Güneşin gülümsediği ilk günler bir bahar ayı
Gözlerim hep dışarda yerim pencere kenarı
Ve elimde ruhumu ısıtan o güzel roman kitapları
Aklımda hayallerle düşlerdim yarınları
Yüzümü ısıtıyorken bardaktan yükselen çayımın buharı
Usulca süzüldün içeri donmuş memleketin soğuk rüzgârı
Pencere pervazımdaki çiçeklerim de üşüdüler birer birer
Bir tek kaktüsüm oldu o soğuk rüzgâra gülen
O donmuş havada bana güzel çiçekler veren
Belki de bana bir çağrıydı bu bırak her şeyi sadece diren
Diyen;
bir gece soğuğu sıcağından güzel
Ve parlıyor o an geceden kara gözlerim
Ve o gün sanki tatlı üzerine dökülen şerbetti sözlerim
Ve o an bir anda bıraktım geleceğe olan özlemi
Sadece o anı, onu, o soğuk rüzgârı izledim
Ve izliyorum on yıldır bitmeyen sinemamı
İzliyorum gölgelendiğin ağacı, yürüdüğün kaldırımı
Ama iyi çalıştım dersime geçicem bu imtihanı
Kazanmam lazım çünkü bu izlenimlerim on yılın intikamı
Düşünmezdim hiç olacağımı bir kulun mübtelası
Belki de bu gördüklerim bir leyla mecnun rüyası
Belki de bu olanlar gönlünün gönlüme istilası
Aslında sen bu gönüle atılan en güzel iftirasın
Kurumuş lekelerin bu gönülün en bariz hatırası
Hoş geldin gönlüme güz mevsiminin yaprak döken fırtınası.
Tufan Aslan





