Kafamı salladığım da bana dönüp şaşırmama sebep olan soruyu yöneltti.
"Adını soramadım ama adın ne ?" Çekinmiş miydi yoksa bana mı öyle geliyordu?
"Şey..." Durduğum da kendime hayretler içinde şaşırmam normal değildi.
"Kaia." Dedim köpeklere tekrar bakarak. Kafasını salladı.
"Sizin ki ?" Diyerek döndüğüm de hala bana baktığını gördüm.
"Ronan." Dediğin de ona bakıyordum. Sessizce kafamı salladım. "Tanıştığıma memnun oldum." elini uzattı.
(Ne yapmam gerekiyordu tutmam mı yoksa sen kimsin dizi veya kitap karakteri kocalarım mı diyerek kovmalı mıydım?)
Elini tutarken konuştu "Onlar bizden daha memnun gibi görünüyor sanki." Dediğinde Hona baktım. Gerçekten de öyle gözüküyorlardı. Elimi sıkarken ikimiz de birlikte öylece kalmıştık.
Bir ona bir de köpeklere bakmaktan başım dönüyordu.
Sonunda arkamdan adımı duyduğum da derin bir oh çekmek istesem de şuan nefes almam bile bir mucizeydi.
Fin arkamızdan çıktığın da ikimiz de çarpılmış gibi elimizi çektik.
Fin şaşkın bakışlarını bana doğrulturken gözlerimi kaçırmamak için direndim. Gözleri aramızda gelip giderken konuştuğumuz diyoloagları anlamaya çalışıyormuş gibiydi.
"Ooo ben tanıştırmadan siz tanışmışsınız galiba." Dediğinde sırıtıyordu.
"Köpekler sağolsun." Dediğin de Ronana döndüm.
Fin köpeklere bakıp tekrar sırıttığın da ona uyarıcı bir bakış attım.
Bizimkiler de geldiğin de Amara'nın sorgulayan gözlerini görmekten daha beter bir şey varsa oda Finin sırıtışıydı.
Roby adama elini uzattığın da sıktı.
"Ronan Blakele tanışın millet ve köpeği Colela." Dediğin de herkes el sıkıştı.
(Tanrım Ferrari'nin sahibi)
"Siz nerden tanışıyorsunuz Kaia ?" Dedi Tony bana dönerek.
Hala birbirlerine sürtünen köpekleri işaret ettim. "Hon sağolsun beni peşinden koşturdu. O sayede tanıştık." Dedim açıklama yaparken bu adam bana neden bu kadar dikkatli bakıyordu!
(Nefes al kaia nefes al kızım)
Tony kafasını salladığın da köpeklere eğilerek onları sevmeye başladı.
Fin ordan lafa atlayarak "Eee hadi o zaman bizim tarafa geçelim." Herkes onu takip ederken Hon ve Cole da bizimle birlikte arkadan geliyordu.
Hızlıca bir iç çekerek koltukların olduğu daha lüks bölgeye geçtik.
Yan tarafa oturduğum da Ronan da karışma oturmuştu.
(Çok güzel!?)
Sipariş için barmen yanımıza geldiğin de soğuk su istemiştim sadece Mara kolumu dürterek bana güldü "Bu gün iddiayı kaybetti ondan böyle somurtkan." Gözlerimi devirdim.
"Gerçekten mi Mara demişti ama!" Dedi Rony gülerek. Ona öldürücü bir bakış attığım da içtiği kokteyl boğazında kalmış gibi öksürdü.
Tony sırtına vururken sinirle soludu "Oha Ton sırtımı deldin şuan." Diyerek sitem etti.
Ton ve Rony birbirleri ile laf dalaşına girerken Ronanın hala bana baktığını görmezden gelmek istiyordum. Ama konuştuğun da bunun imkansız olduğunu anladım.
"Ne iddiası bu ?"
(Sanane!)
"Yurtdışın da yaşayacağım ve ailem buna pek sıcak bakmıyor kabul ederler diye iddiaya girdim sarhoşken ama işte durum orta da içkiler bana kilitlendi." Dediğim kollarımı göğüsümümün altında kavuşturdum.
Bütün ekip vuhuuuuuuwwww diye bağırdığın da kafamı iki yana sallayarak güldüm. Güldüğüm de onun da bana bakmasıyla göz göze geldik. Kaçırmadığıma şükrettim.
Herkesin dikkati gülmek zil zurna sarhoş olmak ve dans etmekteyken bizimkiler de içkilerin parası benden olduğu için rahattı.
Mara benim de kalkmam için çekiştirirken burda oturacağımı diretmiştim. En sonda pes ederek dans pistine doğru yürümeye başlamıştı.
Lakin o hala karşımda oturuyor arada bir köpeklere ve bana bakıyordu. Ayrıca viski içmek de fazla ağırdı. Ama bu adam ağırlığın vücut bulmuş haliydi sanki.
