تخطٍ إلى المحتوى

SIR

الفصل 4 · قراءة 13 دقيقة

SIR

الفصل 4

4

Simay etrafındaki kişileri yollayıp acele ile soyunma odasına götürdü beni. Regl olduğum için kan eşortmanıma geçmişti. Bu nedenden Simay üstüme hırkasını verdi. Soyunma odasına gittiğimizde üstümü değiştim. Neyse ki okulda havuz olduğu için dolabında iç çamaşırları da vardı.

Üstümde değiştikten sonra zaten zil çaldı için Simay ile beraber bahçeye çıkmıştık. "Fark ettin mi? Ege sana bir tuhaf baktı." Dedim, Simay ise kendinden emin bir şekilde saçlarını savurdu. "Yani güzelim tatlım. Bana bakmayacaklarda kime bakacaklar?" Dedi, Simay'ın arada gelen bu gereksiz egosu beni benden alıyor. "Ben açım." Dedim, Simay bana bakıp "Tabii ki de aç olursun. Geldiğinden beri uyuyorsun." Dedi, uykum derinse ne yapabilirim ki? O kadar uyudum bari bir rüya falan görseydim.

Zilin çalması ile beraber tekrardan spor salonuna geçtik. Bu son dersti ve her beden dersinin ikinci saati hoca bizi serbest bırakırdı. Her zamanki gibi yine serbest bırakınca bi kenara çekilip oturdum. Ders boyu tek başıma mal gibi oturdum. Simay ile Oğuz tam önümde pas oynadılar. Ayıp olmasın diye arada yanıma gelip 'nasılsın?' diye sormayı da ihmal etmediler. Okul tamamen bittikten sonra Simay ve ben bizim eve gittik.

Eve gelir gelmez Simay banyoya girmişti ben ise yemek yedikten sonra üstüme giyecek bir şeyler arıyordum. Aslında geçen doğum günümde Simay'ın bana aldığı elbiseyi giyebilirdim ama elbise ile pek rahat etmiyorum. Elbiseyi elime alıp baktım. Beyaz üstünde kelebek desenleri olan güzel bir elbiseydi. Tamamen günlük elbise. Simay banyodan çıkınca dolabından kurutma makinemi alıp saçını kuruttu. Birbirimizde o kadar fazla kalıyoruz ki odalarımızda ikimiz için dolap var.

Simay işini bitirince yanıma gelip elimdeki kıyafeti baktı. "Hangi zevkli kız aldı bunu ya?" Diye sordu, yine her zamanki gibi kendini övmezse içinde kalırdı. Gülüp geçtim. Elbiseyi giyip Simay'a gösterdim. "Bunlar rahat edebileceğine emin misin?" Diye sordu Simay, kafam olumsuz anlamda salladıktan sonra Simay dolabına yönelip bana şort ve crop verdi. "Şort giyemem ağda yaptırmadım." Dedim, Simay bana sinirle bakıp "Salak." Diye söylendi. En sonunda tamamen siyah bir kombin yapmıştım. Siyah bol paça pantolon, siyah atlet ve siyah ama beyaz çizgileri olan bir hırka.

Simay'a baktığımda ise gümüş kolye takıyordu. Kore dizilerinde olan okul kıyafetleri gibi giyinmişti. Beyaz bir etek, beyaz bir gömlek ama kısa kolluydu. Mavi bir de süvet giymişti. İşimiz bittikten sonra evden çıkmıştık. Sahile doğru giderken sınıf grubuna Barlas onları ekledim. Sahile gelince Batu ve Derin'i görmüştüm. Onların yanına gidip sınıf grubuna 'Gelin artıkk!' diye mesaj atmıştım. Yavaş yavaş herkes gelince yere oturup konuşmaya başladık. "Siz üçünüz birden neden bizim sınıfa geldiniz?" Dedi Gizem. Barlas yanıma oturdu.

