Skip to content

KABUS

Chapter 1 · 2 min read

KABUS

Chapter 1

Yolculuk

Evet bu gün her şeyin başı ve evet bu gün her şeyin sonuydu...

Artık bir gen mühendisi olarak hayatıma devam edecektim. Ailemden, arkadaşlarımdan, ülkemden uzakta bir hayatım olacaktı. Neyse ki tam olarak bütün arkadaşlarımdan değil. Gece benimle beraberdi. İkimizde aynı okullarda okumuştuk, ayrıca küçüklüğümüzde beraber geçmişti. Kısacası "en yakın arkadaş" tanımı kullanıla bilirdi.

Almanya biletleri alımış, bavullar ve şarkı listeleri hazırlanmıştı.

"Amra, Amra hadi kalk geç kalacağız. "

"5 dakika daha anne."

"Ne annesi, Gece ben Gece. "

"Gece" adını duymam ile ayağa kalkmam bir oldu. Saat sabahın üçüydü ve uçak beşte kalkıyordu. Saçlarımızı taradık, dişlerimizi fırçaladık, giyindik, hikayeler paylaşıldı ve arabaya binildi. Annem ve ilkin teyze ön koltuklarda oturuyordu ve bize onları sürekli olarak aramamızı, geceleri erken yatmamızı,iyi beslenmemizi söylüyorlardı. Gece kahvaltı yapmadığımız için midesinin bulandığını söyledi ve bende onu destekledim. Ancak annelerimizden gelen cevap kırıcıydı... " 22 yaşındasınız ama hala bağzı şeyleri düşünemiyorsunuz. Zaten sizi Almanya'ya gönderende suç. Kim bilir oralarda nasıl besleneceksiniz. En iyisi geri dönelim." Yolun sonuna kadar kimse konuşmadı. Sonunda havaalanına varmıştık ve valizlerimizi kontrol ettiriyorduk. Annelerimzle vedalaşıp uçaktaki yerlerimizi aldık. İkimizde çok heyecanlıydık. Neyseki uçağa binmeden yanımıza yiyecek bir şeyler almayı akıl edebilmiştik. Uçak kalktı ve yol başladı. Tam ortamın aurasına göte bir şarkı listesi dinliyorduk. Yolculuğumuz şıp diye bitti. Hava alanındaki işlerimizi halletikten sonra dışarı çıktık. İkimizinde nefesi kesildi... Bu görüntü muazzamdı.

Artık Berlin'de olduğumuz gerçeği mükemmel bir histi. Binmemiz gereken otobüse doğru ilerledik. İkimizinde eli ayağına dolaşmıştı. Bineceğimiz otobüsün şoförü uzaylı görmüş gibi bakıyordu. Aniden beyazladı ve çantalarımızı alıp:

Türkmüsünüz?

İkimizde şaşıp kaldık. Adamın nerden anladığını merak ettik tabii. Gece atladı:

Bayım nereden Türk olduğumuzu bildiniz?

Adam duymamış gibi yapıp çantalarımızı yerleştirdi. Bizde otobüsün içine doğru ilerledik ve yerlerimize oturduk. Gece yine kitap okuyordu bende telefonumdan oyun oynuyordum. Hava kararmıştı daha bir saatlik yolumuz vardı. Otobüs ani bir fren ile durdu. Işıklar gitti ve biri araçtan indi. Otobüs sallanmaya başladı ve herkes çığlık çığlığa araçtan inmeye çalışıyordu. İçeriye iri bir adam girdi ve herkese aşağıya sesiz ve düzenli bir şekilde inmesini söyledi. Herke aşağıya indi ve karşımızda...

Şoförün cesedi vardı. Kafası kopmuş ve iç organları parçalanmıştı. Herkes buzkesmişti bir çığlık koptu ve kafama bir darbe ile yere yığıldım...

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.