Skip to content

Tutsak

Chapter 1 · 2 min read

Tutsak

Chapter 1

Bölüm-1 Sıradan bir gün

Diğer insanlar gibi sıradan bir hayat yaşıyordum .Derslere gir, finallere hazırlan , yarı zamanlı işte çalış sonra da eve gel ,dinlen. Hayatım monoton bir şekilde böyle geçiyordu. Taa ki o kapıyı açana kadar , onu görene kadar. O kapıyı keşke açmasaydım...

Ben Naz. 20 yaşındayım .2 yıl ard arda sınava girdikten sonra sonunda başka bir şehirde üniversiteye girmeyi başardım. Okul öncesi öğretmenliği kazanmıştım. Derslerim öğleden sonra başlıyordu, ben de sabahları vaktim boş geçmesin diye yarı zamanlı bir işe girdim .Küçük bir kafede bir garsondum .Güzel bir maaş aldığım için giderlerimi karşılayabiliyordum. 3 şubat günü erken kalktım . Hazırlanıp dışarı çıktım. Hava serindi .Gerçi böyle havaları seviyorum. Ne çok sıcak ne de çok soğuk . İşe doğru yola koyuldum. Yolda pek kimse yoktu. Sessiz ve huzurluydu. Kafeye vardım . İçeri girdim ve diğer 2 çalışana selam verdim. Nerdeyse benimle aynı yaştaydılar. Kumral 150 boylarındaki kız Eceydi. Sevimli bir yüz yapısı ve sıcak kanlı bakışları vardı. Hiç gerilmezdim onun yanında. Onun aksine köşe tarafta oturan 170 boylarında ,siyah uzun saçlı ,açık tenli, gerçekten güzel olan kız Gonca duruyordu. Asil bir duruşu ,temiz bir cildi ,güzel vücut hatlarına sahipti. Biraz soğuk birisiydi ama insana güven verirdi.

- Günaydın kızlar. Yine erken gelmişsiniz.

Ece - Günadın Naz nasılsın ? Umarım iyisindir . Hava biraz durgun ,böyle havaları sevmem. Açık ,güneşli günler her zaman en iyisidir!

Evet ,Ece çok konuşur ama konuşurken çok sevimli göründüğü için lafını bölmekten çekinirim.

Gonca- Hava gerçekten serin, birşeyler almalıydın üzerine.

Gonca'nın bu halini seviyorum . Umursamaz gibi görünür ama tam tersine şefkat dolu birisidir.

-Sorun değil, zaten içeride çalışıyoruz.

Ece - Peki peki ,git önlüğünü giy kafeyi açacağız.

-Tamamdır.

Giyinme odasına gidip önlüğümü giydim. Aynaya bakıp kısa siyah saçlarımı düzelttim. Kahküllerimi de küçük tarakla taradım. Artık hazırdım . Salona girdiğimde 4-5 tane müşteri gelmişti bile . Erken saatelerde bile burası rağbet gören bir yerdi. Siparişleri alıyordum,çayları götürüyordum . Yorucu olsa da basit bir işti. Kapının çalan zilinden bir müşteri daha girdi . Onu ilk gördüğümde ki çalan o zil felaketin yaklaştığını

haber veriyordu...

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.