İyi okumalarrr..
Sabah saatleriydi bugün önemli bı davam vardı, gece boyunca çalışmış ve arastırmalar yapmıştım ama nedense içimde kötü bı his vardı düşüncelerimden kurtulup duşa girdim soğuk kış günlerinde sıcak bir duş vazgecilmez olurdu.
Banyoda işlerimi halledip çıktım giyinme odasına ilerledim varlıklı bır ailede doğup büyüdüm annem babam da avukattı onlar kadar başarılı olamasam bile bende güzel işler başarmıştım ailem benimle gurur duyuyordu, gözlerinde bunu rahatca görebiliyorum. Kardeşim ise psikoloji okuyordu ilerde çok iyi bı psikiyatris olacaktı buna emindim.
Giyindim ve makyaj masasına oturdum saçımı kuruttum kendiliğinden dümdüz olan saçlarım belime kadar uzanıyordu saçlarımı özenle uzatirdim siyah ve gür saçlarım vardı. Makyajımı da bitirip en son can alıcı bordo rujumu sürüp masadan kalktım siyah hemen dizimin üstünde biten elbisemle dizimin hemen altında biten deri çizmelerini giydim çantamı, laptopumu ve kabanımı alarak cıktım evden.
Hava yagmurluydu, kasvetliydi her an fırtına kopacak gibiydi geceden beri durmayan deli
Gibi yağan yağmurum kokusu ciğerlerime doldu, derin bir nefes aldım ters giden biseyler vardı içimdeki ses durmadan bunu haykırıyordu. Arabayı düz yolda akıp giderken biraz sonra gireceğim davayı düşünüyordum ki birden bı araba önüme kırdı, abi frene bastığım için direksiyona çarpmıştı kafamı daha ne olup bittiğini anlamadan iki adam bana doğru yaklaşıp arabanın kapısını açtılar,
"Ne oldu siz kimsinizz? Dedim ama nafile konuşmadılar kolumdan tutup sürüklemeye başladı biri öbürü ise önden koşup sürücü koltuğuna oturdu beni arka koltuğa oturttu ve yanıma geçti araba çalıştığında bağırdım çağırdım ama ses vermediler en son adama saldırdım ama adam cüsseli biriydi ve canını acıtmak zordu.
Yüzüme doğru bı fisfis sıktılar ne olduğunu tahmin etsemde ses çıkaramadım bağırmak istedim ama yapamıyordum gözlerim ağırlaştı ve kapandı sonrası neler oldu hiç bilmiyorum....
Sesler dolanıyordu kulağımda ama anlamıyordum bı adam bağırıyor çağırıyor zor da olsa gözlerimi açmıştım.
Daha önce hiç gelmedigim bir yerdeydim neresi burası... Aklımdaki soruları bı kenara çektim karşımdakı adam uyandığımı görünce etrafındakı takım elbiseli adamları gönderdi koca bir yalının salonunda ikimiz kalmıştık kimdi bu adam daha doğrusu ben neden burdayım.
"Uyandın mı?" Dedi karşımdakı kara gözlü adam.
"Niye burdayım?" Dedim cevap yok uzun uzun yüzüme baktı baktı ama cevap vermedi.
"duymadın mı ne işim var burda ne istiyorsun benden." Yüzüme baktı sonra ayagı kalkıp cam kaplı duvara yürüdü arkası dönük şekilde.
"Vural uluöz" dedi. Tanıdıktı ismi çokça duyduğum bı isim.
"Kim olduğun zerre kadar umrumda değil şuan sadece neden burda olduğumu merak ediyorum?" Dedim bana döndü ve karşımdakı koltuğa oturdu.
"Efsun sen- sözü bitmeden çıkıştım.
"Hanım" dedim ."Efsun hanım." Affalmış gibi yüzüme baktı bu çıkışımı beklemiyordu.
Başını eğdi derin bir nefes aldı ve tekrar konuştu " bak iki yıl önce seni kuzenimin davasında gördüm karşı davalının avukatıydın çok güçlü ve çok başarılı bir avukatsın aklımdan cıkmadin nereye gitsem nereye baksam sen vardın kulaklarimda sesin gözümün önünden görüntün gitmedi bı türlü ne yaparsam unutamadım seni çıkarmadım aklımdan her şeye gücü yeten ben bunu yapamadım" bu sefer afflayan ben olmuştum.
Ne diyeceğimi bilmiyordum öylece yüzüne bakıyordum ne diyebilirim ki zaten neden ben mi cevabını onun bile bilmediği bi soruyu sormak aptallık olurdu. " Neden beni bayıltıp buraya getirdin" dedim
"Çünkü seni istiyorum Efsun benim olmanı istiyorum" söylediklerine kahkahayla karşılık verdim. Neden güldüğümü sorguluyor gibiydi.
