Skip to content

...

Chapter 8 · 2 min read

...

Chapter 8

git artık odamdan

Uyumadığımı anlamış. Daha fazla taklit yapmama gerek yok.

Yatakta oturdum. Lee, mutfaktaydı.

+Gitmeni bekledim. Bir türlü gitmedin.

-uyumadığını itiraf ettin.

+ne kadar abarttın ya. Evet, uyumuyordum işte.

-kiminle konuşuyordun?

+seni ilgilendirmeyen konulardan uzak dur.

Onun taklidini yaptığımı anlamasını umdum.

-çok kabasın.

Anlamadı..

+neyse. Neden uyandın?

-uyuyamadım. Hava çok sıcak.

+evet. Bugün gerçekten sıcak.

-benim odama gelmek ister misin?

Dedi odasının kapısını göstererek. Terbiyesize bak.

-ne saçmalıyorsun ya? Yardım edin diye çığlık atarsam komşulara rezil olursun.

-asıl sen ne saçmalıyorsun? Aklından ne geçiyordu acaba.. boşuna aptal demiyorum.

Gözlerimi devirdim. Sensin aptal.

-uno oynayalım mı?

+Bu saatte uno ne alaka?

-bu saatte sevgilinle konuşman ne kadar normalse, uno oynamak da o kadar normal.

Sevgili mi? Konu ne ara buna geldi!?

+İyi. Oynayalım.

Girişte sağda olan odaya gittik. Demek burası onun odası..

Beklediğimden daha düzenli bir odası var. Kendisinin toplamadığına yemin edebilirim.

Kartları çıkardıktan sonra yere oturduk ve oynamaya başladık. Odasındaki saat çok gürültülüydü. Katlanabileceğimi sandım ancak bir süre sonra o sesten başka bir şey duymamaya başladım. Tamda bu sırada, Lee'nin omzuma dokunmasıyla kendime geldim.

-iyi misin?

Başımı iki yana salladım.

+saatin pilini çıkaralım mı?

Nedenini sormadan saate yöneldi., Pilleri çıkardı. Şuan gerçekten iyi hissediyordum.

+Teşekkürler.

-artık oynamaya devam mı etsek?

Keşke teşekkür etmeseydim. Her ne kadar bana aptal dese de, asıl aptal kendisi.

•••••••

unodan sıkılmış, öylece oturuyorduk.

-evimize kadar geldin. Ama hakkında çok az şey biliyorum.

Ne dediğini anlamaya çalışıyordum.

+yani?

-daha önce söylemediğimiz şeyleri söyleyelim birbirimize.

+tamam. Başla.

Biraz düşündü.

-naneli çikolataya bayılırım.

+En nefret ettiğim!

-tartışmaya çalışma. Sıra sende.

Sadece fikrimi söylemiştim! Neden tartışmak isteyeyim ki? Beni evinden atması için mi?

+Babam yok.

Bunu beklemiyor gibiydi.

-benim de ailem yok.

Ne? Ama doktor Chris..

+Nasıl?

-yok işte.

+Hiçbir şey anlamıyorum. Doktor Chris'i ailen olarak görmüyor musun? Ya da annen ve babanı?

-onlar gerçek ailem değil jayla. Sana boşuna aptal demiyorum. Bunu bile anlayamadın.

+Gerçek ailen olmadıklarını nereden biliyorsun?

-güneş doğmaya başladı. Belki yine evden kaçar, buraya gelirsin. O zaman sana anlatırım.

Dedi ve ayağa kalktı.

-git artık odamdan.

Kalktım ve odadan çıktım. Salonda benim için yaptıkları yer yatağına uzandım ve uyudum.

(Lee'nin odası)

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.