Skip to content

Yalancı Aşk

Chapter 21 · 3 min read

Yalancı Aşk

Chapter 21

KAPI AÇILDI

  1. BÖLÜM-KAPI AÇILDI

Kapı kolu yavaşça aşağı indi.

Defne nefesini tuttu.

Aras hemen önüne geçti.

“Kimse kapıya yaklaşmasın.”

Selin birkaç adım geriye çekildi. Yüzündeki ifade değişmişti. Az önce sakin görünmeye çalışan kadın gitmiş, yerine yıllardır beklediği bir şeyin gerçekleşmesinden korkan biri gelmişti.

Kapı kolu bir kez daha hareket etti.

Bu kez daha sert.

Tak.

Kapının kilidi sarsıldı.

Defne, Aras'ın koluna tutundu.

“Aras…”

“Buradayım.”

“Ya gerçekten kardeşimse?”

Aras cevap vermedi.

Çünkü onun da aklından aynı şey geçiyordu.

Kapının arkasındaki kişi birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra konuştu.

“Defne.”

Defne'nin gözleri doldu.

Ses çok tanıdıktı.

Çocukluğundan kalma, yıllardır hatırlamaya çalıştığı ama bir türlü zihninde tamamlayamadığı bir ses gibi…

“Abla.”

Defne bir adım öne çıktı.

Selin hemen kolundan tuttu.

“Hayır.”

“Bırak beni.”

“Defne, sakın.”

“Bu sesi tanıyorum.”

Selin başını iki yana salladı.

“Tanıdığını sanıyorsun.”

Defne ona döndü.

“Sen kardeşim olduğunu söyledin.”

“Evet.”

“Öyleyse neden kapıyı açmamı istemiyorsun?”

Selin cevap vermeden önce dışarıdan bir ses daha geldi.

“Çünkü seni bulduğumda her şeyi anlatacağımı biliyordum.”

Aras kapıya yaklaştı.

“Sen kimsin?”

Sessizlik.

Sonra:

“Bunu gerçekten sormak istiyor musun, Aras?”

Aras'ın yüzü bir anda değişti.

Defne bunu fark etti.

“Ne oldu?”

Aras cevap vermedi.

“Aras?”

“Bu sesi…”

Sözünü tamamlayamadı.

Selin fısıldadı:

“Hatırladın.”

Aras yavaşça başını kaldırdı.

“Hayır.”

Selin'in gözleri doldu.

“Hatırladın.”

Dışarıdaki kişi kapıya yaslandı.

“Aras, senin hatırlaman gereken ilk şey şu…”

Bir süre sustu.

“Ben o gece kaybolmadım.”

Aras'ın nefesi kesildi.

Defne ona baktı.

“Ne demek bu?”

Dışarıdaki ses devam etti.

“Beni siz bıraktınız.”

Selin gözlerini kapattı.

Defne bunu görünce geri çekildi.

“Sen biliyorsun.”

Selin cevap vermedi.

“Selin, sen biliyorsun!”

“Defne…”

“Bana gerçeği söyle!”

Selin sonunda konuştu.

“Sen o gece orada değildin.”

Defne dondu.

“Ne?”

“Senin hatırladığın şeylerin çoğu… sana anlatılanlardan oluşuyor.”

Defne başını salladı.

“Hayır.”

“Defne—”

“Hayır! Ben oradaydım.”

Aras sessizce ona baktı.

Sonra bir şey fark etti.

“Bir dakika…”

Herkes ona döndü.

Aras cebinden eski anahtarı çıkardı.

Anahtarın üzerinde daha önce fark etmedikleri küçük bir işaret vardı.

314.

Defne'nin annesinin sakladığı kutunun üzerindeki numara.

Aras anahtarı kapının kilidine yaklaştırdı.

Dışarıdaki kişi bir anda bağırdı:

“SAKIN!”

Aras durdu.

Defne'nin yüzü bembeyaz oldu.

Çünkü o ses…

Az önceki ses değildi.

Bu kez gerçekten Mert'in sesiydi.

“Aras! Kapıyı açma!”

Aras hemen geri çekildi.

Defne fısıldadı:

“İki farklı kişi…”

Selin başını salladı.

“Evet.”

“Biri dışarıda.”

“Evet.”

“Diğeri nerede?”

Selin cevap vermedi.

Tam o anda Aras'ın telefonu çaldı.

Ekranda tek bir isim vardı:

MERT

Aras telefonu açtı.

“Sen neredesin?”

Karşıdan nefes nefese bir ses geldi.

“Eski hastanedeyim.”

Aras'ın kaşları çatıldı.

“Az önce kapının önündeki kim?”

Mert birkaç saniye sustu.

Sonra çok düşük bir sesle konuştu:

“Onu görüyorsanız…”

Sesi titredi.

“…çok geç kalmışız demektir.”

Defne telefonu Aras'ın elinden aldı.

“Mert, sen kimsin?”

Karşı tarafta uzun bir sessizlik oldu.

“Defne…”

“Ne?”

“Bunu sana daha önce söylemem gerekiyordu.”

“Ne söyleyecektin?”

Mert derin bir nefes aldı.

“Ben senin kardeşini yıllardır aramıyorum.”

Defne'nin kalbi hızlandı.

“Ne?”

“Çünkü kardeşin…”

Mert'in sesi kesildi.

Sonra bağlantı koptu.

Defne telefonu kulağında tutmaya devam etti.

“Hayır… Mert?”

Ekran karardı.

Tam o sırada kapının altından bir kâğıt daha içeri itildi.

Aras eğilip aldı.

Üzerinde yalnızca tek cümle vardı:

“Mert'e inanma.”

Defne kâğıda baktı.

Sonra Aras'a.

“Peki kime inanacağız?”

Dışarıdaki kişi cevap verdi.

“Bana.”

Ve kapının altından bu kez küçük, eski bir fotoğraf gönderildi.

Defne fotoğrafı eline aldı.

Fotoğrafta dört çocuk vardı.

Ama bu kez çocukların yüzleri net görünüyordu.

Defne ilk çocuğu tanıdı.

Aras.

İkincisi…

Mert.

Üçüncüsü…

Defne.

Dördüncü çocuğa geldiğinde eli titremeye başladı.

Çünkü o çocuğun yüzü…

Defne'nin yüzünün aynısıydı.

Defne fotoğrafı düşürdü.

Selin gözlerini kapattı.

Aras fotoğrafa bakarken yalnızca tek bir şey söyleyebildi:

“Demek mesele sadece bir kardeş değilmiş…”

Dışarıdaki kişi kapıya vurdu.

Bir kez.

İki kez.

Sonra son kez:

“Şimdi gerçeğin tamamını öğrenmek istiyorsanız…”

Kısa bir sessizlik oldu.

“…kapıyı açın.”

Kapı kolu yeniden aşağı indi.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.