تخطٍ إلى المحتوى

Son mesaj

الفصل 11 · قراءة 4 دقيقة

Son mesaj

الفصل 11

Kayıttaki ses

Telefon ekranında Mina'nın adı duruyordu. O isim artık benim için yalnızca geçmişten kalan bir hatıra değildi. Her mesajıyla hayatımın iki yıl önce kapanmış sandığım kapılarını yeniden açıyordu. Ama bu kez elimde bir kanıt vardı. Mina'nın telefonu. Ve o telefondaki ses kaydı. En korkutucu kısmı ise kendi sesimi duymuş olmamdı. Efe hâlâ telefondaydı. “Lara, beni dinliyor musun?” “Evet.” “Telefonu yanında tut.” “Efe...” “Ne?” “Ben gerçekten Mina'ya kaçmasını mı söyledim?” Efe birkaç saniye sustu. “Kaydı birlikte dinlememiz gerekiyor.” “Babamla annem burada.” “Onlara söyleme.” “Artık aileme bile güvenemiyorum.” “Biliyorum.” Telefonu kapattığımda salona geri döndüm. Annem koltuğun kenarında oturuyordu. Babam pencerenin önünde durmuş, dışarı bakıyordu. İkisinin de yüzünde aynı korku vardı. “Bana her şeyi anlatın.” Babam arkasını döndü. “Lara...” “Hayır. Bu kez kaçmayacağım.” Annem gözlerini kapattı. “Bazı şeyleri sana söylemek istemedik.” “İki yıldır bunu söylüyorsunuz.” “Çünkü o gece senin başına gelenlerden sonra doktorlar bazı anıların zamanla geri gelebileceğini söylemişti.” “Doktorlar mı?” Babam hemen anneme baktı. Annem başını eğdi. “Lara, o gece çok büyük bir korku yaşadın.” “Ne oldu?” “Bilmiyoruz.” “Bilmiyorsunuz mu, yoksa söylemek istemiyor musunuz?” Babam sessiz kaldı. Tam o sırada kapının zili çaldı. Üçümüz de aynı anda kapıya baktık. Babam yaklaşırken ben geri çekildim. Kapıyı açtığında karşısında kimse yoktu. Yalnızca yerde küçük bir zarf vardı. Babam zarfı almak için eğildi. “Dokunma.” Babam bana baktı. Zarfı elinden aldım. Üzerinde ismim yazıyordu. “Lara.” Zarfı açtım. İçinden eski bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafta Mina ve ben okulun arka bahçesinde duruyorduk. Ama fotoğrafın arkasında yazan cümle daha önemliydi. “Bunu hatırladığında, kimin yanında olduğunu da hatırlayacaksın.” Fotoğrafın altında bir tarih vardı. 23 Ekim. Efe'yi hemen aradım. “Yeni bir şey buldum.” “Ne?” Fotoğrafı anlattım. “Lara, o fotoğrafı bana da gönder.” Gönderdim. Birkaç saniye sonra Efe cevap verdi. “Arka plandaki binaya dikkat ettin mi?” Fotoğrafı tekrar açtım. Mina'nın arkasındaki binaya baktım. Eski müzik odası. “Bu bina iki yıl önce kullanılmıyordu.” “Emin misin?” “Evet.” “Hayır.” “Ne?” “Fotoğraftaki pencerenin ışığı açık.” Kalbim hızlandı. “Yani o gece içeride biri vardı.” “Evet.” Duru'yu da aradık. Birkaç dakika sonra üçümüz görüntülü konuşuyorduk. Duru fotoğrafı inceleyince bir anda sustu. “Ben bu pencereyi tanıyorum.” “Nereden?” “Çünkü Mina kaybolmadan birkaç gün önce beni oraya götürmüştü.” “Ne için?” “Bilmiyorum. Bana bir şey göstereceğini söylemişti ama sonra vazgeçti.” Efe hemen sordu: “Bunu neden daha önce söylemedin?” “Çünkü bunun önemli olduğunu düşünmemiştim.” Ben fotoğrafa bakmaya devam ettim. “Yarın okuldan sonra oraya gideceğiz.” Efe başını salladı. “Tamam.” Ertesi gün okulda Efe'yle karşılaştığımda yüzündeki ifade farklıydı. Yanıma