Günlüğümü çantama attım ve fermuarını kapattım. Gece hiç yatamamıştım başım çok ağrıyordu. Aynadan kendime baktım. Gözlerim kızarmıştı. Umursamadım ve içeriye annemin yanına gittim. Annem kendisi haraket edemiyordu. 500 milyonda bir görülen hastalığa sahipti. Ve uzmanlar bu hastalığı çözemiyordu. Malesef çok az rastlanan bir hastalık olduğu için ilacıda yok. O yüzden doktor olup annemin ilacını bulmak istiyorum. Belki. Babam şehir dışında. İşi gereği ayda bir kaç kere şehir dışına gidiyor. Ama bugün eve gelicek. 6 gündür başka bir şehirde. Ve benim adımda senna. Saçlarım kumral ve gözlerim mavi. Boyum ise 1.68 . Umarım birgün çok iyi bir doktor olup insanlara umut olabilirim diye çabalıyorum. Çünkü derslerim iyi ve ilçe 2.siyim. okulu seviyorum. Neyse, böyle düşüne düşüne okula gelmişim. Pencereden jake'in bana el salladığını gördüm. Bende ona el salladım ve sonra sınıfa gittim.
Sınıfa girer girmez lisa yanıma koştu.
" kanka dün mary'nin söyledilerini duydun mu? Vallahi geberticem bu kızı haddini aşmaya başladı. "
Çantamı sıraya koydum ve " zaten o hep böyle sarı yelloz "
Mike hemen atladı" kızlar zaten 1 sene sonra bu okuldan gidicez takmayın ya benim gibi olun " lisa mike'nin suratına kalem fırlattı " sana kalsa hiçbirşeyi umursamayalım öylece yaşayalım dimi mike!" Mike kalemi geri attı " ama aranızda en mutlu benim şapşal" dedi.
Jack ise oturduğu öğretmenler masasından kalktı ve giderken yanağımda n makas aldı.Bende onun sırtına hafif vurdum ve yerime geçtim. Sonrasında mike " jack çıkışta internet kafeye gidiyoruz değil mi" dedi jack'de evet dedi Sıraya başımı koydum ve lisa geldi yanıma. Zaten yeri yanımdı. " umarım bugün fizikçi gelmez kanka ya sürekli bana bakip göz kırpıyo manyak adam" dedi. Bende " valla o ölse gelir kızım boşuna umutulanma" dedim. Sonrada başımı sıraya koyup düşünmeye başladım ancak bütün sınıf konuşuyordu ve bu ses benim beynimi yiyordu. Zaten 5 saniye geçmeden matematikçi içeri girdi ve ders başladı. Ancak herkes konuşmaya devam ediyordu, bu yüzden hoca bir anda arkasını döndü
" çocuklar sizin hiç mi hayalleriniz yok böyle derste konuşuyorsunuz"
Bazıları yok dedi bazıları dalgasına birşeyler söyledi.
Hocada " çocuklar bir hedefiniz hayaliniz olsun ona göre yaşayın. Böyle bomboş okula gidip gelmekle olmaz. Sonra çok üzülürsünüz. Kendinize bir hedef bulun. Çalışırsaniz başarırsınız." Dedi
Gerçekten bu konuşması bana dokundu çünkü bende annemin ilacını bulmak istiyorum. Ve bulucağımıda düşünüyorum aslında. Umarım bir gün..
Teneffüs olunca tuvalete gidicektimki birisi omzuma vurdu. Tabiki bu mary ve emily idi.
" birileri hala salak olmaya devam ediyormuş emily şu kızın haline bak"
" ay evet nasılsın salak"
Onlardan nefret ediyordum. Hep bana bulaşıyolardı. Bende "en azından sizin kadar salak değilim dedim" emily üzerime yürüyüp "sen kendini ne sanıyorsun kızım parçalarım seni" dedi. Ve sonra yanıma jack geldi. "bu kıza karışmayın artık abartıyosunuz" dedi ve beni kolumdan tutup sınıfa getirdi. Ve 2. Ders başladı....
Okul çok hızlı geçiyordu bir anda çıkış vakti gelmişti. Jack ile mike internet kafeye gittiler ve lisada annesi ile alışverişe. Ben eve gidiyorum her zamanki gibi. Ev çok uzak değildi ama en az 15 yürümem lazımdı. Bugün biraz daha hızlı yürüyordum eve çünkü babam eve gelecekti. Ona sarılmak istiyorum diye düşünürken zaten eve varmıştım. İçeriye girdim ve babamı annemin yanına yatarken gördüm. Benim geldiğimi görünce hemen ayaklandı ve sarıldık.
" annene iyi bakmışsın daha iyi gibi"
" evet dün zorlada olsa ben iyiyim dedi "
" az önce yedirdim şimdide uyudu neyse senin gelmeni bekliyordum bende içeriye gidip uyuyacağım kızım"
Tamam dedim ve babam gitti. Annemin yanağından öptüm, odama gittim ve bende yattım. Yarın okula gitmeyecektim çünkü annem doktora gidecekti. Her ay gidiyordu. Muhtemelen doktor iyi şeyler söyleyecekti çünkü annem daha iyi gibiydi. Umarım iyileşiyordur. Neyse, bende yattım ve uyudum. Sabah olduğunda babam beni uyandırdı. Annemin randevusu 12'deydi. Saat ise 11'di. Annemi kaldırdıp biraz duş aldırdım ve yemek yedirdim. Ben yemedim çünkü sabah kahvaltısı sevmem. Annem yedikten sonra bizde hazırlandık ve hastaneye gittik. Bugün hastane biraz daha boştu. Doktorun odasına girdik. Birkac saat sonra bizi çağırdı ve koltuğa oturttu. " size pek iyi haberlerim yok aslında " dedi. Ne gibi bir haberdiki bu?
" aslında amanda hanım dahada kötüleşmiş, ve malesefki 2 aylık ömrü kalmış." Babam bir anda fırladı.
" ne demek iki aylık ömrü kaldı siz ne diyorsunuz doktor bey"
Ben ise hemen ağlamaya başlamıştım
" malesef sonuçlar bu "
Babamda bir anda ağlamaya başladı. Doktor bizi teselli etti ve yarım saat sonra eve geldik. Karar vermiştim. Bu 2 ay içerisinde anneme ilaç yapacaktım ve annem iyileşecekti. Odama gidip kendimce çalıştım. Saat hızlı geçmişti ve akşam olmuştu. Uyumaya karar verdim. Yarın okula gidip öğretmenim ile konuşacaktım. O ne derse öyle yapacaktım. Sabah olduğunda eşofman ve tişört giydim. Annemi öperek evden çıkıp okula gittim. öğretmenimi gördüm ve onunla bu durum hakkında konuştum.
Öğretmenim bana başka bir doktor bulmamızı 2 ay içerisinde okula gelmemi ve annemin belki bir umudu olacağını söyledi. Ona hak verdim ve sınıfa çıktım. Lisa yanıma koştu.
" kanka niye 2 gündür gelmiyorsun okula"
Olanları anlattım ve beni teselli etti. Söylediklerimi jack ile mike'a anlatmasını söyledim. Çünkü eve gidip annemin ilacı hakkında düşünecektim. Umarım bulabilirim....