Duru’nun anlatımıyla… Eve yorgun argın gitmiştim,üzerimde bütün bir haftanın yorgunluğu vardı resmen. Eve geldiğimde annem evde değildi. Annemle olan sohbete girdim, Siz:19:23-Neredesin? Teslim edildi. Evde olmamasını fırsat bilerek dışarıdan hamburger söyledim. Yemeği sipariş ettikten sonra odama geçtim,üstümü değiştirmek için. Masanın üstündeki test kitaplarını umursamadan dolabıma doğru ilerledim. Bugün cumaydı sadece 1 test kitabı çözsem yeterdi,cuma günleri esnekliğim vardı. En rahat pijamalarımı giyip salona geçtim. Evde kimse yokken salonda olmayı seviyordum,birileri varken oturmam yasak oluyordu genelde. Telefonumdan çizgiye girdim. Sessizçığlık’la olan mesajlaşmayı açtım,hala cevap vermediğini gördüm. Sessizçığlık: günün nasıldı? Siz: idare eder,seninki? Hala cevap vermediğini görünce nedensizce içimde bir rahatsızlık hissetmiştim. Tam yeni bir gönderi atacakken kapı çaldı. Muhtemelen yemeğim gelmişti. Telefonumu kapatıp kapıya doğru ilerledim. Kapıyı açtığımda karşımda kuryeci vardı. Poşeti alıp post cihazına kartımı okuttum. Onaylandı yazısını görene kadar anksiyetem tavan yapmıştı. Sonunda onaylandı ve kurye sorunsuz bir şekilde içeriye girdi. Derin bir oh çektim ve salona girdim. Ufacık olayda bile kaygılanıyordum,elim ayağım birbirine dolanıyordu. Kendimi koltuğa atıp yemeğimi açtım. Netflix’ten uzun süredir izlemek istediğim bir gl dizisini açtım ve yemeğimi yemege başladım. Daha burgerimin yarısına gelmemişken anneme attığım mesajı hatırladım. Neden cevap vermedi acaba diye geçirdim içimden. Sohbete girdiğimde, mesajın hala “iletilmiş.” Olarak durduğunu gördüm. Aslında bu biraz iyiydi, evde biraz daha tek takılabilecektim. Yemeğimi yemeye devam ederken kapı çaldı. Kimin geldiğini düşünmeden aklım dizide kalmış bir şekilde kapıyı açtım. Karşımda annemi görmeyi beklemiyordum. -Anne Hoşgeldin. Dedim şaşırmış bir şekilde. -Hoşbuldum Hoşbuldum çekil önümden. Hızla salona doğru ilerledi ben hala kapının önündeyken bir anda bağırmaya başladı. Yediğim burgeri görmüştü ve tabii ki izledigim diziyi de. Kaderime razı gelerek kapıyı kapattım ve ürkek adımlarla salona girdim. Annem hızla bana doğru yürüdü. Bir adım geri çekildim. Çünkü bundan sonrasının nasıl biteceğini biliyordum. İşte şimdi kimse istesemde sesimi duyamazdı. Defnenin anlatımıyla… Okuldan çıkarken hava iyice kararmıştı ve yağmur yağıyordu. Yağmuru hiç sevmezdim ve şu an şemsiyem yoktu. Etrafımdaki herkes aceleyle evine gitmeye çalışıyordu. Ne kadar evi sevmesemde şu an ev yağmurdan daha iyi bir seçenekti. Annem gittiğinden beri ait hissetmiyordum o eve. Hep karanlıktı,çok karanlıktı. Bu anı biraz daha çekilir kılacak şeyi yapıp kulaklıklarımı çıkardım ve yavaşça kulağıma taktım. Çalma listemi açtım ve yine her zamanki gibi “karıştır” tuşuna bastım. Çalan şarkı sanki benim için seçilmiş gibiydi. Lin Pesto – Sadece Sevilmek İstedim. Yavaş yavaş yürüyerek yine annemi benden alan adamın evine gittim. Bunları düşünürken annemin de yağmurlu bir günde bana veda ettiğini hatırladım. Ayaklarım beni sanki geriye doğru itti. Kulaklarımda çalan şarkı yerini çınlamaya bıraktı. Kendimi eve zar zor attım. Yine evde kimse yoktu. Babam karısı ve kızı kış tatilindeydi. Bunu hatırlayarak yüzüme acı bir gülümseme yerleştirdim. Çalışanlarda gitmişti evden,evin “bey” i ve “hanım”ı olmadığı için. Bu evde bir fazlalık olduğumu hatırlayarak titreyen ellerimle kapıyı kilitledim. Yavaş adımlarla sırılsıklam olmuş bir şekilde merdivenleri çıkmaya başladım. Tıpkı annemi kurtarmaya çalıştığım gün gibiydi. Küveti sıcak suyla doldurdum ve üstümdeki her şeyi yırtarcasına çıkardım ve küvete girdim. Sıcak yavaş yavaş beni rahatlatırken arkaya açtığım fon müziği uykuya bir davetti adeta. Gözlerim kapanırken tavandaki ışığa baktım. Bazen düşünüyorum… İnsan gerçekten bir yere ait olabilir miydi. Düşüncelerimle boğuşurken telefonumun titreşim sesi banyoda yankılandı. Umursamamaya çalışarak merakla elimi küvetin dışına çıkardım ve havlu yardımıyla kurulayarak telefonu elime aldım. Sessizruh mesajıma cevap vermişti. Siz: Günün nasıldı Sessizruh:idare eder,seninki? Küvetin içinde biraz daha doğrularak anlamsız bir heyecanla, Siz-iyi sayılır. Yazıp gönderdim. Az önce yazmıyor muydu bu kız diye geçirdim içimden. Birkaç saniye ekranı izledim ve cevap gelmeyince tekrar, Siz-evde tek başıma küvette oturarak vibeliyorum ve günü yaşanabilir kılan bu. Mesajı gönderdikten sonra ekranı izledim. İçimden geçen cümleyi yazmadım. Günü yaşanabilir kılan biraz da sendin. Biraz daha cevap gelmeyince Telefonu küvetin kenarına bıraktım. “Umurumda değil.” diye mırıldandım. Ama yine de birkaç saniye sonra tekrar ekrana baktım. Hâlâ yazmıyordu. Nedense bunun canımı sıkacağını hiç düşünmemiştim.
الفصل 5
Kimse duymadı
نهاية الفصل
3 تعليق
Anlatımın baya iyii
kodlu degıl dur okuom
1الردودABİ DEFNE LİN PESTOMU DİNLİYODU MÜKEMMEL BİSEY


