Murkov krallığı nof 10
Her zaman ki, gibi krallığın etrafını sessizlik bürümüşdü. Kendi işinde olan çalışanlar, kimseyle kavga etmeyen çocuklar her tarafa dağılmışdılar. Sadece, kılınc sesleri duyuluyordu. Bu da çok normaldi. Kendilerini düşmandan korumak için talim ediyorlardı belkide 1000 kişiden çok asker vardı. Başında ise Kral Valens'in oğlu Prens Bartu durmuşdu. Prensin, öyretdiyi tekniklerle hepsi bir-birinden güçlüydü. Bu da krallık için her şeyden önemliydi. Çünki, güçlü bir Kralın karşısında baya bir düşman olurdu.
Bir az zaman geçtikden sonra Kralın hizmetçileri, orduya haber vermek için geldiler. Az keçmeden biri bağırarak konuşdu. "Ahaliye, ve size haber verilmektedir. Kralımızın talimatı vardır. Her kes bir az sonra meydana toplanmalıdır. Kralımızın, bizlere söyleyeceği şeyler var." Dedi ardından Bartu ne olduğunu anlamak için, orduyu en yakın arkadaşı, hemde komutan olan Eras'a bırakıb. Kendisi babasının yanına gelib ne olduğunu öyrenmek istedi. Az keçmeden konuşmaya başladı.
-Kralım. Neler oluyor?
-...
Kral cevap vermeden sessiz bir şskilde nefes alıyordu.
-baba, bir şey mi oldu?
-oğlum.
-evet dinliyorum.
-Sabah askerler burda bir kapı açıldığını söylemişler tam Zafirus ormanının yakənlarında. Hâlâ da o kapı orda. Eyer ordan biri girirse bu bizim için hiç iyi olmaz.
Kral konuşmasını bitirir bitirmez, Bartu hayretler içinde tahta baka-baka kaldı.ve sessizden konuşmaya başladı.
-Eyer orda biri oturursa...b..bu bizimde krallığımızında sonu olur.
-biliyorum, bende ne yapacağımı nasıl yapacağımı, anlamadım sabahtan beri ne yaparsak kapı kapanmadı en usta büyücüleri bile çağırdık ama, yok bir şey yok.
Kralın sinirden başı döndü, ve yere düşüp bayıdı. Bartu onu tutarken, doktorlar gelip yardım etdiler. Bir az geçtikten sonra dışarıdan ahalinin, sesi duyulur oldu. "Nerde kralımız" " bir şey mi oldu kral Valens'e diye bağırışlar koptu.
Bartu, hiç bir şeye aldırmayıp, sakince babasına bakıyordu. Artık ahalinin sesi, Prens Bartu'yu sinirlendirince. Prens sinirlenib. Koşarak saraydan çıktı. Bağırmalar, anında kesildi. Prens sakinleşib, derin-derin nefes alıp konuşmaya başladı.
-Noluyor... Kralınız baygınlık geçiriyor. Siz hâlâ can derdindesiniz. Sabrınız yok mu? Az bir az bekliyemezmisiniz?
Her kes kafasını aşağı salıdı. Prens nefesini sakinleşdirib konuşmasına devam etdi.
-Şimdi, beni iyi dinleyin ahali. Babam bana baygınlık geçirmeden önce söylediklerini söyleyeceğim. Dikkatle dinleyin. Kulağınız, ve beyniniz bende olsun.Hepiniz her halde Zafirus ormanının yanındakı kapı için endişelisiniz. O kapı başka bir dünyaya açılır. Siz ordan geçemessiniz. Belki de, denediniz ama geçemeyince anladınız. Sadece başka dünyadakı insanlar gele bilir. Biliyorsunuz bu bizim için de, sizin içinde, pek iyi olmayacağına inanıyorum. Şimdi sizden tek bir isteyim var. Hepiniz kılınc eğitimi aldınız. Baya da iyi dövüşüyorsunuz. Eyer, o kapıdan giren olursa, ve sizde buna şahit olursanız hemen onu öldürmeden, yaralayıp buraya getiriyorsunuz.Anlamyan oldu mu?
Olduysa yine söyleyeyim.
Ahalinin sesi birden yükseldi kimisi "merak etmeyin prensimiz" dedi. Kimisi"emriniz boynumuz üste prensimiz" dedi. Bu uzun konuşmadan sonra, Prens Bartu Babasının yanına gitdi.
