Skip to content

A

Chapter 2 · 2 min read

A

Chapter 2

Tehditin Ardında

Telefonun tuhaf sesi hala kulaklarında çınlıyordu. O soğuk, tehditkar sesin yankısı, zihnini meşgul ediyordu. “O lanet olası kızı bul.” – kelimeler yavaşça kafanın içinde dönüp duruyordu. Vittorio Moretti… Bu ismi duymamış olman imkansızdı. Şehirde herkes, onun ne kadar tehlikeli olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu biliyordu. Ve sen? Sen sadece bir öğrenci, bir garson, bu koca şehre sıkışmış biriydin.

Derin bir nefes alıp yataktan kalkıyorsun. Vücudun hâlâ uykulu, ama içinde bir tedirginlik var. O telefon görüşmesiyle birlikte, senin normal hayatın bir daha asla eskisi gibi olmayacak gibi hissediyorsun. Şu anda, sadece hayatta kalmak için ne yapman gerektiğini düşünüyorsun.

Saatlerce odanda yürüyüp durdun. Nereye gitmelisin? Ne yapmalısın? Belki de onun söylediklerini görmezden gelmek, sessizce hayatına devam etmek en iyisiydi. Ama o sesi hatırladıkça, korku seni tüketiyor. Telefonun tekrar çaldığında, kalbin yerinden fırlayacak gibi oluyor.

Sen: Telefonu eline alırken, içindeki panik ve korku birbirine karışmış durumda.

“Alo?”

Vittorio: Ses yine o soğuk, sakin tonuyla duyuluyor.

“Bunu tekrar etmeyeceğim. Küçük kız… Nereye gittiğini biliyorum.”

Vittorio’nun sesi, bir tehdit gibi değil, bir komut gibi duyuluyor. O kadar kesin, o kadar güvenli bir şekilde konuşuyor ki, kelimeler kulaklarına çivisi gibi saplanıyor.

Sen: Gözlerini sımsıkı kapatarak konuşmaya çalışırsın, ama sesin titrer.

“Ne istiyorsunuz benden? Ben… ben kimseye zarar vermek istemiyorum.”

Vittorio: Gülümsemesini telefondan hissedebilirsin. İçindeki rahatlama, sonra o soğuk gerçeklik, gözlerinin önünde bir ışık gibi parlıyor.

“Beni iyi anladın, değil mi? Biraz daha dikkatli ol. Seni bulmam bir kaç saatlik iş. Ve seni koruyacak kimse yok. O yüzden seni uyarıyorum; şehri terk et. Bir kaç günlüğüne bile olsa, kaybol. Yoksa, her şey daha karmaşık hale gelir. Bunu unutma.”

Sen: Telefonu kapatırken, kalbin neredeyse ağzına geliyor. Titreyerek derin bir nefes alırsın. Ne yapman gerektiğini hala bilmiyorsun. Ama bir şey kesin: Sadece hayatta kalmak için doğru hamleyi yapmalısın.

Bir süre sonra, kararını verip şehri terk etmeye karar veriyorsun. Birkaç günlük kaçış. Ama Vittorio’nun izlediğinden hiç şüphe duymuyorsun. Korku, seni her adımda takip edecek gibi hissediyorsun.

O geceyi ve ertesi günü, korkuyla geçiriyorsun. Şehirdeki o insanları, sokakları, arabaların geçişini, kafelerdeki gürültüyü duyduğun her şeyde bir tehdit arıyorsun. Vittorio’nun etrafındaki adamların gözlerinin seni izlediğini hissediyorsun.

Bir gün, bir kafede otururken, sabahın erken saatlerinde, tanımadığın bir adam sana yaklaşıyor. Yavaşça, korkuyla başını kaldırıyorsun. Adam siyah takım elbise giymiş, soğuk ve ciddi bir şekilde sana bakıyor.

Adam: Sana doğru yürürken, sesinde bir tehdit var.

“Vittorio’nun size bir mesajı var.”

Sen: Bir an donakalır, tüm vücudun gerilir.

“Ne istiyor? Kimdensiniz?”

Adam: Bir süre sessiz kalır, sonra sadece bir cümle söyler:

“Olanlardan kaçamayacaksınız.”

Bir anda, etrafındaki dünya kararmaya başlar. Bu adam sadece bir başlangıçtır. Vittorio’nun gücü her an seni kovalayacaktır. Şimdi, bu şehri terk etmek, onun dediği gibi kaybolmak, belki de en doğru seçenek gibi görünüyor.

Ama bir şeyi biliyorsun: Bu adam, bu tehdit, seni izlemeye devam edecek. Ve sen, hayatta kalabilmek için ne kadar ileri gidebileceğini hala bilmiyorsun…

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.