تخطٍ إلى المحتوى

Yan Daire

الفصل 4 · قراءة 3 دقيقة

Yan Daire

الفصل 4

Sadece merak

Sabah alarmım çaldığında gözlerimi açmak istemedim.

Bir süre yatağın içinde öylece kaldım.

Son birkaç gündür hayatımın ne kadar hızlı değiştiğini düşünüyordum. Yeni ev, yeni apartman, yeni insanlar…

Ve tabii ki yan dairemde yaşayan o adam.

Aras.

Dün spor salonunda yaşananları hatırlayınca yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu.

Bana baktığımı fark etmişti.

Üstelik bunu yüzüme söylemekten de hiç çekinmemişti.

"Çok utanmıştım."

Yorganı üzerimden atıp yataktan kalktım.

Elimi yüzümü yıkadım, saçlarımı hızlıca topladım. Kahvaltı yapacak vaktim yoktu. Zaten canım da istemiyordu.

Çantamı alıp evden çıktım.

Ben iç mimardım ve çoğunlukla evden çalışıyordum. Fakat bugün işlerim için ofisten almam gereken birkaç evrak vardı.

Asansöre binip aşağı indim.

Sabahın erken saatleri olduğu için apartman oldukça sakindi.

Ofise gittiğimde birkaç saatimi evraklarla ve projelerle geçirdim. Oldukça sıkıcı ofisimde sıkıcı saatler geçirdikten ve İşlerimi hallettikten sonra tekrar eve dönmek için yola çıktım.

Apartmana geldiğimde telefonum çaldı.

Sıla'ydı.

"Efendim."

"Defne, eve geçmeden bana gelsene."

"Olur,gelirim."

"Canım sıkıldı. Biraz oturalım."

Gülümsedim.

"Tamam. Ama boş gelmem."

"Sen gel yeter."

Telefonu kapattıktan sonra yakındaki pastaneye uğradım.

Birkaç parça poğaça ve küçük bir kek aldım.

Sıla'nın kapısını çaldığımda hemen açtı.

"Sonunda!"

Elimdeki poşetleri görünce gülümsedi.

"Sen de eli boş gelmemişsin."

"Oturur birlikte yeriz diye aldım.Hem komşuluk bunu gerektirir."

"İyi ki çağırmışım."

İçeri girdim.

Sıla'nın evi de kendisi gibi sıcak ve renkliydi. Her yerde küçük süsler, bitkiler ve fotoğraflar vardı.

Poşetleri mutfağa bıraktık.

Birlikte kahve yaptık ve salona geçtik.

İlk başta tamamen günlük şeylerden konuştuk.

Apartmandaki yeni taşınanlardan…

Havadan…

İşlerden…

Sonra konu bir anda Sıla'nın iş yerine geldi.

"Bu arada sana bir şey anlatacağım."

Kaşlarımı kaldırdım.

"Ne?"

Sıla sanki utanmış gibiydi.

"Bizim iş yerinde bir çocuk var."

Gülümsemesi değişmişti.

"Çocuk mu?"

"Evet."

"Kim?"

"Adı Mert."

Kahvemden bir yudum aldım.

"Ee?"

"Hiçbir şey."

"Hiçbir şey diyorsun ama yüzün her şeyi anlatıyor."

Sıla gülmeye başladı.

"Tamam, biraz hoşlanıyorum."

"Ben biliyordum!"

Bir süre Mert hakkında konuştuk.

Sıla onun nasıl biri olduğundan, bazen kendisiyle konuştuğundan ve ne zaman yanına gelse heyecanlandığından bahsetti.

Sonra bir anda bana döndü.

"Sen de son zamanlarda birini bayağı merak ediyorsun."

Bir an durdum.

"Ben mi?"

"Evet, sen."

"Kimmiş o?"

Sıla kaşlarını kaldırıp bana baktı.

"Aras."

Elimdeki fincan havada kaldı.

"Aras mı?"

"Başka hangi adamdan bahsedebilirsin?"

"Ben sadece merak ediyorum."

"Tabii."

Sıla'nın yüzündeki gülümseme büyüdü.

"Yoksa hoşlanıyor musun?"

"Ne? Hayır!"

Sesimin gereğinden fazla yükseldiğini fark edince boğazımı temizledim.

"Belli sen bu çocuktan baya hoşlanmaya başlamışsın."

"Çocuk mu adam mı, benden kaç yaş büyük belli değil."

Sıla kahkaha attı.

"Bak, yaşını bile merak etmişsin."

"Konuyu değiştir."

"Tamam, tamam."

Ama yüzündeki ifade her şeyi anlatıyordu.

Bir süre daha oturduktan sonra akşam olmadan eve dönmeye karar verdim.

Apartmana geldiğimde asansörden çıkıp kendi katıma yöneldim.

Anahtarımı çantamdan çıkardım.

Tam kapımı açacakken yan dairenin kapısı açıldı.

Aras dışarı çıktı.

Bir anda karşı karşıya kaldık.

Elinde araba anahtarları vardı.Belliki bir yere gidecekti.

Ben istemsizce bir adım kenara çekildim.

Kapımı açmaya çalıştım.

Tam içeri girecekken aklıma bir şey geldi.

Durdum.

Arkamı dönüp ona baktım.

"Aras?"

Durdu.

"İsmimi nerden biliyosun."

Donup kalmıştım. Böyle bir soru beklemiyordum.

"Kapıcıdan duymuştum."diye hızlı bir cevap verdim."

Aras inanmasada konuyu uzatmayıp"ne söyliyecektin."diye sert bir sesle sormuştu.

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

Sonra cesaretimi toplayıp sordum.

"İlk taşındığım gün…"

Kaşları hafifçe çatıldı.

"Ne olmuş?"

"Yan daireden bir tartışma sesi gelmişti."

Aras birkaç saniye bana baktı.

Bakışları sertleşti.

"Seni ilgilendirmeyen şeylere bu kadar karışır mısın, yeni kız?"

Yüzüm kızardı.

"Ben sadece merak ettim."

"Bu kadar merak iyi değildir."

Sesi sert değildi.

Ama netti.

Bir an sustum.

"Tamam."

Kapımı açtım.

"İyi akşamlar."

Aras cevap vermedi.

Ben de hemen içeri girdim.

Kapıyı kapattıktan sonra sırtımı kapıya yasladım.

Kalbim yine gereksiz yere hızlı atıyordu.

"Ne biçim bir adam bu?"

Bir süre salonda öylece durdum.

Sonra istemsizce pencereye yöneldim.

Perdeyi hafifçe araladım.

Aşağı baktığımda Aras'ı gördüm.

Apartmanın önündeydi.

Siyah, oldukça lüks bir aracın yanına geldi.

Kapıyı açıp arabaya bindi.

Motorun sesi kısa süre sonra duyuldu.

Araba yavaşça apartmandan uzaklaştı.

Perdeyi bıraktım.

Neden hâlâ onu izlediğimi bilmiyordum.

Sıla'nın söyledikleri aklıma geldi.

“Yoksa hoşlanıyor musun?”

Başımı iki yana salladım.

"Saçmalama Defne."

Yatak odama geçtim.

Üzerimi değiştirip yatağa uzandım.

Ama gözlerimi kapattığımda aklıma yine Aras geldi.

Dün gece beni düşmekten kurtarması…

Spor salonunda bana bakışı…

Bugün koridorda söylediği sözler…

“Bu kadar merak iyi değil.”

Belki de haklıydı.

Belki gerçekten fazla merak ediyordum.

Son düşüncem bu oldu.

Ne zaman uykuya daldığımı fark etmedim.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.