Bir zamanlar krallığın prensesi Sandra dışarıyı çok merak ediyormuş. Bir gün eşyalarını toplayıp kaçmış. Krallıkın bütün askerleri onu bulmak için çalışmış ama bulamamış en son kral onu aramaya çıkmış aylar yıllar geçmiş bulamamış.
Herkes onu ararken Sandra ormanlarda kaybolmuş. Bir gün Sandra laboratuvarda uyanmış seslenmiş seslenmiş duymamışlar.
En son bir bilim insanı çıkmış ve ona olanları anlatmış. Sandra bilim insanı ile kaldıkça kibirliği ve kıskançlığı azalıyormuş. Sandra bilim insanının adını merak edip sormuş " beyfendi sizin adınız ne?" Demiş bilim insanı " Mark" demiş. Sandra Mark'a kaskatı aşık olmuş ama Mark'ın nasıl biri olduğunu bilmiyormuş. Mark Sandra'ya bişi sormuş " senden bu sıvı bütün krallığın içinmesini sağlarsan senle evlenirim" demiş. Sandra bunu duyar duymaz hemen o sıvıyı herkese içirmiş. Halk artık yalan konuşamaz olmuş. Sandra Mark'ın yanına giderken şunları duymuş:
Karısı: Senden nefret ediyorum.
Kocası: asıl ben senden nefret ediyorum.
Sandra ne olduğunu anlamamış ve ordan gitmiş. Mark'ın yanına gidince. Mark " tamam şimdide bunu yapmalısın bu sıvıyı al ve halka içir en sonda sen iç" demiş. Sandra yine yapmış. Tam sıvıyı bitirirken Mark'ın dediklerini duymuş " Haha! Artık dünya benim olcak" demiş ama içmemek için çok geçmiş. Sonraki gün Mark krallığı köleri yapmış ve kral olmuş bunu gören uzak krallığın prensesi Aleana hemen oraya gitmiş Mark Aleana'yı görünce ikiside bıçaklarını çıkarmış ve savaşmış. Mark'ın köleride ona yardım etmiş ama Aleana çok güçlüymüş. Bu savaşı kazanan Aleana olmuş ve insanları kurtarmış ve Mark'ta tutuklanmış.
Krallık mutlu mesut yaşamış