Skip to content

Harabe

Chapter 2 · 4 min read

Harabe

Chapter 2

Ⅱ. Bölüm

"Yine de beni bir muayene etseydiniz hemşire hanım.." dedi ve gri gözleri bir anda koyulaştı.

"Kalk."

"I-ı."

"Üçe kadar sayacağım. Bir.."

"Çok sarhoşum."

"İki! Kalk!"

"Bu günlük de torpil geçsen de yine beni sen yıkasan.."

"O bir kere oldu. Üç! Kalk!"

"Kalkmam!"

"Aşkım, canım; kalk hadi. Bokunu çıkarma. Kalk!"

"Sonunda! Tamam bebeğim kalkıyorum. Ama istersen beni yıkayabilirsin yani hayır demem, ya da beraber yıkansak falan.."

"Siktir git yıkan hadi."

"Küfür bile yakışıyor güzel ağzına. Nasıl bir kadınsın sen böyle?"

Sonunda ayağa kalktı ve kalkar kalkmaz kalçasına tekme attım.

"Ah, kırıldı galiba. Nasıl yıkanacağım kırık bu kalçayla."

"Kaan, gerçekten boku çıktı. Yeter, git yıkan hadi!" sızlana sızlana banyoya gitti.

𖤐

Kaan banyoya girdi, ben de mutfağa. Dolaptan dün akşam pişirdiğim pilavı ve patates yemeğini çıkardım ve bir tabağa üst üste yemekleri doldurup ısınmaları için mikrodalgaya koydum.

Yemeklerin ısınmasını beklerken banyo kapısının açılma sesini duydum. Mutfak kapısının pervazından kafamı uzattım ve banyonun olduğu yöne baktım. Banyodan çıkmıştı ve kapının önünde durmuştu.. Belinde sadece beyaz bir havlu vardı ve elindeki saç havlusuyla saçlarını karıştırıyordu. Üstü çıplaktı, vücudundaki nem kaslarını ve kollarındaki damarları belirginleştirmişti..

Aşıktım ona, o da bana. Yanmam gönlüm bir tek ona yandı.

Ona uzun uzun bakakaldığımı fark etmemiştim. Uzun zamandır böyle görmüyordum onu. Zaten genelde ya eve gelmezdi ya da ben işten gelir gelmez yatardım.

"Biliyorum çok seksi ve yakışıklıyım, ama böyle bakakalınacak kadar olduğunu tahmin etmemiştim."

"Ha?"

"Bum!" diye bağırdı ve başındaki havluyu sanki basketbol potasına basket atar gibi bana doğru fırlattı. Kafamda asılı kalan havluyu elimle gözümün önünden çektim ve dağılmış saçlarımla şaşkın şaşkın ona baktım.

"N'oluyo' amına koyayım?!"

"Asıl sana n'oluyo'? En az bir dakikadır süzüyo'n beni."

"Dalmışım.." dedikten sonra mikrodalganın ötme sesiyle olduğum yerde sıçradım.

"Tırsak karı."

"Hiçte bile! Bakıyorum da ayılmışsın iyice, çenen düşmüş baya."

"Ben-öyle-sarhoş-olmam." dedi hecelercesine üstüme eğilerek ve kafamdaki havluyu alıp yatak odasına geçti.

"Ha, eğer yaramazlık yapmak istersen söyleyeyim; şu an üstüme hiçbir şey yok." dedi yatak odasından seslenerek.

"Ne yapayım senin sönmüş kaslı vücudunla?"

Kahkaha attığını duydum.

"Gel de daha yakından bak, bak bakalım sönmüşler mi.."

"Hı-hı sonra da at yata-" bir anlık dalgınlıkla söylediğim sözü yarıda kestim fakat çok geçti. Kıkırdamasını duyabiliyordum.

"Bak, eğer gerçekten istiyorsan hâlâ üstümde bir şey yok.."

"Hayır. Tamam. Kapatalım. Yemek soğuyacak hadi çabuk giyin de gel."

"Ah, kalçam kırık galiba. Gelip bi' muayene eder misin? Eşofmanımı giyemiyorum. Ah,"

"Tamam lan, bekle geliyorum."

"Nasıl da kıyamıyor kocasına, gel karıcığım bekliyorum." dedi sevinçle.

