Skip to content

𝙇𝙀𝙑𝘼

Chapter 3 · 5 min read

𝙇𝙀𝙑𝘼

Chapter 3

İNAT

Hastaneye geldiğimizde Alpaslan'ın takip ederek ilerledim giriş katta ki koridorun sonunda kalan odadaki kapıyı çalmadan açtığında yüzümü buruşturdum gördü kuralları falan bu adamda yoktur

Arkasından odaya girip kapıyı kapattım genç bir erkek doktor bulunuyordu ayağa kalkmış Alpaslan'la tokalaşıyordu tanıdığı biri olmalıydı

"hoş geldin Alpaslan" sitemini belli eden sesiyle "işin düşmedikce gelmiyorsun,bir dakine kabul etmiyorum hafta sonu bir şeyler yapalım " diyerek Alparslana şart sundu bunu memnuniyetle kabul ederek "cumartesi akşamı yaparız" dedi

Ayakta kaldığımı fark ettiğim de topuklu ayakkabılarım ses etmesini umursamadım karşılık duyan siyah koltukların birine oturdum dünden belli kırmızı gece elbisemle bardan başka her yerde bulunmuştum

Alparslan arabadan inmeden kendisine ait olan siyah hırkasını vermişti onunla ancak sırt dekoltemi kapatsam da elbiseyi kapatmam imkansızdı konuşması biten ikiliye başımı Alpaslan'dan çekerek masanın arkasına geçip oturan doktora çevirdim

"Hoşgeldiniz Efsun Hanım" dediğinde başımı sağlayarak selamını gülümsemekle karşıladık verdim konuşacak halim yoktu masada bulunan telefonu kulağına götürdü

"Hemşire Hanım odama gelir misini?" Delikten sonra telefonu kapayarak Alpaslan'a döndü

"Eee ne var ne yok Alpaslan hiç yoksun " dedi

Alpaslan elini çenesinde ki kirli sakalında gezdirdikten sonra gözlerini açıp kapati karşısında ki insanı böyle çatlatırdı adam soru soruyor o ise cevaplamıyor hata yüzüne bile bakmıyordu

"Ne olsun" diye memnuniyetsizce öne doğru kıvırıp dudaklarını konuştu "İtlerin peşinde koşuyoruz"

Benzetmesiyle kaşlarımı çatıp sırtımı oturduğum yere yaslayıp rahatça oturdum vücudumu kasmakla bembeyaz olmuştum

Odanın kapısı bir kez tıklatıp açıldığında başımı elimdeki Orta boy Beyaz bir kutuyla içeriye giren kadın hemşireye çevirdim üzerine mavi scrubs takımı giymişti

"Emre bey "diyerek içeriye girdi kapıyı kapatıp elindeki kutuyu benim ve Alparslan arasında duran masaya koydu

"Kan alınacak " diye başıyla beni gösterdi başımı hızla Alpaslan'a çevirdim.kan testi için mi gelmiştik?

Hem durduk yere bu teste nerden çıkmıştı?

"Tabi..."diyen hemşire bana doğru hamle yaptığında kızgın bakışlarım altında hırkanın kolunu dirsegime kadar sıyırıp açtım

Şimdi şuanda burada sinirimi Alpaslan'a püskürtmek istemediğimden sessiz kalmış olsam da burdan ayrılır ayrılmaz onunla kavga edicegimiz çok netti

Kolumda hissetiğim ince sızıyla dişlerimi birbirine kenetleyip gözlerimi kapatim kan beni tuttuğu için bakmamaya gayret ettim gözlerimi aralayıp hemşire pamuğu koluma bastırıp "Kanınız çok duru pamuğa biraz tutun birkaç dakika sonra da bant yapıştırın bırakıyorum masaya "diyip küçük bandı masaya bırakıp odadan çıktı

Aradan geçen on dakika Alpaslan ile doktor koyu bir sohpetin içindeydiler kapının çalıp benden kan alan hemşire girmişti herkes o an ona dönmüştü

"Buyrun Emre Bey,Sonuçlar " elimdeki büyük boy Beyaz kagitlari doktora vedi ve odadan çıktı doktor elindeki kağıtları kaşları çatık bir şekilde inceliyordu bir iki dakika sonra bize döndü "Kötü..."diyerek elimdeki kağıdı masaya bırakıp sandalyesinde geriye yaşlandı Alpaslan "Sonuç" diye serçe konuştu ellerimi birbirine sürtüp sıktım

"Uyuşturucu yüksek dozda çıktı" dediğinde neye uğradığımı şaşırdım kulaklarım uğurlamaya başladı