"Barlas Bey öyle istedi." Dedi Ege gülerek, Barlas da benim için geldi. Aşk işte arkadaşlar böyle bir şey. "Niye geldik Barlas?" Dedi Gaye, bütün gözler Barlas'ın üzerindeydi. Hafif bir rüzgar esince rahatlama geldi. "Bahar çok ısrar etti." Dedi Barlas, demin gelen o rahatlama hissi anında gitti. Kafamı Barlas'a doğru çevirip "Ha?" Diye sordum. Barlas ise gülerek "Şakaydı canım." Dedi, önüme döndüğümde Simay'ın bana imalı bir bakışta baktığını fark ettim.

"Biz niye buraya geldik?" Diye sordu Gaye, sınıf etkinliği yapıyoruz işte daha ne istiyon? Aslında diğer sınıflar bizim gibi değildi. Bizim sınıftaki herkes birbirine çok samimiydi. Böylecelikle sürekli sınıf etkinlikleri yapardık. "Zorla mı geldin?" Dedi Oğuz, gülmemek için dudaklarımı içe doğru büzdüm. "Soru sordum Oğuz." Dedi Gaye, kavga mı edecekler yoksa şu an sadece boş tartışma mı yapıyorlardı? "Ben de soru sordum." Dedi Oğuz, bu gereksiz tartışma daha fazla uzamasın diye araya girdim. "Eğlenmek için buluştuk." Dedim, Gaye bana bakınca gülümsedim ama o gülümsemedi. Hani biri sana bakar sen yanlış anlamasın diye gülümsersin ama o gülümsemeden boş boş bakar ya tam olarak o anı yaşadım.

"Okulda da konuşabilirdik niye şu an buradayız ki?" Dedi Gaye, derin bir nefes alıp verdim. "Neyse, doğruluk cesaret oynayalım mı?" Diye sordu Batu. Benden daha iyi konu dağıtıyo. "Olur." Dedim, çoğunluk kabul edince oynamaya karar verdik. Zaten Batu'nun dediğini hiçbir şey demeyen tek Gaye'ydi. Acaba kız buraya zorla mı getirdiler? "Bence şişe ile uğraşmayalım, cevaplayan bir istediğin kişiye soru sorsun ve böyle devam etsin." Dedi Derin ardından konuşmaya devam etti. "O zaman ilk ben soruyorum."

Derin gülümseyip Batu'ya baktı. "Batu doğruluk mu cesaret mi?" Dedi, Batu kollarını iki yana açıp esnedikten sonra "İlk elden cesaret demiyeyim, doğruluk." Dedi, Derin sırıtıp "Klişe olacak ama bizim sınıftan biriyle sevgili olsaydın kimle olurdun?" Dedi. Batu hepinize teker teker baktıktan sonra "Zormuş." Dedi, ardından Derin'e bakıp "Senle." Dedi. Derin gülümserken Oğuz Batu'nun koluna vurdu. "Ben varken.." Dedi Oğuz, herkes gülerken Oğuz olmayan gözyaşını sildi. Batu Oğuz'a destek olmak amaçlı Oğuz'a uzaktan öpücük attı.

"Ege doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Batu, Ege ise kendinden emin bir şekilde "Cesaret." Dedi, Ege başına neler gelecek hiçbir şeyden haberi yok. Masum çocuk. "Simay sende ruj var mı?" Diye sordu Batu, Simay çantasından ruju çıkarıp Batu'ya verdi. "Ege sen bu ruju sürüp buradaki birinin yanağını öp." Dedi, Ege ruju alıp kapağını açtı. "Bi de kırmızı lan." Dedi, hafif gülüp izlemeye devam ettim. "Simay sürsene şunu." Dedi Ege, Simay Ege'nin dudağına ruju sürünce Ege ayağa kalkıp Barlas'ın yanağını öptü. "Bu bana ceza." Dedi Barlas, Ege ise yerine geçerken "Adresimi biliyorsun yakışıklı." Diye söyledi. Bu erkekler kızlardan daha iyi cilve yapıyor.