geldi. “İyi misin?” “Hayır.” “Ben de.” Bir süre sessiz yürüdük. Sonra Efe bana küçük bir kâğıt uzattı. “Bunu dün gece buldum.” Kâğıdı açtım. Üzerinde bir isim vardı. “Mert.” “Bu kim?” “Benim kuzenim.” “Senin kuzenin mi?” “Evet. Ve iki yıl önce okulda çalışıyordu.” “Çalışıyordu?” “Okulun güvenlik sistemine yardım ediyordu.” Kalbim hızlandı. “Peki şimdi nerede?” “Şehirden ayrıldı.” “Ne zaman?” “Mina'nın kaybolmasından iki gün sonra.” Birbirimize baktık. Artık bunun tesadüf olmadığı belliydi. Derslerin bitmesini bekledik. Sonra eski müzik odasına gittik. Kapı kilitliydi. Efe cebinden bir anahtar çıkardı. “Bunu nereden buldun?” “Babamın eski eşyalarının arasından.” “Baban sana mı verdi?” “Hayır.” Kapıyı açtık. İçerisi toz içindeydi. Duvarda eski nota kâğıtları, yerde birkaç kırık sandalye vardı. Duru pencereye yaklaştı. “Fotoğraftaki pencere burası.” Ben odanın ortasında durdum. Bir şey tanıdık geliyordu. Masanın üzerindeki küçük çizik. Duvarın köşesindeki çatlak. Eski piyano. Bir anda başım dönmeye başladı. “Lara?” Efe yanıma geldi. “İyiyim.” Ama değildim. Bir görüntü zihnimde belirdi. Mina bu odadaydı. Ben karşısındaydım. “Bunu Efe'ye anlatma.” “Niye?” “Çünkü o da bilmiyor.” “Ne bilmiyor?” Mina ağlıyordu. “Bizi kimin izlediğini.” Görüntü kayboldu. Gözlerimi açtığımda Efe karşımdaydı. “Ne gördün?” “Bilmiyorum.” “Hatırladın mı?” “Biraz.” Duru masanın altından bir şey buldu. “Burada bir kutu var.” Kutuyu çıkardık. İçinde eski bir USB bellek vardı. Efe bilgisayarını açtı. USB'yi taktığımızda tek bir klasör çıktı. Klasörün adı: “23 EKİM.” İçinde üç video vardı. İlk videoyu açtık. Görüntü okulun arka bahçesinden alınmıştı. İkinci videoda Mina görünüyordu. Üçüncü videoyu açtığımızda ise nefesim kesildi. Kameranın karşısında ben vardım. Yanımda Mina duruyordu. İkimiz de ağlıyorduk. Mina kameraya baktı. “Eğer bunu izliyorsanız, Lara'nın hafızasıyla ilgili bir şeylerin yanlış olduğunu bilmeniz gerekiyor.” Efe ekrana yaklaşırken yüzü bembeyaz oldu. Mina devam etti: “Lara bazı şeyleri kendi isteğiyle unutmadı.” Gözlerim doldu. “Birileri onun o geceyi hatırlamasını istemiyor.” Sonra Mina kameraya doğru eğildi. “Ve eğer ben ortadan kaybolursam, ilk şüphelenmeniz gereken kişi...” Video bir anda kesildi. Ekran karardı. Duru bilgisayara baktı. “Devamı yok.” Efe USB'yi çıkardı. “Birileri videoyu kesmiş.” Ben ayağa kalktım. “Hayır.” “Ne oldu?” “Videonun devamını biliyorum.” Efe bana döndü. “Nasıl?” Gözlerimi kapattım. Karanlık bir oda. Mina'nın sesi. Bir kapının kapanması. Sonra bir erkek sesi. “Artık çok geç.” Gözlerimi açtım. “Videonun devamında bir erkek vardı.” “Kim?” “Bilmiyorum.” Telefonum titredi. Yeni mesaj. “Yanlış yere bakıyorsunuz.” Bir saniye sonra yeni mesaj geldi. “Gerçek cevap müzik odasında değil.” Son mesaj: “Cevap, Lara'nın evinde.” Efe bana baktı. “Eve gitmemiz gerekiyor.” Başımı salladım. Ama içimde başka bir korku vardı. Çünkü artık biri bizim ne yaptığımızı biliyordu. Ve o kişi, evimde bizi bekliyor olabilirdi.

نهاية الفصل

1 تعليق