Bıkkın adımlarla çıktım mutfaktan ve yatak odasına geçtim. Yatak odasının kapısına girer girmez onu yatakta bacaklarını hafif açmış, dirseklerini dizlerine dayamış bir şekilde otururken gördüm. Elinde yarıya inmiş bir votka şişesi vardı. Altında da sadece siyah bir boxer..

Kapının önünde öylece durdum. Bir şey yaşamak istemiyordum.. Bu gece değil..

"Altında bir boxerla yakışıklı ve seksi olduğunu falan mı sanıyorsun?"

"Boxerlı ya da boxersız. Giyinik veya çıplak. Ayakta ya da ya-" lafını kestim.

"Ta-tamam! Sus! Yakışıklı ve seksisin." gözlerini gözlerimden ayırdı ve avuçlarıyla arkadan destek alarak geriye yaslandı.

"Bir şey yapmak yok. Daha fazla ağlama diye üstünü giydireceğim sadece."

"Amaa.. Nerede bunun eğlencesi?"

"Sus bak altındaki boxerı da çıkarır çıplak çıplak balkona kapatırım seni görürsün gününü."

"Çok büyük bir tehditti. Altıma sıçtım korkudan."

"Şimdi sıçtırtıcam seni altına,"

"Tamam, tamam.."

Hızlı hareket etmeye çalışarak dolaptan bir eşofman ve bir atlet çıkardım.

"Kaldır bakayım kollarını." dedim atleti giydirebilmek için. Kollarını kaldırdı ve atleti hızla geçirdim üstüne. Ardından atletin eteklerini çıkmamaları için boxerın içine soktum. Bunu yaparken karın kaslarının kasıldığını ve saçlarıma doğru kesik bir nefes verdiğini hissettim.

Ardından elimdeki eşofmanın bacaklarından birini elimde toplayıp ayağından geçirdim ve aynı şeyi diğeri için de yaptım.

"Ayağa kalkman gerek."

"Elini uzat," kalkmasına yardım etmek için elimi uzattım ve elimi sıkı sıkı tuttu. Kalkması için kendime doğru çektim fakat hiç kıpırdamadı.

"Kalksana." dedim ve yine çekmeye çalıştım. Fakat beklemediğim bir anda ani bir hareket yaparak o beni kendine doğru çekti ve kendimi istemsizce onun kollarında yatakta yatarken buldum. Ardından bir anda benim yanımdan kalktı ve hemen dizlerindeki eşofmanı giydi. Tekrar beni kollarının arasına aldı ve yine, tekrar kucağına yatmış ve yüzümüzün arasında bir karış mesafe vardı.

Sadece gözlerine kenetlendim o an. Ne kollarımın omuzlarının üzerinde olmasını umursadım, ne de yüzlerimizin arasındaki mesafeyi.

Derin derin nefesler aldım. Kendine has kokusunu hiçbir erkekte duymamıştım.

...

Geçen yaklaşık yarım dakikadan sonra kendime gelip sonunda kalkmayı akıl edebildim. Kalkmak için ellerimle omuzlarından destek almaya çalıştım.

"Kalkma. Madem 'bir şeyler' yaşamak istemiyorsun, biraz böyle duralım. Uzun zamandır.." lafını yarıda kesti.

"Son zamanlarda hep sen uyurken eve geldim, uykunda seni izledim, rüyalarına ve en kötü kabuslarına şahit oldum. Hiç beraber vakit geçiremedik. Biraz sarılalım, beraber uyuyalım,"

"Aç değil misin?"

"Hayır, aç değilim." kollarıyla beni sarıp yanına yatırdı

Sol tarafıma yattım. Gri gözlerinin içi gülüyordu resmen. Tekrar uzun uzun baktım gözlerine, biraz daha yanaştım ona ve dudaklarına buse kondurdum. Başımı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım.

𖤐

Gözümü açtığımda hâlâ yataktaydım fakat kucağında değildim. Beni doğrultup üstümü örtmüştü, ama gitmişti. Yatakta oturdum ve uyku sersemiyle boş boş etrafıma bakındım. Belki evdedir diye içeri doğru seslendim.

"Kaan?" ses gelmedi. Daha emin olmak için bir kere daha seslendim.

"Kaan?" ses yok. Yataktan kalktım ve saçlarımı gelişigüzel topuz yaptım. Bu gün işe gitmediğim için telefonumu elime aldım ve aramalara girip onu aramaya başladım.

Aranıyor...

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.