Skip to content

ɢᴏ̈ʟɢᴇ

Chapter 1 · 3 min read

ɢᴏ̈ʟɢᴇ

Chapter 1

Görev Adı: Kızıl Liste

Şehrin en yüksek binasının balo salonunda, kristal avizelerin ışığı binlerce elmas gibi parlıyordu. Ama bu ışıltının altında, dünyanın en karanlık sırları kadehlerin içinde çalkalanıyordu.

Nerissa, aynadaki yansımasına son kez baktı. Siyah, ipek elbisesi vücuduna bir zırh gibi oturmuştu. Saçları omuzlarından aşağı bir gece şelalesi gibi dökülüyor, yüzü ise ilk kez bu kadar savunmasız ama bir o kadar da tehlikeli görünüyordu.

Salona adımını attığında, tüm bakışların üzerinde toplandığını hissetti. O, teşkilatın "Gölge" dediği ajandı. Kimse onun gerçek adını bilmiyordu, kimse bu güzelliğin arkasında kaç dil bildiğini veya bir insanın canını kaç saniyede alabileceğini tahmin edemezdi.

Nerissa’nın adımları mermer zeminde kusursuz bir ritimle yankılanıyordu. Kulaklığındaki hafif cızırtı, merkezin soğuk ve mekanik sesine bıraktı yerini:

"Hedef saat üç yönünde, Nerissa. Protokol açık: Veriyi al ve sessizce sız. İkinci bir şansın olmayacak."

Hedefi, salonun ortasında etrafı korumalarla çevrili olan teknoloji devi Victor Volkov’du. Volkov’un ceketinin iç cebinde, dünyanın en gelişmiş şifreleme sistemlerini tek bir komutla çökertebilecek olan dijital bir bellek duruyordu. Nerissa için bu çocuk oyuncağıydı. kalabalığın içinde bir hayalet gibi süzülürken yüzündeki o mesafeli gülümsemeyi bir an bile bozmadı. Victor Volkov, etrafındaki koruma çemberine rağmen, doğru zamanlama, doğru bakış ve kaçınılmaz son.

Tam hedefine üç adım kalmışken, tanıdık bir koku genzini yaktı. Sert bir tütün ve soğuk bir kış gecesi gibi keskin bir kolonya... Bu koku sadece bir kişiye aitti ve o kişinin burada olması, planın bir parçası değildi. Tyler. Tyler, elinde yarım dolu bir kadehle, hiçbir acelesi yokmuş gibi yanından geçti. Bakışları birbirine değmedi ama omuzları birbirine teğet geçtiği o salise içinde, Tyler’ın sesi kulaklığındaki merkez sesini bir bıçak gibi kesti. merkez frekansına sızmıştı.

"Seni burada görmek güzel, Nerissa."

Hassiktir... Bu kadar kolay deşifre olamazdı. Olmamalıydı.

Nerissa’nın adımları bir anlığına ağırlaştı ama durmadı. Gerçek isminin bu profesyonel arenada yankılanması, zırhında açılan ilk çatlaktı. Tyler durmadan yürümeye devam ederken, fısıltısı zihninde dönüp durmaya başladı:

"Belleği aldığın an sistemde bir 'temizlik' başlayacak. Teşkilat bu veriyi korumak için değil, tüm dijital geçmiş hiç var olmamış gibi silmek için istiyor. Kendi celladına veri taşıyorsun, Gölge."

Gece, mermer zeminde yankılanan topuk sesleriyle bir satranç tahtasına dönüşmüştü. Tyler’ın uyarısı, Nerissa’nın zihninde kristal avizelerin şıkırtısından daha yüksek bir gürültüyle çınladı. Nerissa, Volkov’a olan mesafesini korurken göz ucuyla salonun çıkışlarını taradı. Tyler haklıysa, bu görev bir veri hırsızlığı değil, kendi infaz fermanıydı. Volkov, elindeki kadehi hafifçe havaya kaldırıp yanındaki iş adamına gülerken, ceketi hafifçe aralandı. Gümüş parıltılı o küçük bellek, bir servet değerindeydi ama şimdi Nerissa için zehirli bir hançerden farksızdı.

Kulaklığındaki merkez sesi tekrar duyuldu, her zamankinden daha mekanik, daha ruhsuz:

"Nerissa, neden yavaşladın? Hedef menzilinde. Operasyonu tamamla."

Nerissa, dudaklarının kenarına yerleştirdiği o sahte gülümsemeyi silmedi. Tyler’ın kalabalığın içinde kaybolan silüetine bakmadan, alt dudağını hafifçe ısırıp kulaklığın mikrofonuna fısıldadı; sesi bir esinti kadar hafifti:

"Sistemde bir parazit var, Merkez. Ama temizlik konusunda haklısınız... Ortalık birazdan çok kirlenecek."

Volkov’un tam yanından geçerken, garsonun tepsisinden aldığı şampanya kadehini hafif bir bilek hareketiyle adamın pahalı ceketine doğru eğdi. Bir kaza süsü vermek, yaklaşmak için en eski ama en etkili bahaneydi. Volkov panikle geri çekilirken, Nerissa’nın parmakları bir cerrah hassasiyetiyle adamın iç cebine süzüldü. Soğuk metali hissettiği an, kalbi göğüs kafesinde çarpmaya başladı.

Bellek artık ondaydı. Ama Tyler’ın sesi zihninde yankılanmaya devam ediyordu: “Kendi celladına veri taşıyorsun.”

Nerissa, avucundaki metalin soğukluğunu hissederken ilk kez kendi teşkilatının nefesini ensesinde, bir namlu soğukluğunda hissetti. Oyun şimdi başlıyordu.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.