"Saçmalama istersen bak seni tanımıyorum geçmiş karşıma benim olmanı istiyorum diyorsun nesin sen ruh hastası falan mı? Gitmek istiyorum ben engel olmaya kalkma sakın." dedim ayağı kalkmamla arkasına yaslandı bekledigim bu değıldi ama iyi işte engel olmazdı en azından.
"Otur, hiçbir yere gidemezsin" Dedi.
"Burada kalmam imkansız benim bı isim, kariyerim, bekliyen müvekkilerim var oturup burda senin zırvalıklarını dinleyemem şuan"dedim.
Söylediklerime karşılık ayağı kalktı ve bana doğru yürüdü elimi dur şeklinde kaldırdım "yaklaşma" dedim ama dinlemedi " sana burda kalıcaksın dedim ve burda kalıcaksın adımı duymuşsundur neler yapabileceğimide şimdi odana cık ve dinlen" dedi
"Tehdit öylemi Vural uluöz bi kadına tehditle zorla tutacak kadar aşağılık bir herifmişsin. " dedim gözleri karardı karanlık gece gibi gözleri biraz daha karardı. Kolumda kavradığı gibi sürüklemeye çalıştı merdivenlerden çıkardı "ruh hastası bırak" dedim dinlemedi bı odanın kapısını açtı ve içeri fırlattı sonra çıkıp gitti ne kadar bağırsamda geri dönmedi.
***
İki saatir odada tepiniyorum yaşadıklarımı sindirmeye çalışıyorum nasıl bı ruh hastasının eline düşmüştüm böyle ayakta ayaklarım ağrıyordu artık odada koca bir yatak giyinme odası,banyo ve makyaj masası vardı pencere kenarında da küçük bir koltuk koltuğa oturmuş boğazdan geçen gemileri ve çığlık atan martıları izliyorumdum.
Birden kapıdan kilit açılma sesi geldi kapıya baktım gelen oydu. Hava kararmıştı sabahtan beri bişey yemedigim için midem bulaniyordu anlaşılan kan sekerim düşmüştü.
"Yemek hazır" dedi soğuk sesiyle hem beni evine kilitliyor hemde ukalalık yapıyor.
"Aç değilim" dedim yalan söyleyerek
"Sana aç olup olmadığını sormadım Efsun" adımı ağzından duymak istemiyordum.
"tamam inelim" dedim soğuk tavırla neden olsa gidecektim burdan. indik merdiven bitince salona doğru yürüdüm uzun bir masanın üstüne çeşitli yemekler vardı iki kişilik servis açılmıştı o, baş köşeye yerine kuruldu ben de sağ tarafına oturdum.
"Bu kadar kolay kabul edecegini düşünmüyordum" dedi sonra kafasını kaldırdı uzunca gözlerime baktı gözlerimiz benziyordu siyah ve korkutucuydu.
"Tadını çıkar, ve bu oyuna son ver babamı ara gelsin beni alsın ve mümkünse bir daha karşıma çıkma" dedim söylediğimi yapmayacağına adım kadar emindim. Telefonu eline aldı yapacakmiydi? şaşırdım birini arıyordu karşı taraftan gelen ses tanıdıktı hemde çok.
"Hakan bey iyi akşamlar" dedi. Babamla konuşuyordu babam biliyormuydu burda olduğumu acaba.
"İyiyim oğlum, sağol siz nasilsiniz kızım nasıl? Dedi. Biliyordu ve beni almaya calismamisti işin ciddiyettini şimdi anladım.
"Kızınız iyi şuan sesinizi duyuyor ona söylemek istediğiniz bişey varsa buyrun" dedi
"Kızım" dedi sıcacık içim yakan sesiyle.
"Baba" dedim.
"Kızım iyi ol benim için iyi ol Vuralı dinle ve ne derse yap o seni seviyor seni çok mutlu edecek sakın kaçmaya çalışma ben annenle arada gelip seni gorecegim hatta belki sende gelirsin bizde kalmaya ama suanlik Vural ne derse onu yap." Dedi. Beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
"Baba neden? Benim neden haberim olmadan, fikrim sorulmadan böyle bı karar alınıyor." Dedim onunla göz göze geldik.
"İstemiyorum baba gelip beni alırmısın hemen? evime gitmek istiyorum" dedim.
"Gelemem kızım gelemem anla beni lütfen dediğimi yap kara gozlum." Dedi babam beni canından çok seven babam beni hiç tanımadığım bı adamın evinde bırakmış.
"Kapatmam gerek kızım seni çok seviyorum dediklerimi unutma." Dedi ve kapattı. Dünyam basima yıkılmıstı onunla göz göze geldik uzun uzun baktı ne o konuştu ne ben ne söyleyecektim ki diyecek bişey bulamıyordum tek istediğim şuan evimde olmak ama imkansız gibi görünüyor.
