BY@beuyruDuvarların bazı insanlardan daha empat olduğunu biliyordum ama bu kadarını ben de beklemiyordum.

@beuyru
BY@beuyruDuvarların bazı insanlardan daha empat olduğunu biliyordum ama bu kadarını ben de beklemiyordum.
BY@beuyruBilmediğimiz yolu bir anda bilebiliriz. Bildiğimiz yolu da bir anda bilemeyebiliriz.
BY@beuyruBedenimizi ve ruhumuzu iyileştiren şeylerin peşinden gittiğimizde, içsel huzurumuzu buluruz. Aksi hâlde, geriye sadece huzursuzluk kalır — hep huzursuzluk…
BY@beuyruYürümeyi öğrenirken sağa, sola, öne, arkaya düşüyorduk. Yaşamayı öğrenirken de aynı durumdayız. Fakat şimdi, düştüğümüz yönlerden de şikayet ediyoruz. Doğrulmaya ne kadar hazırız?
BY@beuyruCân-ı dilimden gayrı kimse görünmez.
BY@beuyruMAT-RUŞ-KA Hâlimden haller çıkar, Matruşka bebeği sallarmışçasına, İçimin içindekileri sallarım, Küçük büyük can sıkıntılarımı dizerim, Dengede duran kuleler kurarım, Bu da garip meyillerimden biri, Aralarından en masumudur. Ahşap kokusu olmadan, Sükûnetli bir gün geçiremem, Çaysız, kahvesiz ve sensizsem, Katlanılamazlıklara da katlanamam. Öyle anlar isterim ki, Sükûnetin eş anlamını bulduğum, Huzurla dolduğum, Ben beklemiyorken, Belirsinler bana, Düş havuzlarımda. Çocukluğum çocukluğunu, Sevmeye niyet etmişken, Kendimi atıvereyim o seraplara, Yüzmeyi bilenin de, Bilmeyenin de çırpınabileceğini unutarak. Ah benim şu, yakamı bırakmayan unutkanlığım! Senin o güzel ismin geçtiğinde, Nasıl olur da ellerini üzerimden çekiverir?
BY@beuyruKıyas, özüne bir adım bile yaklaşamamış insanların kılıfıdır. O insanlar, "Düz yoldan gidenle engebeli yoldan giden bir olur mu?" diye düşünebilirler. Oysaki engebeler de düzlüktür; düzlükler de engebedir.
BY@beuyruSevdiğim her şeyi yeniden hatırlamamın en güzel vesilesisin. Sevdiğim, her şeyi yeniden hatırlamamın en güzel vesilesisin.
BY@beuyruGörebilen için aşk, her şeydedir.
BY@beuyruÖlüm bitirmediği sürece, yeniden ve yeniden başlanabilir her şeye.
BY@beuyruAşağı baktığıma bakma, yukarısı da aşağının aşağısıdır.
BY@beuyruBen daha önce hiçbir insana insanlığın bu kadar yakıştığını görmemiştim.
BY@beuyruBir hissi, bir düşünceyi dile getirmek isterken; birden fazla hisle, birden fazla düşünceyle karılıyoruz.
BY@beuyruBazı sorular aklımda değil, aklıma dolanıyordu. DNA gibi sarmal bir yapıdaydılar ve asla bırakmak istemezcesine bana sımsıkı tutunuyorlardı, sanki. Ne zaman ki onları açmaya, cevaplamaya çalışsam, katettiğim yolun en gerisine, en başına dönüyordum.
