🖤🤍
Bazı insanları ilk gördüğünde ne olduklarını anlamazsın.
Ama hissetmeye başlarsın.
Ben bunu yıllar içinde öğrendim. İnsanlar konuşmadan önce kendilerini ele verirler. Bakışlarıyla, duruşlarıyla, hatta sessizlikleriyle bile.
O sabah adalet binasına girdiğimde içimde özel bir his yoktu. Sadece sıradan bir gün gibi görünüyordu. Ama bazı günler zaten sıradan görünerek başlar. Asıl sorun, sonradan neye dönüştükleridir.
Koridor her zamanki gibiydi. Sessizdi ama huzurlu değildi. İnsanların yürürken bile acele etmediği, ama durmaya da cesaret edemediği bir yerdi. Sanki herkes bir şeyden kaçıyordu ama ne olduğunu söylemiyordu.
Ben dosyayı elime aldığımda sadece bir operasyon raporu görmüştüm. Sivil kayıp, yanlış hedef, hızlı onay zinciri.
Ama kâğıtlar hiçbir zaman gerçeği anlatmaz. Sadece bir kısmını saklar.
Sorgu odasının kapısından içeri girdiğimde ilk fark ettiğim şey adam değildi aslında.
Havaydı.
Ağırdı. Boğucu değildi ama rahatsız ediciydi. Sanki içeride söylenmemiş şeyler birikmişti de nefes alırken bile onlara çarpıyordun.
Sonra onu gördüm.
Masanın karşısında oturuyordu.
Ne gergin ne rahat.
Bu bile tek başına sinir bozucuydu.
Çünkü insanlar genelde ya kontrolü kaybeder ya da kontrol etmeye çalışır. O ise ikisinin arasında, sabit bir yerde duruyordu.
Beni gördüğünde yüzünde hiçbir değişiklik olmadı.
Hiçbir şaşkınlık.
Hiçbir merak.
Sadece baktı.
Ve o bakışta bir şey vardı.
Beni “insan” olarak görmüyordu.
Beni “durum” olarak görüyordu.
Ben oturduğumda dosyayı masaya koydum ama açmadım. Çünkü acele etmiyordum. Acele eden taraf genelde hata yapardı.
“Savcı Derin Yalçın,” dedim.
Sesim düz çıktı. Ne sertti ne yumuşak.
O an cevap vermedi.
Sessizlik uzadı.
Bu sessizlik rahatsız ediciydi.
Çünkü normalde insanlar ya kendini anlatır ya da savunmaya geçer. O ise hiçbir şey yapmadı.
Sanki bekliyordu.
Sonra konuştu.
“Operatör Karan.”
İsim.
Sadece isim.
Ama o isim odada hiçbir şey değiştirmedi. Ya da değiştirdi ama ben o an anlamadım.
Dosyayı hafifçe ittirdim.
“Bir operasyon dosyası var,” dedim. “Sivil kayıp içeriyor.”
O yüzünü değiştirmedi.
Hiç.
Bu bile tek başına tuhaftı.
“Evet,” dedi.
Tek kelime.
Ben kaşlarımı hafifçe çattım.
“Evet mi?”
Başını hafifçe eğdi.
“Oradaydım.”
O kadar.
Bu cevap normal değildi.
Bir insan “bir aile öldü” cümlesine böyle cevap vermezdi.
Ben biraz öne eğildim.
“Bir aile öldü,” dedim.
Durmasını bekledim.
Bir tepki.
Bir nefes.
Bir kırılma.
Hiçbiri olmadı.
“Biliyorum,” dedi.
Bu kelime daha da kötüydü.
Çünkü içinde hiçbir şey yoktu.
Ne pişmanlık.
Ne öfke.
Ne savunma.
Sadece bilgi.
Ben o an onun ne olduğunu anlamaya çalışmadım. Çünkü bazı insanlar anlaşılmaz. Sadece izlenir.
“Biliyorsun ve bu kadar mı?” dedim.
O bana baktı.
Bakışı sertleşmedi ama derinleşti.
“Ben duyguyla hareket etmem,” dedi.
Bu cümle beni rahatsız etti.
Çünkü bu bir açıklama değildi.
Bu bir sistemdi.
“Duygu değil mi?” dedim. “Bir aileden bahsediyoruz.”
“Ben operasyon diyorum,” dedi.
O an aramızdaki fark netleşti.
Ben insan görüyordum.
O sonuç görüyordu.
Bir an sustum.
Çünkü böyle insanlarla konuşurken ya sinirlenirsin ya da daha dikkatli olursun.
Ben dikkatli olmayı seçtim.
“Emir kimden geldi?” dedim.
İlk kez durdu.
Çok kısa.
Ama yeterliydi.
“Dosyada yazıyor,” dedi.
Ben dosyaya bakmadım bile.
“Ben yazanı sormuyorum,” dedim. “Ben eksik olanı soruyorum.”
Gözleri hafif daraldı.
Ama yine de kontrol ondaydı.
“Eksik olan nedir?” dedi.
Ben ona baktım.
“Gerçek,” dedim.
O kelime odada ağırlaştı.
Sanki havanın içinde bir şey sıkıştı.
Karan hafifçe geriye yaslandı.
“Gerçek operasyonlarda sabit değildir,” dedi.
Bu cümle…
Ezber gibiydi.
“Kim öğretti sana bunu?” dedim istemeden.
Bir an sustu.
Ve o sessizlikte ilk kez onun da tamamen rahat olmadığı bir şey hissettim.
Ama bunu göstermedi.
“Kimse,” dedi.
Ben ayağa kalktım.
Artık konuşmayı bitirmek istiyordum ama içimde bir şey bitmemişti.
“Bu dosya kapanmayacak,” dedim.
O bana baktı.
“Her dosya kapanır,” dedi.
Ben kapıya yöneldim.
“Ben kapatmıyorum,” dedim.
Çıkmadan önce durdum.
Geri baktım.
O hâlâ oturuyordu.
Ama artık aynı oturuş değildi.
Artık beni bir insan gibi değil, çözülmesi gereken bir şey gibi görüyordu.
Ve ben o kapıdan çıkarken şunu hissettim:
Bu dosya bir soruşturma değildi.
Bu, yeni başlamış bir savaşın ilk temasıydı.
🖤🤍
Selammmmmmmmmm
Canlarrrrr
Nasılsınız inşallah iyisinizdir beni soracak olursanızzz benn mükemmelimmm
Arkadaşlar bu benim ilk kurgum sayılır yanlışlar varsa kusura bakmayınnn soryy.
Şimdilik görüşürüzzzzzz seviliyorsunuzzz
🖤🤍