"Yemeğini soğutmadan ye" dedi düşünceli bı şekilde.
"Düşünuyormuş gibi yapma bencil bir adamsın kendi zaafların için etrafındakileri harcıyorsun bak benim bı hayatım bı işim var bırak beni gideyim." Yalvarmak hiç ama hiç hoşuma gitmemisti ama başka çarem yoktu şuan.
"Bırakamam seni anla aylar sonra bulmuşum seni şuan karsimdasin bırakamam" dedi elini elimin üstüne bıraktı. Elimi çektim ve kalktım masadan az önce çıktığım odaya girdim kafayı yemek üzereydim zeki bir kadındım ben şuan beynim allak bullak sağlıklı düşünemiyorum.
Pencere kenarındaki koltuğa oturdum ve boğazı izledim yine yapacak bişey yoktu bu sabah yaptigim makyajın dağıldığını hissettim banyoya gidip sildim yüzümu yıkadım duş almak istesem de almadım. Pencere kenarına geçtim oturdum ardından kapi açıldı o geldi.
"Burda da mı rahat yok? Hiç yanlız kalamıycakmıyım?" Dedim.
"Burası benjm odam ne zaman girip çıkacağımı sana mı sorcam?" Dedi yüzüme bakmadan banyoya ilerledi.
"Mesela burda hiç olmasam ve sende istediğin gibi girip çıksan nasıl fikir?" Dedim.
"Çok kötü bı fikir" dedi ve kapıyı kapattı ardından su sesi geldi duş aliyordu tabi onun evi rahat şuan rahatsız oluyordum üstümde dar elbise vardı saçlarım dağılmış Allah'tan yüzümdeki dağılmış makyajı sildim.
Banyodan belinde havluyla çıktı. Spora nasıl abandiysa kaslar patlamış resmen yırtılmayı bırak. "Hoşuna mı gitti" dedi sırıtarak.
"Pardon" dedim alaycı gülüşle.
"Sabahtan süzüyorsunda? Dedi yüzündeki şeytani sırıtış devam ediyordu.
"Kadınlar zekaya bakıyor artık yani sende olmayan birşey dalgana bak" dedim. Giyinme odasına gitti altına siyah eşofman ve üstüne Beyaz bir tişört giyip geri döndü elinde bir kadına ait pijama takımı vardı geldi yanıma yaklaştı.
"Demek zekaya bakıyorlar ha" dedi üstüme yürüyerek. Yerimde durdum kollarımı gogsumun altında bağladim ve gözlerinin içine içine baktım ondan korkmuyordum en azından bunu belli etmemeliydim.
"Evet" dedim bilmiş bı tavırla.
Yaklaştı daha çok yaklaştı bu yakinligi beni rahatsız etmisti.
"Napıyorsun" dedim ancak cevap vermedi.
Yaklaştı gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı gözlerini tekrar açtı ve gözlerimle buluşturdu. Elini kaldırdı saçıma dokunacagi anda kendimi geri çektim eli havada kaldı. "Dokunma" dedim
Ancak dinlemedi daha da yaklaştı ne yapacağımı bilmiyordum geri gittim fakat koltuğa çarptım kahrolsun.
Üstüme gelmeye devam etti kafasını boynuma eğdi derin nefes aldı "biliyormusun senin en çok bu hallerini seviyorum güçlü duruşunu ne olursa olsun yıkılmayışını içten içe korkuyorsun ama belli etmiyorsun seni tanıyorum efsun" dedi beni bu kadar mı taniyordu.
"Yanılıyorsun senden korkmuyorum" dedim. Yaklaştı daha fazla konuşamadım.
"Korkma iznin olmadan sana asla dokunmayacagim"dedi hafifte olsa rahatlamıştım.
"İznim olmadan sen tek değil kimse dokunamaz merak etme" dedim ve koltuğa oturdum yüzümü döndüm ona.
"Duş almak istersen git al." Dedi elindekileri uzatarak.
"Ne o sevgilinin kalan pijamalarınımı bana veriyorsun" dedim alaylı bir şekilde.
"Bunları senin için aldırdım" dedi neeee bu adam gerçekten hasta. Elindekileri alıp banyoya ilerledim sıcak su vucudumu rahatlatmisti babamın söyledikleri kafamda yankılanıyordu ne yapacaktım burdan kurtulmam lazımdı göz yaşlarımı daha fazla tutamadım suyla beraber akıp gittiler.
◼️
Yirmi dakikalık bir düşün ardından getirdiği pijama takımını giydim gözlerim gibi siyahtı gerçi herşey siyahtı yatak,masa,koltuklar siyah ve kasvetliydi. Saçımı tarayıp çıktım banyodan yatağa oturmuş laptopa bakıyordu onu görmezden geldim ve koltuğa oturdum.
