Skip to content

Aden

Chapter 5 · 3 min read

Aden

Chapter 5

5. Bölüm

Selamm

Yine ben :) arka arkaya 5 bölüm attimm.

Umarım begenirsiniz.

Beğenip yorum atmayı unutmayın.

1 ay sonra

Tam bir aydır Ankara'da yaşıyordu Aden. Düzenini kurmuştu artık. Tek başına büyük lojmanda kalmak istemediği için Albay ile konuşup askeriye bir oda ayarlayıp ayarlayamacaklarını sordu. Albay kabul edince de otelden ayrılıp askeriyeye yerleşti.

Evi olmuştu artık burası onun.

Sabah odasından çıktığında etrafta bir hareketlilik olduğunu fark etti. Hem hava almak için hemde hareketliliğin sebebini öğrenmek için binadan dışarı çıktı.

2 askeri araç arka arkaya karargaha giriş yapmıştı. Albay ve bir binbaşı da dışarı da onları izliyordu.

Şimdi anlamıştı. Geldiği günden beri isimlerini çok kez duyduğu Göktürk timi görevden dönmüştü.

Bir banka oturup onları izlemeye devam etti. Araçtan sırayla askerler indi ve hepsi albayın önünde ip gibi hizaya geçti. Arkaları dönüktü Aden'e.

Albayın konuşmaya başladığını ağzının hareketlerinden fark eden Aden ayaklandı ve onlara daha çok yaklaştı. Merak etmişti ne konuştuklarını.

"Büyük iş başardınız evlatlarım." Diyip gururla baktı Albay.

"Sağol." Dedi hep bir ağızdan tim.

Dağılacaklarını anlayan Adende arkasını dönüp gidecekti ki albayın ona seslenmesi ile durdu.

"Doktor hanım gelin o çok merak edilen Göktürk timi ile tanıştırayım sizi."

"Tabi." Diyerek albayın yanına vardığında gözlerini askerlerin yüzünde gezdirdi.

Gördüğü iki yüz ile büyük bir şaşkınlığa uğradı ki bunu yaşayan tek o da değildi. Aynı şekilde Alp ve poyraz'da şaşkın şaşkın bakıyordu.

Sessizliği bozan poyrazın "yenge" demesi oldu.

"Ne yengesi?" Dedi herkes aynı anda.

Alp elini ensesine atarak konuştu. "Poyraz kapat çeneni kardeşim kapat."

"Bencede kapat." Dedi Aden. Anlamıştı Alp ile onu yakistirdigini ama bu kadar kişinin içinde bir anda yenge demesi hoş olmamıştı.

"Çocuklar siz sevgili misiniz?" Dedi Albay. Aden ve Alp'e bakarak.

Adenin içinden 'yuh ama artık yavaş gelin.' demek gelse de tabi ki bunu diyemedi.

"Hayır komutanım. Poyrazın patavatsızlıgı sadece."

"Anlaşıldı neyse siz tanismissiniz zaten." Diyerek yanlarından ayrıldı Albay.

Alp Adenin yanına yaklaşırken konuştu. "Kusura bakma lütfen."

"Problem yok yanlış anlamış heralde o." Dedi Aden saçını kulağının arkasına koyup.

"Öyle olmuş. Sen burada mı çalışıyorsun artık?"

"Ben bir aydır buradayım." Dedi Aden gülerek.

"Tabi ya biz uzun zamandır görevde olunca."

"İşiniz çok kutsal ve zor Allah kolaylık versin." (Amin)

"Hangi meslek kolay ki? Herşeyin zorluğu vardır. Önemli olan severek yapmak. O zaman zorlukmuş, yorgunlukmuş inan ki işlemiyor."

"İnanıyorum ve hak veriyorum."

"Güzel. Neyse içeri girelim istersen havalar sogukmuş baya burada da."

"İyi olur sende dinlenirsin biraz."

Alp eli ile Adenin önden geçmesini işaret etti. Aden önden doktor önlüğü ile giderken Alp arkasından üstünde şanlı üniforması, sırtında kırk kilo çantası ve elinde tuttuğu tüfeği ile onu takip ediyordu.

Alp odasına çıkarken Adenin de yanında gelmesine şaşırmıştı.

"Odama mi bırakacaksın yoksa beni." Dedi gülerek.

"Bende odama gidiyorum." Dedi Aden.

"Burada mı kaliyorsun?" Dedi Alp.

"Evet."

3. Katın koridoruna geldiklerinde biri sağ birisi sol tarafa gidecekti.

"Görüşürüz sonra." Diyip odasına ilerledi Aden.

"Görüşürüz." Diyip onun odasına girmesini bekledi Alp.

Aden kitledigi kapıyı açınca arkasına baktı. Alpin onu izledigini görünce el sallayıp odasına girdi.

Alp yüzündeki sırıtışla odasına gitti. Duş aldıktan sonra bir ayın yorgunluğu ile kendini yatağa bıraktı.

Aden odasına girdikten sonra yatağına oturup telefonunu eline aldı ve 'B' kişisine mesaj gönderdi. 'Göktürk timi dönüş yaptı.'

Bölüm sonu.

Biraz uzun bir bölüm oldu.

Bölüm sonu yorumları?

Karakterler?

Kitap nasıl gidiyor?

End of chapter

7 comments