Bir gece uyurken rüyamda; rutubetli, her yer toz kaplamış, elektrikleri durmadan yanıp sönen lavaboya adım attım. Damla damla akan gri musluğun üzerindeki aynaya, kafamı kaldırdım ve aynadaki yansımama baktım. Birkaç saniye sonra banar gülümsedi, tam o anda elektrikler kesildi ve ayna parçalara ayrıldı, aynadaki yansımam üzerime atladı ev saldırmaya başladı tam o sırada nefes nefese uyandım vücudum terler içerisinde idi ellerim, yüzüm, bacaklarım, ayağım hatta saç tellerinin her bir telimin yandığını rahatlıkla hissedebiliyordum. Biraz sakinleştikden sonra elimi, yüzümü yıkamak için lavaboya gittim. Açık kahverengi kapısı, gri renkte kulpu olan lavabonun kulpunu yavaşça indirdim kapıyı yavaşça açtım ve içeri yavaşça adım attım, sol tarafımda beyaz renkli ve terkemiz havlular duruyordu, sağ tarafımda ise yine beyaz renkte bir dolap vardı ama bu beyaz renkler yakında kan kırmızısına dönücekti ondan sonra tekrar bembeyaz hallerine geri dönüceklerdi orada olanları sadece onlar ve o beyaz renkteki duvarlar bilecekti başka kimse bilemiyecekti. Daha sonra musluğa yaklaştım ve ellerimi, yüzümü yıkamaya başladım ama rüyadan o kadar çok etkilenmiştim ki ellerimi, yüzümü yıkarken aynaya bakmamaya çalışıyordum. Rüya o kadar gerçek gibiydi ki içimi bir huzursuzluk kaplıyordu. Yüzümü sağ tarafındaki beyaz renkli havllularla kuruladım ve çıkmak için kapıya yaklaştığımda ayna çok sert bir şekilde yere düştü ve bedenim buza kesti, dona kaldım ve haraket edemez hale geldim. Bir kaç Saniye sonra yavaşça arkamı dönüp düşen aynayı alıp tekrar yerine astım " hayret " dedim içimden çünkü aynada bir çizik bile yoktu. Çıkmak için kapıya yaklaştığımda ayna tekrar düştü bu sefer o kadar ürkmüştüm ki kalbim deli gibi atıyordu tekrar kaldırdım ve terkrar astım ve tekrar düştü tekrar astım ve tekrar, tekrar, tekrar ve bu sefer o kadar sinirlendim kii tekrar kaldırdım, astım o kenarları gri renkte olan tuhaf gül şekilleri ile o korkunç aynanın etrafını süsleyen aynayı asıp yansımama baktım ve
O bana gülümsüyordu...