تخطٍ إلى المحتوى

𝒪𝒸𝒸𝓊𝓁𝓉𝒶 ℒ𝓊𝓅𝓊𝓂 / ℳ𝒾𝓃𝓈𝓊𝓃𝑔

الفصل 9 · قراءة 4 دقيقة

𝒪𝒸𝒸𝓊𝓁𝓉𝒶 ℒ𝓊𝓅𝓊𝓂 / ℳ𝒾𝓃𝓈𝓊𝓃𝑔

الفصل 9

8

^^ Şimdiki zaman^^

Felix ile eve dönüyorduk. Arabada çalan hafif şarkı ortama sakin bir hava katıyordu. Bir yandan da şarkıya eşlik ediyorduk.

"Look at the sky

It's snowing

Large snowflakes are

Flying like a butterfly

It's the whole white snow world

It changed clothes"

"When I wake up in the morning, give me your hand

When I wipe the frosted window, it's a total whiteout

It's like as if I go back to my childhood

I was mesmerized by the snow"

"I have to say

I'll make our love last forever

Oh my love

Beautifully as a white snowflake"

"I'll make a little snowman

And write our name

I'll love you even if

It melts away..."**

Eve varmıştık . Felix geldiğimiz gibi kendini banyoya atmıştı. Acıkmıştım, sonuçta o kadar yol gelip acıkmam normal, değil mi? Canım deli gibi pizza çekiyordu. Felix'in de buna hayır demeyeceğine eminim. Telefonumu çıkartıp iki tane pizza sipariş ettim. Salona geçip televizyonu açtım, Seungmin'den bahsediyorlardı. Felix banyodan çıkmıştı. F:"Ne yemek var?" J:"Pizza sipariş ettim." Bana gülümseyip kendi odasına geçti. Minho...Sürünün lideri. Yakışıklı biri nasılsa o da öyleydi ama bu xl yakışıklıydı. Hyunjin, gözlerinden pişman olduğu apaçık ortadaydı. Bunu Felix fark etti mi bilmiyorum ama ikisinin de birbirini sevdiğinden eminim.

F:"Feromon salgılamayı bırak Jisung. Her yer limon koktu."

J:"Özür dilerim isteyerek olmadı, sadece bir şeyler düşünüyordum."

F:"Sorun değil Jis. Ne düşünüyordun ki bu kadar endişelendin?"

J:" Endişelendiğimi nerden çıkardın Lix?"

F:"Jis sen endişelendiğinde feromon salgılarsın sadece."

Yalan söylemenin bir faydası olmadığını anladım. Felix'in bunları düşünüp üzülmemesini de istiyorum. O yıllardaki gibi kendini bir eve kapatmasını da. Aşkını ve aşkının meyvesini kaybetmiş bir insana bu konulardan bahsetmek iyi değil. Bunu öğrenecek kadar çok şey yaşamıştım. Kız kardeşimin ölümüne o adam sebep olmuştu. Baba denmeyi hak etmeyecek adam, benim omega yerine bir alfa gibi büyümemi istemişti. Annem gibi iyi kalpli bir kadının hayatına mal olmuştu. Beni, doğmamış kız kardeşimi ölümüne seviyordu. Günahı olmayan bir kadını öldürmeye gücü yeten bir adamın, daha doğmamış bir bebeğe niye gücü yetmesin ki. Hep kız kardeşim olmasını istemiştim, ama o imkan elimden alınmıştı.

J:"Önemli değil Lix, pizza sipariş ettim yersin değil mi?"

Felix onaylar anlamda kafasını salladı. F:" Ben odama geçiyorum. Pizzalar gelince çağırırsın."

Kafamı onaylar anlamda salladım. Arkasından odasına geçişinizi izledim. Bebeğinin ultrason fotoğraflarını küçük bir çekmecede saklıyordu. Bunu bilmediğimi sanıyordu, güzeller güzelimi üzmek istemiyorum. O da benimle aynı şeyler yaşamış gibiydi. Ben kardeşimi göremedim, o ise kendi bebeğini.

