Bir uzun yol yürüyorum, sırtım dolu.
Omuzlarım düşmüş, canlamıyor kolum.
Nesin be dünya, köprü mü sırat yolu?
Omuzlara düşmüş, cansız bir kulum.
Bir durayım, soluklanayım şu kenarda.
Bir oturayım, su içeyim akan şu pınarda.
Belki bir esinti verir, genç ölüsü ruhuma.
Başımda duran şu koca yaşlı çınarda.
Belki usulca kapanır gözüm uyurum gölgede.
Belki bir kelebek konar şu küçücük gövdeme.
Döşek olur bedenim belkide börtü böceğe.
Bir anlamı olur o zaman dünyaya gelmeninde.
Dünya, dünya nedir sendeki bu insan nefreti.
Günlerin her biri işkence dolu bir oda.
Adiliğin karşısında kaybediyor insan kudreti.
Ölüme götürüyorsun bizi Yaşam denen yolda.
Bir uzun yol yürüdüm, sırtımda dünya.
Günden güne değişti, kırıştı simam.
Ne uzun bir düş gördüm, bu nasıl rüya?
Bir derin kuyudayım ve başımda imam.
Tufan Aslan