BY@beuyruBen nasıl mı bir insanım? İnsanlık gösterilir, Gösterdiğim halde göremiyorsan nasılını sorma, Sen de bilirsin böyle göremeyeceğini, Ki göremeyeceksin, Ne onun özünü, Ne benim özümü, Ne onun konuşmak için en arkaya geçen olmadığını, Ne benim susmak için en öne geçen olmadığımı, Ne hırsızım, Ne hırsın hırsızı, Azmim var benim, Haddimi aşmaktan korkarım, Ya kaybolup giderse? Tanrı'ma olan saygım. İşte böyle gece gündüz bir yerde, Birbirimizden epey uzakta, Bir ihtimal yine yakın olabileceğimizin, Hayalini kurarken, İçimizdeki sesler kısılana kadar titrerken, Bu aramızdaki soğukluktan, Biraz daha umudun ateşini, Biraz daha ararız, Sen seni inandıranı aramaya hala devam eder misin? Ya da ihanetin şairi gibi şiirler yazıp, Hayatları kurtarırken, Aynı zamanda kurtardığın hayatları da sorgular mısın? Benzer şeyler yaşamasaydık, Buluşmazdık “bir” olabileceğimiz bir yerde, İstediğim “bir” dostlukken, Zanında adavet mi vardı?
BY@beuyruBen kendi dünyamın denizinde yüzmeyi isterim, Diğer dünyaların denizi bana yeterince derin değil, Senin dünyanın denizi de, Senin dünyanın denizidir, Eğer mert olamıyorsak, Vicdan sahibi değilsek, Hangi dünyanın insanları, Aynı dünyadandır? Aşka böyle sarhoşken, Akıl hafif hafif yerinden oynarken, İmanım da kalbimi bir deprem gibi sarsıyorken, Ben olmuşumdur Akif, Bir elim boş, bir elim doludur, Bir ayağım gelirken, bir ayağım gidemez olmuştur, Yürümüşsem de ters ters yürümüşümdür, O durduğum yolları, Sana sevilmek rahat, Bana azap mı?
BY@beuyruEğer bildiklerimi bilmediklerinle harmanlaştırabilseydin, Bildiğini bildiğini, bildiğimi bildiğimi, Bildiğimizi, bildiğimizi bilmediğimizi, Bilmediğimizi, bazen de uçtuğumuzu, düştüğümüzü, Unuttuğumuzu, hatırladığımızı, Bir sel olup birbirimizi alıp götürdüğümüzü de, Bir daha getirmemek üzere götürebilirdik. Elbet haklısındır, Ama haklıyı, haksızı belirleyen, Ne benim, ne de sensin, Söyle bir daha, bir daha söyle, Ne söylemeyi arzu edersen et, İhanetin şairi şiirine sadıktır, Ama arada da bir sor kendine: “Bugünün kini beni yarına ulaştırır mı?” diye.
BY@beuyruİHANETİN ŞAİRİ Güzel sözleri güzel söylemenin de bir yolu var, Öyleyse neden çirkinlik akıyor dilinden? Tüm bu öyküyü en başından anlatsam da, İnsan asıl anlaması gereken yerden anlamayınca, Bir faydası dokunmaz bilirim, İnsanı insana anlatmamız da artık zarardır, Ben de bahsetmiyorum ki boyundan eninden. Sana inanırken seni bana inandıranı aramadım, Sonuçta her mevsim birbirine benzeyemez, Cemre de sürekli aynı yere düşemez, Keşke sen de seni inandıranı aradığın kadar, Beni arasaydın. Yağmur hep başını alıp gittiğinden, Birlikte ektiğimiz tohumların ormanları, Kuraktır şimdiki zamanın farklılıklarının civarında, Bunun için ne sızlan, ne ağla için için, Ceylana verip, Heyelandan sakladığın bütün sırların için, Toprak hâlâ aynı toprakken, Kendini büyük bir dehşetin sularına kaptırdığın için. +
BY@beuyruDüşman, asıl düşmanına kendi dostunu düşmanıymış gibi göstermeyi sever. Asıl düşmanına yalandan dost gibi bakmayı da, hatta asıl düşmanının dostlarını da düşman ilan etmeyi de. Fakat en sevdiği şey, tüm bu asılları örtmeye çalışmaktır.
BY@beuyruHer şeyin başında en doğru olanı istemeye karşılık, hayat bütün doğrularını sona saklar.
نستخدم ملفات تعريف الارتباط لتحسين الموقع وقياس الإعلانات. لا يعمل شيء خارج الأساسيات إلا بإذنك. سياسة الخصوصية