"Ne " diyerek yüksek bir sesle tepki verdim "Ne yazık ki Yüksek dozda uyuşturucu kanda çıktı " önüne bıraktığı kağıda bakarak devam etti "Kanınızda esrar var bir ay gibi bir sürede ancak vücudumuzdan atabilirsiniz bu sürde bazı şeyler özen göstermeniz lazım yanizca"

Benim söylicek bir sözüm yoktu buna olsada buna cesaretim yoktu

Doktor yine konuştu "Günlük olarak yürüyüş yapmak sizin yararınızda yeme içme konusunda size liste vercem" dedi

Geriye çekilip kollarımı bacaklarımın üzerine serbestçe bıraktım şoka uğramıştım uyuşturucu kelimesi beynimin duvarlarında gezip duruyordu yıllarca bu tür şeylerden kendimi geriye çekilip korkmuştum şimdi ise hiç beklemediğim ne yapacağım bilinmez haldeydim

Alpaslan'a baktığımda dalmış uzaklara bakıyordu beni düşünüp düşünmediğini merak ediyordum normal bir insanın gözlerinin içine baktığımda ne düşündüğünü tahmin edebiliyorumdum ama bunu Alpaslan'ın gözlerinde olmuyordu

"Bir ay içinde tekrar olmasın eğer olursa bağımlı hale gelirsin bırakmasıda uzun hale gelirsin bırakmasıda uzun sürer" diyen doktora tekrar baktım

Ne demek istediğini biliyor ama nasıl cevap vereceğimi bilmiyordum sadece başımla onayladım

Doktor yazmış olduğu kağıdı Alpaslan'a uzattı alpaslan kağıdı alıp ayağa kalktı "sağol haberleşiriz" dedikten sonra kapıyı açıp çıkmam için bekledi oturduğum yerden zorla olsada kalktım

Arabada yerimi alıp kemerimi taktıktan sonra başımı yasladım düştüğüm bu hale çare bulmak zorundaydım uyuşturucu etkisi hayla vücudumda olduğu sürece annem birşey olduğunu düşünüp hastaneye gitmem için ısrar edecekti başımın dönmesini bıraktım dünden beri ayaklarımı çekip yürümekte zorluk çekiyordum bunun için evde kalmak zordu arada sırada kızlara gidip kalmak benim açımdan iyi oldu

Arabanın çalışmasıyla önünde siyah telefon belirmesi bir oldu telefona bakıp "anlamadım " diye konuştum

"Numaranı yaz ve kendini ara herhangi bir sorunun oldumu direk beni aricaksin hastaneye gidicez" dediğin de telefonu çıplak bacağımın üzerine bırakıp trafiğe döndü telefon alıp açtığında bir şifre çıkmamıştı giriş ekranında koymuş olduğu karman çorman fotoğrafla gözlerimi kırpılmıştırıp ekrana bakmak bile gözlerimi yormuştu rehber kısmına numarayi girip kaydettim 'Efsun' yazdığım da başka kayıtlarda başka efsunu görünce duraksama yaşasam da bu sefer hemen adımı 'Efsun Leva' diye kaydedip kendimi aramıştım

Telefon numarasını ezbere bileme de bilmiyormuş gibi davranip kendimi aramıştım arkadaşlarımda olan telefon numarası hiçbir zaman bende olmamıştı kayıtlı da değildi yıllarda beynimin bir köşesinde durmuş arayan bütün numaralara o diye sevinip sonradan hüsrana uğramıştım aramızda koca bir dağa vardı ben bir adım atsam bunu farkedip hep kaçmıştı

Çalan telefonumu çantamdan çıkarıp gelen çağrıyı reddedip kapattım bu numaranın bir daha beni kendi isteği ile aramicağını biliyordum yada o numarasını versede ben onu arayacak değildim düşüncelerimin dağılmasına sebep olan ses "Numaramı kaydet " dedi ezbere bildiğim numarayı kaydetmesemde olurdu elimde ona ait olan telefonu onun bana yaptığı gibi bacağının üstüne set bir hamleyle atıp kendi telefonumu aldım

Sinirli hamur da onun kulak ardı edip Az önce reddettiğim numarayı Rehberimde kaydettim

"Alparslan""Kaydettim" numarayı dediğimde yanımda Ara ara bana bakıp duran adama kaydetgime inanması için ona telefonu doğru çevirdiğimde kısa bir göz önünde bulundurup önüne döndü

"Benim adım Alpaslan değil..."kelimelerin üzerine tek tek baskı yapıp vurguladı "Alparslan abi." dedi

Araba durduğunda kemerimi çözüp bir miktar ona döndüm "sen Baran'la aynı yaşta değil misin? Ben onunla mesajlaşıp arkadaş gibi konuşuyorum Sen neden abi diyorum?"

End of chapter

1 comments