Hanry eşi ile boşanmıştı bundan en çok etkilenen kızları Alice olmuştu. Küçük yaşlarda vekaleti annesine verilmiş. On dört yaşına gelince kendi istediği üzerine babasının yanında yaşamaya başlamıştı. Babası kızını herşeyden çok seviyordu, birlikte her gece oyun oynuyorlar, eğleniyordı.
Alice liseden mezun olunca üniversite için yurtdışına gidecekti. Babası bu durumdan pek hoşlanmasada kızının kararına saygı duyuyordu. Onu hava limanına kadar uğurladı..
(***)
Alice üniversiteye gittiğinden beri babası Henry onu hergün arıyordu. Alice babasının endişesini anlıyor ama artık küçük bir kız olmadığına ikna etmeye çalışıyordu.
Üniversitenin ilk haftasından sonra tanışma partileri verilicekdi. Alice o partide bir çok arkadaş edinmişti. Babası kızını görmek için okuduğu şehre yani metropolise uçak almıştı. Tâbi o gün olanlardan habersizdi.
(***)
Uçaktan inince kızının okuduğu üniversiteye bir taksi aracılığı ile gitti ama tek karşılaştığı manzara....polisler....dedektifler.... gazeteciler ve bir kaç ceset.
Elleri ayakları titreyen Henry bir cesedin kolunda saati fark etti. Küçük kızına aldığı saat, onun fotoğrafı olduğu saat.
Henry yere yığıldı kızının cesedine baktı. Bağırdı bu bağırma bir ferhaydı, evladını kaybeden bir babanın feryadı. Polisler bile ayıramadı onu. O nun aklında küçük kızı vardı, beslediği, büyüttüğü,minik ellerine dokunduğu kızı. Şimdi karşısında teni beyazlamış, kanlar içinde, yüzü parçalanmış bir halde olan kıza baktı.
Yüreği dayanmadı oracıkta bayıldı...
( Bu benim ilk kitabım viyy çok heyecanlıyım 💞🍬)