Eyer gerçekten o dünyadan biri gelirse, bu Murkov'un sonu olur. Yavaş yavaş yok olur bütün ahali ölürdü. En kıtüsü başka bir dünyadan geldiyini açıklamasa eyer. Açıklarsa belki bunu yoluna, koya bilirdik, ama kimseden habersiz belirtmeden buranın insanı gibi yaşarsa,açıklamazsa bu çok kötüydü. Kral Valens içinde, ailesi içinde, ahalisi içinde.
Kral hâlâ yatakda uyuyordu. Her kesi yere seren Kralı yerde görmek acıydı. Bartu çok üzgündü, babasını başında durup onunla konuşuyordu. Tabii, Kral duyuyorsa. " Kralım" diye yavaşça seslendi. Kral valens bir az gözlerini araladı. "Babam iyi misin?" Bartu sorduktan uzun bir süre sonra, K.Valens ağzını yavaşca ayırıp "su" diye sesledi. Bartu duyar duymaz hemen sağ tarafdakı dolaptan, su döküb K.Valens'e verdi. Yavaşca kaldırıb içirtmeye başladı. Bardağı yerine bırakıb yeniden babasının yanına oturdu. Kral derin nefesten sonra konuşmaya başladı.
" İyiyim evlat... iyiyim..." " çok iyi" diye Bartu yeniden cevap verdi. Kral sanki daha iyiydi yeniden sağlığına kovuşmuştu sanki, ama biraz daha dinlenmeye ihtiyacı vardı. Kral yine komuşmaya başladı. " Evlat... bu konuyu hall etmen gerek. Abin burada yok . Abinden sonra ikinci büyük sensin. Tabii, bir prenssinde kendi ülkeni bu kara lanetden çıkarman lazım yoksa bütünlükle hepimiz öleceğiz" Bartu sanki içine kara düşmüş gibi ah çekti sonra, babasının daha çok üzüldüğünü görüp"Sen üzülme Kralım ben bunun bir çaresini bulacağım"
Der-demez dışarı çıktı. Alnından akan teri sildi. Konuşmak için Komutan Eras'ın yanına gitdi.
Çocukluklarını bir yerde geçkrmişlerdi. Annesi ve babası düşman saldırısında vefat edince, ona Kral Valens kendi çocuğu gibi bakmış. Bartu ve Boryeden ayırmamışdı. Hep birlikde büyümüş, her şeylerini paylaşmışlardı. Sonrada Eras çok mahir dövüşçü olmuşdu. Kral ise Eras'ın çok mahir bir dövüşçü olduğunu görmüşdü, ve onu ordunun komutanı olarak tayin etmişdi.
Bartu, Kılıncını temizleyen Ears'ı görüb selemladı. Ears'ın yanında oturub
"Napıyorsun, komutan Ears?" Diye gülerek cevap verdi. "Hiç bir şey. Kılncımın sapını temizliyordum" Ears, elinde temizleye temizleye devam etdi. Kılıncını yere koydu. Somurtan Bartu yu gırüb konuşmaya başladı.
-Noldu? Pek bir dalgınsın
- babam
-Krala bir şey mi oldu
-Hayır az önce geldim, iyiymiş qayetde doktor söyledi.
-Qaliba sen iyi değilsin.
-evet
Diye Bartu, halsiz bir şekilde cevapladı. Ardından Ears yüzünü kırışdırıb.
-Şu salak kapı yüzünden değil mi?
-Hım... adeta ne yapacağımı şaşırdım. Abim olsaydı keşke onun sevdiği şeyler bilirsin.
-Senin yüzünden gitdi biliyor musun?
-Hayır benimle alakası bile yok... Okumak için gitti.
-Seninde payın var kabul et
-Evet bir az ola bilir... ama ben babamın iyiliği için söylemişdim.
- Ama, öyle bağırmamalıydın. Bir yıldır gelmiyor.
-Ne yapayım, sinirlenen insan bağırır
-hayır bağırmaz, adabınca konuşur hemde, karşındakı senin abinse.
-tamam, tamam anladım suçlu benim neyse dönelim biz kapıya... sence ne yapmalıyız.
-bilmiyorum... gerçekten bilmiyorum.
Bartuyla, Ears konuştuktan sonra Bartu saraya doəru ilerledi. Ears ise ordusuna son kez bakmak için gitti.
Bölümün sonu
Sizce nasıldı?sonraki bölümde bizi ne bekliyor. Bu bölüm sadece Krallık hakkındaydı. Sonraki bölüm kızların hakkında olacak... umarım beyenmişsinizdir. Vallaha yazana kadar ellerim iflas etdi.}●●
Ama sizin için değer...♡♡♡♡
Wattpad üzerinden yazdığım kurgum. Burada da paylaşayım dedim....