Kapı çalınca oturduğum yerden kalktım. Pizzalar gelmişti. Pizza kutularını alıp salona geçecekken ağzımda bir el hissettim...

^^yazardaaaan^^

Felix kendini odasına kapatmıştı. Resim çizmek moralini düzeltir diye resim çizmeye karar vermişti. Masasının başına geçti, malzemelerini çıkardı. Tıpkı Hyunjin'in ona öğrettiği gibi çizmek istiyordu. Oturduğu zaman eli istemsizce karnına gitti. Daha sıcaklığını hissetmeden kaybetmişti bebeğini. Uzanıp masasının yanındaki kilitli çekmeceyi açtı. İçindeki kutuyu alıp içini açtı. Hyunjin ile tüm anılarını bu kutunun içine koymuştu. Elini içine daldırıp birlikte oldukları fotoğrafı çıkardı. Şu an böyle olmalarını isterdi kucaklarında onlardan bir parça ile. Ağlamak üzereydi ki aklına Jisung gelmişti. Şu ana kadar onu çağırması lazımdı. Tuvalettedir diye düşünüp fotoğraflara bakmaya devam etmişti. Arkadan hafif bir şarkı açmıştı, hem fotoğraflara bakıyordu, hemde şarkıya eşlik ediyordu.

"Now hush, little baby, don't you cry

Everything's gonna be alright

Stiffen that upper lip up, little lady, I told ya

Daddy's here to hold ya through the night

I know Mommy's not here right now and we don't know why

We feel how we feel inside

It may seem a little crazy, pretty baby

But I promise Mama's gon' be alright"

"And if you ask me to, Daddy's gonna buy you a mockingbird

I'ma give you the world

I'ma buy a diamond ring for you, I'ma sing for you

I'll do anything for you to see you smile

And if that mockingbird don't sing and that ring don't shine

I'ma break that birdie's neck

I'll go back to the jeweler who sold it to ya

And make him eat every carat, don't fuck with Dad"***

Aradan epeyi bir zaman geçmişti fakat Jisung onu hala çağırmamıştı. Felix bu durumdan şüphelenmişti çünkü Jisung ona haber vermeden bişe yapmazdı. Odasından çıkıp mutfağa doğru yöneliyordu ki açık olan kapı dikkatini çekmişti. Daha da kötüsü pizza kutuları yerde duruyordu. Felix şaşkınlıkla gözlerini açtı. Aklına bir şey gelmiyordu. Hızlıca telefonunu alıp polisi aradı. Polisler kısa sürede gelmişlerdi. Polisler evi ararken Felix endişeli bir şekilde mutfakta oturuyordu. Ardından bir telefon sesi duydu. Jisung'un telefonu evdeydi. Arayan kişi ise uzun zamandır (10 yıldır) görüşmediği babasıydı. Hızlıca telefonu eline alıp aramayı açtı.

JB:"Oğlum sana bir şey itiraf etmem gerekiyor."

F:"Jisung kaçırıldı ve senin aklına tam şu zaman mı aramak geliyor?"

JB:"N-ne Jisung kaçırıldı mı ?"

F: Evet kaçırıldı şimdi kapatmadan ne diyeceksen de."

JB:"Jisung'un kız kardeşi... O aslında yaşıyor. Ve son zamanlarda bunu nasıl öğrendiğini bilmiyorum ama Jisung'u arıyor. Bunu ona ilet." Jisung'un babası telefonu kapatmıştı. Felix neye şaşıracağını bilmiyordu. Jisung'un kaçırılmasına mı, kız kardeşinin yaşamasına mı?

..................................

LLLLLAAAAAN

baya uzun bir bölüm oldu bu nys

1 ay daha atmam glb

** Ateez- White love (enghlish vers.)

*** Eminem- Mockingbird

oy vermeyi ve yorum atmayı unutmayınn

نهاية الفصل

3 تعليق