"Saçlarını kurut hasta olacaksın" dedi aslında haklıydı saçlarım uzun ve gür olduğu için zor kururdu ama o söyledi diye yapmak istemiyorum ona boyun eğmek istemiyorum.
"Gerek yok." dedim.
"Sana fikrini sormadım kurut dedim hasta olursan uğraşamam." Dedi üstüne atlayıp dövmek istedim şuan.
"Uğraşma ya uğraşma benimle sevme beni düşünme beni istemiyorum seni bu kadar zor mu bunu anlamak ya." Dedim sesim yükselmişti.
"Sesinin tonuna dikkat et Efsun." Dedi cildiracaktim. Anlamıyordum anlamak istemiyordum bu adamla aynı evde yaşamak hatta aynı dünyada yaşamak istemiyordum.
Durdum sadece bakıyordum boş boş cevap verecek takatim yoktu karşımdakı adam ne desem anlamazdı. Kurtulana kadar sessiz kalmaya karar verdim kurtulmanın bı yolunu bulmalıyım asla boyun eğmem.
Bı saat geçmişti koltukta iki büklüm onun gitmesini bekliyordum rahat uyumak için ama gitmeye niyeti yoktu. Laptopunu kapatarak komidinin üstüne bıraktı yastığı düzeltigi sırada " burda uyumayı düşünmüyorsun heralde" dedim cevap vermedi üstündeki tişörtü çıkardı "napıyorsun" dedim yine cevap vermedi. Yastığıno düzeltip arkasını dönüp uzandı.
"Gıcık" dedim duydudumu emin değildim. Birden konuşunca ürktüm. "Koltuktamı uyuyacaksın" dedi yüzünü dönmeden.
"Daha bugün tanıştığım adamın yanında mı uyuyayım?" Dedim saçmalıyordu artık.
"Bugün tanıştığın adam müstakbel kocan" dedi güldüm sesli bir şekilde.
"Uyu uyu belki rüyanda görürsün seninle asla evlenmem." Dedim bu adam niyeti bozmuştu. Kurtulmam lazım biseyler yapmam lazım babama çok kızmıştım ama bı yandan acaba bu adam naptida babamı ikna etti belki tehdit etmiştir. Sorsam cevap verir miydi acaba? vermezdi tabi efsun sacmalama gözlerim kapanıyordu artık hakim olmiyordum kendimi uykunun kollarına bıraktım.
*****
Sabah güneşin yüzüme vurmasiyla uyandım. Karnimda bı ağırlik vardı gözlerimi açtım kolunu belime sarmış uyuyordu kalktım yataktan "sapik misin sen ne yaptığını saniyorsun sen" dedim bağırarak uykulu gözlerle "sabah sabah ne bağırıyon" dedi normal bı şekilde.
"Niye mi bağırıyorum ha sen ne hakla beni yanına alırsın kimsin ya sen bu hakkı nasıl kendinde bulabilirsin." dedim yataktan kalkmış bana doğru yürüyordu yüzü sertleşmişti ama bu şuan hiç umrumda değildi.
"Küçücük koltukta iki büklüm uyuyordun biraksaydimda her yerin tutulsamıydı" dedi
"Bıraksaydın da evimde yatağımda rahat rahat uyusaydim bıraksaydın da özgürce hayatıma devam etseydim bıraksaydın keşke bıraksaydın." dedim yüzünde mimik oynamadi artık dayanamıyordum önünden çekilip banyoya gideceğim anda kolumu tuttu ve kendine çekti.
"Bırakmam bırakamam anla beni lütfen." Dedi
"Anlamıyorum seni çünkü sende beni anlamıyorsun o kadar emek verip kurduğum işler senin yüzünden yarım kaldı geçmiş karşıma burda kalıcaksın yok seni seviyorum gibi zırvalıklar anlatıyorsun." Dedim içindekileri dökmek birazda olsa rahatlatmıştı.
"Bana güven verdiginde yani kacmayacağından emin olduğum gün işlerine devam edebilirsin mesleğini elinden alamam haddim değil bu ama benim soyadımı aldığın,güven verdiğin gün işlerinde istedigini yapabilirsin Amerikada o çok istediğini büroyu da açarsın hem." Dedi.
"Yani o gün hiç gelmiyecek senin soyadını almam seninle asla evlenemem bunu aklının bir köşesine yaz." Dedim ve kolundan kurtulup banyoya gittim kapıyı kitledim yere çöküp boş duvarı izledim içimde firtılanalar kopuyordu ama ağlamıyacaktim kendime söz verdim bu adam için göz yaşı dökmeyecektim.
Peki ya serkan'ı napıcam acaba yokluğumu anlamışmıdır. Pek sanmıyorum......
Sonnnn....
Umarım hoşunuza gitmistir..🖤