Skip to content

Script

Chapter 1 · 7 min read

Script

Chapter 1

İdollük yolunda

Hikayemiz başlıyorrrr iyi seyirler dilerimmm….

İDOLLÜK YOLUNDA

Y/N den: bu sefer de olmadı işte ahhh yeter artık bıktım olmuyor olmuyor olmuyor yapamıyorum işte bir türlü diğer evrene geçiş yapamıyorum. Yarın akşam son kez deniyeceğim bu sefer de olmazsa bir daha uğraşmayacağım.

( ne yaptığımı merak ediyor olmalısınız Script yapmaya çalışıyorum ama herkes gibi kurallar koymuyorum çünkü bi hedefim yok yani sadece nasıl bir his olduğunu ve bu lanet olası dünyadan kurtulup daha iyi bir hayat istemek dışında)

Sıradan bir sabah~~

Kapı çalıyor: Ding Dong

Kapı deliğinden baktım ve

Y/N: Ahh yine mi acaba bu sefer ne isteyecek

Kapıyı tekrar çalar

Kapıyı açtım ve arkadaşlarıyla birlikte içeri daldılar

Mark:Ooo kimler varmış burdaaa sana tekrar görüşeceğimizi söylemişmiydim

~Dalga geçer bi tavırla~

Y/N: hı hı söylemiştin

Mark: O zaman bu günün son günün olduğunu da hayal edebiliyorsundur herhalde

~Alaycı bir gülüşle

Y/N: Bıkmadın mı seni daha kaç kere uyarmam gerekiyor bana bulaşma diye

Mark:Sen okula geldiğinden beri eğlencemiz, tadımız, tuzumuz kaçtı seni uyarmıştım akıllanmıcaksın demekki.Yakalayın lan şunu

Y/N: Ups orda bi dur bakalım ne yakalıyorsun balık mı?

Mark: Onu görücez şimdi

~Ben alışkındım gerçi kavga etmeye küçüklüğümden beridir alışığım hayatım sokaklarda geçti evet bir annem ve babam vardı ama benim annem ve babam değil gibilerdi beni hiç sevmemişlerdi bir kere olsun saçımı okşayıp canım kızım dememişlerdi şimdi siz söyleyin böyle yetişen bir insanın acıma duygusu olur mu? İşte benim de yoktu insanlara eziyet edenlere karşı hiç yoktu hem de zaten okuldan da disiplin yemiştim ve okuldan atılmıştım ondan öncesinde de bir çok kez okul değiştirmiştim işte bu son geldiğim okulda da bu tiplerle karşılaşınca olanlar oldu~

Mark sızlanarak

Mark: ahh sen nasıl-

Y/N: iyi dövüşebiliyorsun diceksin evet biliyorum senin gibi sıcacık bir yuvam olmadı benim senin gibi lüks içinde büyümedim siz erkekler gibi korkusuz bi şekilde sokaklarda yürüyemediğim için alışığım senin gibi para,yemek bana hazır bi şekilde gökten gelmedi bazen peçete satarak bazen de hırsızlık yaparak büyüdüm ben sırf ölmemek için sırf yaşayabilmek için keşke yaşamaya çalışmasaymışım keşke genç yaşımda @lseymişim yaşamak için savaş verdiğim şu zalim dünyada hiçbir zaman yüzüm gülmedi gittiğim okullarda her zaman dışlanan taraf ben oldum sizin gibi insanlar sadece dış görünüşe bakar kıyafetin markasına bakar yüzün güzelliğine ,fiziğine bakar hiç kimse insanın içindekine bakmaz kalbine bakmak istemez acısını anlamak istemez sizin gibi kendini beğenmiş lüks içinde büyümüş insanlar yüzünden kaç kez hayatına kıymak istiyor insan tabi bundan haberiniz yok siz sadece kendi tarafınızdan olmayan beyninizle ve olmayan karakterinizle bakarsınız olaya siz kendi mutluluğunuz için diğer insanları yakmayı seversiniz ama bilmiyorsunuz ki başkasının mutluluğuyla mutluluk elde etmek imkansızdır kime anlatıyorum ki siz ne anlarsınız…

Dedikten sonra onları ağızları burunları k@n dolmuş bi şekilde evden kovdum işte benim sıradan hayatım, sıradan bir günüm ne kadar da sıradan öyle değil mi?

