatağa oturduğun anda bile o geldi aklına. Bu sabah yaşananlar ve edemediğin koca bir veda.

"Kızıl Cadı Yine Sinirlenmiş."

"Yine ne yaptın!"

"Hey Y/N ben geldim..."

"Nefes al Prenses"

"Ben Hep buradayım"

"Söz mü?"

"Söz"

Yavaşça yatağa oturdun. Sen Pietro ve Wanda nın gece boyu birbirinize yaptığı şakalar geldi aklına. En sonunda sen korkma diye elini tutmaları.

Son kez tutmuştun onun elini

Artık duyguların paramparçaydı. Ne düşüneceğini bile bilmiyordun. Karmaşık duygularını bir kenara atıp yatağa uzandın. Tavana bakarken yüzünden öylece süzülen yaşlar yastığını ıslattı. Yavaşça yüzünü döndürdüğünde, gece lambanın altına sıkışlırılmış notu gördün ve yavaşça uzanıp kağıt parçasını aldın.

Döndüğümde elini sıkıca tutacağım

Y/N. Seni seviyorum!

En Sevdiğin Kardeşin

Pietro

🔮

Bölüm Sonu

Biraz fazla hüzünlü oldu bu . Gözler yaşlı. Keşke ölmeseydin Biriciğim.

Bir dahaki bölümde görüşmek üzere Moronlar!

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.