Skip to content

...

Chapter 27 · 2 min read

...

Chapter 27

gurme Jayla

Dakikalardır birbirimize bakıyorduk. Ne zaman konuşmaya başlayacak ya.

Daha fazla dayanamayıp ben konuşmaya başladım.

+Ne bakıyorsun?

-Kim olduğunu merak etmiyor musun?

Ediyordum ama bunun ne önemi var ki. Banane onun kimi sevdiğinden.

+Okuldan biridir işte. Merak etmiyorum.

-Peki. Konuyu kapatıyorum. Zaten yakında öğrenirsiniz.

Acilen başka bir şey hakkında konuşmam lazım.

+Neden geldin?

Senin açacağın konuya..

-Ne?

+Neden geldin diyorum. Yanıma.

-Sen olsan gelmez miydin?

Giderdim, doğru.

+Gelirdim.

-E o zaman..?

Sıkılmıştım artık. Madem geldi, biraz eğlenelim diye düşündüm.

+Yemek yapalım mı?

Çok ani olmuştu ama aramızdaki gerginliği ve bugün yaşananları unutmaya ihtiyacımız vardı. Söylediğim şeye şaşırmıştı.

-Ne? Mutfağı yakalım mı dedin?

Ne kadar komik biri ya. Baya gülüyorum şuan.

+Haha. Çok komik.

-Tamam tamam. Ne yapacağız ki? Ve.. aniden mi?

Yemek yapmak aşırı uzun bir zaman gerektiriyormuş, yemek yapmak için belgeler gerekiyormuş gibi konuşmuştu. Yemek yemek istemek çok normal aslında.

Yemek yapmak hakkında hiçbir bilgim olmadığı için kolay bir şeyler yapmak istedim.

+Makarna uygun bence. Ayrıca ne dememi bekliyordun ki. "Dinle beni Lee. Çok önemli bir konu var. Karnım deli gibi aç ve tüm yemeği sana yaptıracağım" falan mı? Ayrıca çok uzattın ya olayı. Sadece makarna yapmak istemiştim.

Güldü.

-Tamam. Aşçı Lee hazır. Gurme Jayla daha fazla sinirlenmeden başlayalım.

Malzemeleri çıkardık ve hızlıca yemek yapmaya başladık. Düşündüğümden daha hamarattı.

Yemek bitmişti. Mutfak havaya uçmamıştı, ikimiz de hayattaydık.

-Ben olmasaydım her yer berbat olurdu muhtemelen, kabul et.

+Yalan söylemeyeceğim. İyi iş çıkardın.

-Biliyorum.

Dedi egosunu tatmin etmek istermiş gibi. Bu haliyle komik görünüyordu.

+Alt tarafı bir makarna Lee. Abartmayalım bence.

Güldü. İçten bir şekilde gülüyordu. Şu zamanlarda onu böyle görmemiştim hiç. Nedensizce bende güldüm.

Yemekleri yedikten sonra annem aradı. Eve geleceğini söyleyince Lee de kendi evine gitti. Annem eve geldiğinde pek iletişim kurmak istemedim çünkü hala duruma alışmaya çalışıyordum.

Yatağıma uzandığımda son birkaç aydır yaşananları düşündüm. İntihar etmeye çalıştım çünkü her şey kötüye gidiyordu. O zamanki ben şuanki halimi görse hayatına şükrederdi sanırım..

Daha sonra doktor Chris ve Lee ile tanıştım. Biri kötü, biri iyi iki kişi. Sonra birkaç yıldır konuştuğum sanal arkadaşımla karşılaştım ve Lee, ben ve o arkadaş olduk. William öldü. Luke'nin hastalığı tetiklendi, hastanelik oldu. Annem ve doktor evlenme kararı aldılar.

Yuvarlanıp gitmiyorum, takla atıyorum.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.