Kavgadan sonra ev çok dağılmıştı ben de bi o kadar yorulmuştum

Y/N:Ah akşam gelince hallederim şu an uğraşamayacağım

Y/N’den

karnım acıkmıştı belli garip garip sesler çıkarıyordu ama cebimde ne param vardı ne de evde yiyecek bişey tabi ev denirse orası da ayrı bi muamma iş bulmak için evden çıktım her zamanki gibi okulu yine ekmiştim o serserilerin yüzünü görmektense yarı zamanlı iş ararım daha iyi Aradan 4-5 saat geçti ve ben hala dolaşıyordum iş ilanlarına bakıyordum ama bi iş bulamamıştım çok yorulmuştum

Y/N: ay ayaklarıma kara sular indi ölüyorum galiba karnım da çok acıktı Allahım ne yapacağım yardım et bana nolursun

~dediğim anda sırtıma birisi dokundu

Amca: Merhaba kızım az önce dediklerine kulak misafiri oldum sana yardımı dokunacaksa eğer yarı zamanlı bi şekilde benim küçük bir dükkanım var bende haliyle yaşlı olduğum için tek başıma yürütmekte zorlanıyorum demem o ki ben eleman arıyorum geceleri çalışırsan sana seve seve yardım ederim

Y/N’den:Allah sanki dularımı kabul etmişti keşke başka bir şey isteseymişim diye geçirdim içimden heyecanla tam olur dicekken bi ses duydum zır zır ötüyor bi o kadar da rahatsız edici derken birden uyandım meğerse yorgunluktan ve açlıktan uyuya kalmışım saat akşamın 8’i olmuş zaman ne kadar da hızlı geçiyor değil mi diyip evin yolunu tuttum.

~Eve vardım eve varır varmaz ilk işim şu script olayını denemek oldu okuldakilerden duymuştum işe yarıyormuş son kez denemek için hazırlandım ve güzel bir hayatım olmasını dileyerek script için gerekli olanları yaptıktan sonra içimden yüze kadar saydım ve birden gözlerimi açtım açar açmaz kendimi yine aynı yatakta buldum ve

Y/N:Yine mi ya yine mi olmadı yeter bıktım artık diyip dışarı çıkmak istedim.

~Kapıyı açtım açmasına ama hava aydınlıktı dedim acaba rüya mı görüyorum kendime cimcik attım ama rüya değilmiş etraf çok yabancı geliyor diye geçirdim içimden. Etrafa bakmak için dolaşmaya çıktım bi de ne göreyim Burası başka bir evren hemen scriptin işe yarayıp yaramadığını geçirdim içimden acaba işe yaramışmıydı yaramışa benziyordu ama hala bir işim yoktu çünkü scripti tam bilmediğim için yarım yamalak yapmıştım hatta hayatımın nası olacağı hakkında çok bişey yazmamıştım o zamana ne anlamı vardı iyi bir hayatım olmayacaksa neden böyle bişeye kalkışmıştım diye geçirdim içimden ama artık çok geçti artık burdan ölünce kurtulabilirdim çünkü scripti ona göre yapmıştım hayatımı bi şekilde sürdürmem gerekiyordu Allahtan script kurallarıma korece ve ingilizceyi iyi konuşabilme kuralını eklemiştim ve yanlış anlamadıysam Güney koredeydim bu işime yarayabilirdi dedim ve iş aramaya başladım

2-3 gün sonra

Ünlü bir restoran da iş buldum restorantın sahibiyle uzun uzun konuştuk ve işi aldım yarın işe başlamamı söyledi ve yarın çok önemli kişilerin restoran da reklam filmi çekeceğini bizim de o reklamda oynayacağımızı söylemişti heyecanlanmıştım çifte şans vurmuş gibi hissediyordum iyi ki şu scrip işini denemişim diye düşündüm ve eve geri döndüm bir güzel uyku çekip biran önce işe başlamak istiyordum

