Skip to content
Kami

Sersem Çiçek

NovelContinuesTeen Fiction

Küçüklüğümden beri ailemle anlaşan biri olmadım, yada onlar benle anlaşamadı. Neden olduğu hakkında en ufak bir bilgim yok. Ama her ne zaman onlara iyi niyetle yaklaşsam kötü algılıyorlar. Küçükken çok alınır kırılırdım. Bana, kardeşime verdikleri sevgi ve ilginin küçücük bir parçasını bile vermezdiler. Şuanda pek bir farklılıkları yok fakat kırılıyorum hâlâ. Kalp bu sonuçta. Fakat kardeşimle aramda bir husumetim yok, kendisini severim 10 yaşında bir erkek çocuğunun ailemin bana kötü davranması için bir sebep olamazdı. Neyse öncelikle kendimi tanıtayım, ben Manolya ismimin anlamı çok saçma. Sırf bir çiçek diye adımı Manolya koymuşlar. Her neyse 15 yaşındayım. Bu zamana kadar tek arkadaşım olan Tanem sayesinde yaşayabildim. Arkadaşım dersek biraz ayıp olur, çünkü o benim kız kardeşim. Onunla ailemden zar zor izin aldığım ve kurs ücretimi kendim çalışıp verdiğim voleybol kursunda tanıştık. Tanışalı 6 yılı geçiyor. Babamla annem boşanma noktasındalar. Bu kadar, bu benim hayat özetim. Ailesiyle arası bozuk olan hayatta kalabilmek için yemek yiyen klasik bir ergenim. Alarmımın rahatsız edici sesiyle yeni bir güne daha gözümü açtım. Yatağımın tam karşısındaki kırık aynaya baktım. Yeni uyanınca yüzüm ne kadarda şiş ve çirkindi. Gerçi ben kendimi ne zaman güzel buldum hatırlamıyorum. Kalktığım anda demir eksikliği başıma vurdu. Geri yatağıma düştüm, tanrım bu bana uyumam için bir işaret olmalı. Kalktım ve giysi dolabıma doğru yoneldim okul formamı ve bol siyah pantolonumu aldım. Üstümü çıkardığım zaman sadece sandiviç ve su beslendiğim için bir deri bir kemik kalmış vücudumla bakıştım. Zavallı gibi bir zarganaya benziyordum. Her neyse üzerimi giyindim ve makyaj masamın karşısına geçtim. Uykusuzluktan çökmüş ve mosmor olmuş göz altıma, stresten çıkan sivilcelerime kapatıcıyı bocadım. Biraz rimel ve hafif lip balm sürüp odamdan çıktım. Annem bana karşı olan her zamanki donuk sesiyle "Günaydın kahvaltı yapacak mısın?" dedi. Bende hayır anlamında başımı salladım. Montumu ve çantamı alıp kapıya doğru yöneldim. Beyaz ama kirden griye dönüşen converselerimi giyip apartman medivenlerinden inmeye başladım. Apartman deposundaki bisikletimi diğer eşyaların arasından zorlukla çıkarttım. Tanemin evinin yolunu tuttum. Evlerimiz çok yakın olmasada yol üzerindeydi. Tanemin binasının önüne geldim. Tanem ayakkabısını giyiyordu. Tanemi beklerken karla ona kalp yaptım. Tanem bisikletiyle geldi ve elimdeki kalbi ona gösterdim. "Ya Manolyaa!! Yerim senii" dedi. Yolumuza devam ettik.. Sonunda okula varmıştık. Daha zil çalmamıştı. Sınıfımıza girdik. Sıraya çantamızı koyduktan sonra 11⁰ havada bahçeye çıktık. Nerdeyse götümüz doncaktı ama biz umursamıyorduk. Bahçede biraz gezdik, ondan sinra kantine gidip birer tost aldık. Tabii kantinde sırayı beklerken zil çalmıştı bile. Hızlı adımlarla sınıfa gittik. En arka srırada oturuyorduk, ve dersimiz inkılaptı hocamız rahattı. Sıramıza geçip tostumuzu yedik, sonrada teneffüs zili çalana kadar uyuduk. Zil çalmıştı her zamanki gibi okulun arka bahçesine gidip ordaki 4lü eski banka ertuğrul ben tanem arif oturmuştuk. Onlar bizim iki sınıf üstümüz ama yakın arkadaşlarımızdı. Havadan sudan konuşuyorduk her zamanki gibi. Zil çaldı sınıfa girdik falan falan, okul bitti. Tanemle bisikletlerimizi aldık ve okula yakın bir park vardı adı neydi ya heh 'Aşıklar Parkı' genelde orda sevgililer oturup cips kola yapardı. Ama biz Tanemle nerdeyse her okul çıkışı oraya giderdik. Her zamanki gibi iki kaydırağı birbirine bağlayan yere oturduk çiğköfte yedik. Saat 18.00'a yaklaşıyordu, Tanemin annesi onu nerdeyse 10 kere aramıştı. Benim annemin beni aradığını hiç hatırlamıyorum. Tanemle bisikletimize binip evin yolunu tuttuk. Yolda giderken onun imkansızı Toprağı konuşuyorduk hep. Tanem onu çok seviyordu. Fakat birlikte olmaları imkansızdı. Tanem guzel kızdı fakat Toprak onu niye istemiyor bir şekilde anlayamamıştık ikimizde.. Tanemi evine bırakırken kapının önünde Tanemin annesi Selen Ablanın "Manolyacım merhaba, yeni yemek koydum gel ye istersen." diye seslendiğini duydum. "Çok teşekkür edeirm Selen Ablacım annem beni bekliyor, merak etti tabi saat geç oldu." Aman ne merak ediyo abla sorma. Sen annemden daha çok seviyosundur eminim ki beni. Selen Abla elini salladı ben giderken, gülümsedim. Eve geldim babam kardeşimin okul ödevine yardım ediyordu. Elimi yıkayıp odama geçtim. Üstüme rahat eşofman ve tişört giyip yatağıma uzandım. Telefonu elime aldım ve yeni bir mesajla karşılaştım. Instagram: ahmetkaradevren; Selam

Chapter
0
reads
2
Likes
0
Rating
5.0
Rate

Similar works