Neden gittiğini hiç öğrenemedim.Gitmesi gerekiyordu belki,bilemedim. Sanırım yine,yeni bir hayatın amansız sularına bırakıyordu kendini. Gitti işte...
Herşeyi geride bırakarak ve herşeyden birşeyler kopararak. Kimse nereye gittiğini bilmiyordu.Önce evini.sonra mahallesini terk ettim.Geriye dönüp bakmadı bile. Kimse sormadı neden gidiyorsun diye. Belki son anda geri döner, birşey söyler diye bekledim; dönmedi, söylemedi.
Hiçbir anlam yoktu o son bakışında. Vazgeçmiş gibiydi, herşeyden ve herkesten. En çokta benden..
Onu kimler kandırdı bilmiyorum. Böyle umarsızca gitmesine sebep olanlar kimlerdi yada kimdi? Birine mi sevdalanmıştı ,yoksa birinden mi kaçıyordu? Umulmadık bir anda birdenbire bavulsuz bir girişti işte. Ağlamaklı bir anneyi ,kötürüm bir babayı, küçük bir kız kardeşi ve ona aşık kadını gömüp içine gitti
Dönmeyeceği belliydi.Belki haberide gelmeyecekti artık. Onu bunca seveni biçare bırakıp gitmesinin sebebi ne olabilirdi?
Aşktan çok çekmişti benden önceki hayatında.
"Ölüsever aşkların çocuklarıyız biz"derdi durmadan. O zamanlar anlamazdım ne demek istediğini. Öyle laflar ederdi ki durup dururken insan cahilliğinden utanırdı.Bir keresinde bana aşık olup olmadığını sormuştum çocuksu bir tavırla. Gülerek " Aşık değilim,sadece kalbim şımarıyor seni görünce " demişti. Korkusu yoktu hiçbir şeyden "Aşktan korksaydık acısına razı olmazdık"derdi hep. Sürekli gitmekten söz ederdi. Neden gitmek istediğini sorduğumdaysa "Gitmek adımdır" derdi ve adım adım giderdi...