Ertesi gün restoranta gittiğimde çok kalabalık olduğunu farkettim bir gurup insan kameralar ,makyözler ,kıyafetler….Patron beni görür görmez giymem için bana birkaç parça eşya verdi sanki sinama filmi çekiyorsuz mübarek alt tarafı reklam filmi diye geçirdim içimden. Kıyafetler tam da bana göreydi giyinip içeri geçtim ama burdaki insanları tanımıyordum çok da sıcak kanlı insanlara benziyorlardı film çekimi başlayıp bitmişti bile gerçekten yorulmuştum güzel bir gündü tam o sırada omuzumda bir el hissettim arkamı döndüğümde bana kart uzatmış bir şekilde bekleyen bir adam

Y/N:bu ne dedim

Editör:Bu benim kartım sizde dursun cidden çok iyi bir oyuncuymuşsunuz belki benimle çalışmak istersiniz

Y/N’den

O anda patron ve tüm çalışanlar yanımda belirdi patron birden bağırarak

Patron: Kafana talih kuşu kondu kız ne kadar şanslısın Y/N: Neden ki ben hiçbir şey anlamadım

Patron:sen az önce gelenlerin kim olduğunu bilmiyor musun?

Y/N: bilmem mi gerekiyordu

Patron: kızım teknolojiden yoksun musun sen o genç ve karizmatik adamlar ünlü bi grup haberin yok mu?

Y/N: Ee ne olmuş yani

Patron:Eee si mi var kızım sana iş teklifinde bulunmuşlar işte bu oyuncu olman için büyük bir şans

~birden şaşırdım

Y/N: gerçekten mi

Patron:Tabi ki o şirket şu aralar bir program yapıyorlar o yarışmaya katılıp kazanırsan kesin idol olursun idollükle kalmaz oyuncu bile olursun zengin olursun zenginnn

Y/N:Ee nasıl başvurmalıyım ki

Patron:Telefonunu çıkar bakalım

Y/N: Ee şey- telefonum yok

Patron:o zaman ilk iş sana bir telefon almak

Y/N:gerçekten mi

Y/N’den

O kadar mutluydum ki sanki bulutlara çıkmıştım sonunda hayatım düzelecek gibiydi sonun da bende mutlu olabilecektim elinmdeki karta bakıp okumaya başladım üzerinde HYBE yazıyordu şirketin adı galiba en altta da editörün adı ve numarası vardı.eve gidip dinlendikten sonra Ertesi gün ilk iş bana telefon aldık ve başvuru yaptık

Y/N: saol abi Allah senden razı olsun sen bana annem ve babamdan daha çok yardım ettin hakkını ödeyemem

Patron: Daha da edeceğim sen benim kızım gibi oldun seni çok sevdim ben

Y/N: daha edeceğim derken

Patron: Önce seni bir dans kursuna yazdırmalıyım yarışma zaten 2 ay sonra o zamana kadar hem sesini hem dansını geliştirmelisin

Y/N:teşekkür ederim iyi ki varsın

Patron: Tamam tamam şimdi iş başına hadi bakalım

~aradan 1 ay geçer ve ben daha iyi dans etmeye başlarım yapamadığım hareketleri yapabiliyorum artık öncesinde de dans konusunda oldukça iyiydim çünkü dans etmeye bayılıyordum sesim de gayet güzelmiş patronum öyle diyordu kostüm bile ayarlamıştık çünkü kimliklerimiz yarışma esnasında kimse bilmemeliymiş kural öyleymiş

~Yarışma zamanı

bu süreç içinde çok çalıştım en sonunda yarışma geldi çattı teker teker rakiplerimi eleyerek finale kadar kalmayı başardım final gecesi en iyi performansımı sergilemem gerkiyordu ve öyle de oldu kazanan ben olmuştum gözlerime inanamıyordum başarmıştım hayatım düzene girmişti sanki sonunda ben de mutlu olabilecek miydim?

~~her ne olursa olsun asla pes etmeyin bir gün elbet başaracaksınız diyerek o geceye son noktayı koydum~~

__Pes etmek istediğinizde öncesinde neleri göze aldığınızı unutmayın__

Bölüm sonu part2 de görüşmek üzere nasıl olduğunu yorumlarda belirtirseniz mutlu olurum

Yazar: Queen_Of Army

End of chapter

1 comments