Coleun kuyruğu bacağıma dokunduğun da birden korkarak irkilmeme rağmen o koltuğa zıplayarak önce patilerini sonra da kafasını kucağıma koymuştu.
"Beni korkuttun Cole." Hırladığın da onun tarzının böyle olduğunu fark ettim.
Kafasını okşarken Hon da ona verilen et kemiğini kemirmekle meşguldü.
Ronana döndüğüm de bir bana bir de Cola bakıyordu.
"Benden başka hiç kimseye böyle davranmazdı." Dediğin de gülümsedim. Bana daha derin baktı.
"Ne güzel bende onu fazlasıyla sevdim."
O gülümsüyor muydu ? Yoksa dudaklarını mı büzmüştü?
Gamzesi yanağının altında belirdiğin de gözüm gülümsemesine takılı kalmıştı.
Ona fazla baktığımı hissettiğin de gözleri bana kilitlendi.
(Denizin kenarında ki adam) Yankısını zihnim de susturmak için çabaladım. O değildi. Olamazdı. Sadece sıradan bir hoşlantı ve beğeniydi o kadar fazlası değildi. Beynim yine saçmalıyordu.
Ruhumun ve hislerimin yarısı bu kadar çabuk ve basit olamazdı.
Gözlerimi geri çektiğim de Coleun kafasını okşadım.
Bu köpek adamın parfümü gibi mi kokuyordu yoksa benim duygularım mı şaşmıştı?
Çok güzel kokuyordu. Kafamı iki yana salladım
Barmen yanımızda tekrar geldiğin de bir şey içip içmek isteyip istemediğimizi sordu.
"Buzlu Martini alabilirim." Dediğim de Ronan elini kaldırarak sağol işareti yaptı. Barmen kafasını sallayıp kısa bir süre sonra Martini mi getirerek beynimin susmasına fazlaca yardımcı oldu.
Ronan kendi viskisinden bir yudum alırken Cole yavaş hareketlerle kucağımdan kalkarak onun kine geçti.
Ronan Coleu kolunun altına alarak boynunu okşadı.
(Bu adam köpeği ile ikiz gibi gözüküyordu?)
Martiniden büyük bir yudum alıp boğazımdan aşağıya akması için uğraştım.
"Siz dans etmiyor musunuz ?" Galiba yutkunamamıştım. Hafifçe boğazımı temizlediğim de
konuşmak için kendimi zorladım.
"Biraz anksiyetem artı utangaçlığım var da ondan." Yanaklarım neden sürekli kızarıyordu ki ?
Bu heyecan bana fazlaydı evet normal konuşurken bile öyleydi!
(Fazla sıcak)
Amara kıçıyla beni devirmek istermiş gibi yanıma sertçe oturduğun da kolumdan çekiştirdi.
"Hey!! Hadi ama alt tarafı dans edeceksin kaia!" Diyerek sitem etti bana.
O sırada Roby de geldiğin de beni iki yandan zorlayarak ikna etmeye çalışıyorlardı.
Ronan bize bakarak tekrardan gülümsediğin de sanki yüzü aydınlanmıştı.
(En azından gülümseye biliyordu 🙄)
"Kusura bakma fazlasıyla sarhoşlar." Dediğim de oda bana bakıyordu.
Kafasını salladı "sorun değil."
Artık daha fazla dayanamadığım için ayağa kalktım. Ronana dönerek "Hon sorun çıkartırsa hemen şurdayım."
Tekrar dudaklarını o büzmüş şekline getirdiğin de "tamamdır." Diyerek onayladı beni.
(Asker selamı verseydin)
Roby ve Amara beni dans pistine çekerek ortalarına aldılar. Fin ıslık çaldığın da benim sevdiğim şarkıyı açtırdığını biliyordum.
Bedenimi yavaşça hareket ettirdiğim de Martiniyi içmemem gerektiğini çok geç anlamıştım.
Bir bardak bile devrelerimin değişmesine etki ediyordu. Sabahtan kalmışlıktan nefret ediyordum.
Amara arkama geçtiğin de "İşte bu benim kızım!" Diyerek bağırdı.
Hafifçe güldüm.
Kalçalarımı ve vücudumu müziğin ritmiyle hareket ettirirken ellerimi uykularımdan başlatıp yukarıya doğru hareket ettirdim. Ürperti tüm vücudumdan geçti.
Kollarımı ve ellerimi yukarıya doğru yönlendirdim.
Müziğin ritmi arttığın da vücudumun kontrolü benden çıkmaya başlıyordu.
Saçlarım sağa ve sola savrulurken kendimi kaybediyordum.
Kollarım yukarıdayken boynuma getirdiğim de belimden sertçe tutup beni kendi vücuduna yaslayan adamı hissetmeden önce.
~Denizin kenarında beni bekleyen adama 🌊🌀