Skip to content

Son perde

Chapter 2 · 4 min read

Son perde

Chapter 2

Korku ne demek

Ablam dur diyerek bağırdı umursamadan kapıyı kitledim biri kapının önüne geldi abla napıcaz dedim bir anda yüksek bir ses geldi silah sesiydi ardından abimin hayır dediği o çaresiz sesi geldi ardından bir kere daha silah sesi geldi dizlerimin üstüne çöküp kaldım

Ben

Abla ...

Ablam

Burdan gitmemizmiz gerek

Ben

Annem ve babam orda hayır abla gidemeyiz

Ablam

Enes abin bizim kurtulmanızı isterdi

Ben

Nasıl kaçacağız

Eliyle camı gösterdi korku ve ağlamaklı bir sesle kır şu camı dedim ablam hiç düşünmeden eline sandalyeyi alıp camı kırdı aklım annem abim ve babamda kaldı ablam ne duruyorsun atlarına dedi atladım ablam koş sen git dedi

Ben

Abla gelsene

Ablam

Abimi tek bırakamam sen git arkana bile bakma dedi ve cebindeki tüm parayı bana verdi

Ablam

Hoşçakal kaç ve kurtul

Ben

sana söz veriyorum senin yanına geri geleceğim

Ablam git...

Ablama veda ettikten sonra şehire gittim bu kadar geç saatte yapabileceğim hiç bir şey yoktu ama şansıma bir kuyumcu açıktı hiç düşünmeden oraya koştum yalvardım sadece 4 altın bilezik için çalışan bana ilk önce kıssada olayı anlatınca borç olarak almama izin verdi altınları alıp eve geri dönecektimki bir silah sesi daha geldi bacaklarım titreyerek oraya koştum ve al şu paraları git burdan diyip paraları yüzde kar maskesi olan birine verdim bana dönüp Silahını anlımın ortasına doğrulttu kalbim o kadar hızlı atıyorduki az kalsın bayılacaktım bir anda adam altınları alıp koşarak gitti hızla eve girdim dizlerimin üstüne çöküp hayır diye bağırdım sesimle şehir inledi anne baba beni bırakmayın nolur abla abi kalkın,orada bayıldım kuyumcu abi benim saçımı okşayarak kalk kendine gel sakin ol dedi ...

sabah kalktığımda Evde kimse yoktu ev kan kokuyordu ve şaşırtıcı bir şekilde ev toplanmıştı ablam abim ve benim odama gittim kırılan pencereye tahta parçası koyup çivi çakmışlar annem ile babanın odasına gitttim gözlerim onları aradı hızla evden çıktım kuyumcu abinin yanına gitmek için koşacakken duvardan fotoğrafı gördüm ablamın gözünün içine bakıp gittim kuyumcuya gittim abiyi sordum abi bana sakın olmamı istedi ve ailemin öldüğünü söyledi hızla eve gidip babamın gençlik yıllarında kullandığı halatını aldım ve aile fotoğrafımızın üstündeki çiviyi alıp fotoğrafı kırdım aynı anda halatı duvardaki avizeye bağladım tam kendi boynumu içine koyup ailemin yanına gidecekken abim geldi ve dediki biz ölmedik abi dedim ölmemişsin abime sarıldım ama bir terslik vardı abim gerçek değildi abi dedim abim seni seviyorum başka bir alemde seni bekliyoruz dedi ama abi dur dedim ama abim gittikçe yok oluyordu yere çöküp hıçkıra hıçkıra ağladım onları ben öldürdüm kendimi asla affetmiyeceğim bir anda bir ses geldi kuyumcu abiydi kızım iyimisin sakin ol abimi gördüm dedim o beni başka bir alemde bekliyor onu yanlız bırakmamalıyım dedim ipe koştum ama abi beni tuttu yapma dedi yapmam lazım dedim

Abi

Zorunda değilsin

Ben

Zorundayım

Ardından bir ses geldi kızım yardım et baba dedim yine hayal görüyordum kuyumcu abi hayal görüyorsun dedi umutsuzca babamın yanıma gidip sarıldım yok olması gerekiyordu ama babam gerçekti baba iyimisin gel babam yerde sürünüyordu kuyumcu abiyle yardım ettik kuyumcu abi kaçarak gitti umrumda değildi yarasını bir bez ile sardım babam konuşacak durumda değildi onu uzandırdım be hızla ipi kaldırmaya gittim ipi kaldırıp babamın yüzüne baktım baba ne Oldu nasıl ölmedin babam koş anneni ve kardeşlerini kurtar dedi nerdeler ne Oldu baba diyebildim

Babam

Onları o kaçırdı

Ben

O kim

Babam

Yanından kaçan şahıs

Ben

Ne nasıl yani

Babam

Kurtar onları

Hızla babamı evdeki küçük ve fark edilmeyen depoya götürdüm burda kal baba biri gelebili

Babam

Tamam

Evin kapısını kitleyip evden çıktım kuyumcu denen piskoposun yanına gittim dükkana girdiğimde ortada yoktu içeriyi aradım ama bulamadım sonra yerde bir şey dikkatimi çekti kolye bu önün kolyesi diyerek depoya girdim nerdesin lan köpek deyerek bağırdım sonra bir ses çıktı kutudan geliyordu açtım ordaydı yakasına yapıştım babamı sen kaçırdım o bana ailenin yerinide söyleşimi bakalım diyerek güldü nerdeler ben bilmem dedi yüzüne geçirdiğim tokat ile bayıldı

Ben

Kalk lan kalk köpek

Adamdan ses çıkmıyordu depoda pencerenin kenarındaki suyu yüzüne döktüm kal diyorum sana sonra mardin dedi

Ben

Ne mardin

Adam

Kamyona bak

Hızla kasadaki kişinin yanına gittim kamyon nerde dedim kapıyı gösterdi kalyan mal götürüyordu kamyondaki adama dur dedim durmadı kapıyı zorladım açılmıyordu adam gaza basıp gitti hızla bir taksiye yöneldim ablamın verdiği son parayı taksisiye verip mardine yola çıktık kamyonu takip ediyorduk saat 22.46 kamyon durdu bir mola yerinde bizde indik taksicinin zor yardımı ile kapıyı bayrağa zorladım kamyoncu gelmek üzereydi tel tokamı çıkarıp kilit yerine soktum ve çevirdim açıldı allahım sen yardım et diyerek kapıyı açtım annem ablam abim hepsi yanımızdaydı taksici annemi kucağına aldı arabaya koydu sonra ablam ve abimi arabaya zorla koyduk hızla memlekete gittik babamı almaya eve girdim taksici kapıda bekliyordu baba ben geldim dedim ses gelmedi telaşla gizli depomuzun kapağını açtım babam uyumuş kaldırıp taksiye koydum taksici ile izimizi kaybettirmek için yurt dışına gittik evden çıkmadan önce annemin tüm düğün altınlarını aldım saat 09.18 takside uyandım gelmek üzereydik yurt dışında bir eve ihtiyacımız vardı üstünde satılık yazan bir numarayı çevirdim hemen gelmesini söylerdim altınların yarısını verdim hemen kabul etti ev eşyalıydı hemen açtım ailemi içeri aldım.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.