"Gaye doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Ege, Gaye bıktım bu şekilde "Doğruluk." Dedi, Ege ise dudağındaki ruju yerken "Canım bi aşık olduğun kişinin ismini söylesene." Dedi, Gaye göz devirip "Aşık olduğum biri yok Ege." Dedi. Ege 'ya he he' bakışı attı. "Her neyse, Buğra doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Gaye, Buğra hiç düşünmeden "Doğruluk." Deyince Gaye kendisi arasın hızlıca geçmesi için "Sınıftaki en sevdiğin kişi?" Diye basit bir soru sordu. Buğra "Oğuz." Deyince Oğuz'un götü kalktı. "Bu erkekler hep bana mı aşık ya?" Dedi.

"Barlas doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Buğra, "Cesaret." Diye söyledi Barlas. Buğra hafif sırıtınca "Başkanı öp de gözümüz açılsın." Dedi, Ben de diyorum ki bu Buğra neden bana bakıp sırıtıyor? Aptal Buğra.. "Cesaret deyip yapmayan bizim sınıfta tavuk ilan edilir." Dedi Oğuz, Barlas Bir şey demeden dudağımın kenarını öptü. Barlas geri çekilince "Bi an tokat atacaksın sandım." Dedi sırıtarak. "Son anda tuttum kendimi." Dedim. İçim yangın yeri olunca bir tuhaf hissettim. İnsan yanağım öper öyle değil mi? Neden dudağımın yanını öpüyorsun ki?

"Simay doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Barlas, Simay gülümseyerek "Cesaret." Dedi, Barlas etrafa bakıp "Makası olan var mı? Saçını kessin." Dedi, Simay korkuyla "Yok makas." Diye söyledi. Bunu derken bile sesi titremişti. Saçları onun için fazla önemliydi. "Bende var." Dedi Gaye, makas yanında mı taşıyor bu? Simay'ın gözleri dolunca "Ağlama, küçük kesersin." Dedi Barlas, Gaye makası Simay'a verdi. Simay makası eline alıp eline bir tutam aldı. Saçının ucundan biraz kesti. "Ciddi ciddi ağlıyor mu?" Dedi Barlas bana bakıp fısıldayarak, "Saçı önemli." Dedim.

Simay Gaye makası geri verdikten sonra gözyaşını sildi. "Derin doğruluk mu cesaret mi?" Dedi. "Doğruluk." Dedi Derin, Simay tekrardan gözyaşını silince istemsizce güldüm. Simay bana ters bir bakış attıktan sonra Derin'e bakıp "Batu'dan hoşlanıyor musun?" Dedi, Derin utanarak "Evet." Diye yanıt verdi. "Belliydi be." Dedim gülerek. Derin eliyle gözünü kaşıyınca gülmem durdu.

"Oğuz doğruluk mu cesaret mi?" Dedi Derin, Oğuz Simay'ı taklit ederek gözünü sildi. "Cesaret." Dedi, Derin gülümseyerek "Simay'ın dudağını öp." Dedi, işte beklediğim o büyük olay! "Fazla değil mi bu?" Diye sordu Ege, Derin kafasını olumsuz anlamda sallayınca "Öperiz." Dedi Oğuz, demesinin arından da Simay'ın dudağını öptü. "Lan tamam çekil artık!" Diye bağırdı Ege, Oğuz Simay'ın dudağından çekilince herkes Ege'ye baktı. Oldukça sinirli gözüküyordu. "Sikerim sizin oynayacağınız oyunu da yaptıracağınız cesareti de." Dedi sinirle Ege ardından oturduğu yerden kalktı. "Siktir." Diye mırıldandı Barlas, Ege yanımızdan uzaklaşınca Simay da ayağa kalktı. Simay Ege'nin yanına geçti.

"İkisi sevgili mi?" Dedi Batu, herkes bana bakınca "Ben bilmiyorum." Dedim, "Demek ki Ege'nin 'Flortüm var' dediği kız Simay'dı." Dedi Gaye, bunu ben nasıl bilmiyorum? Bir de okulda adım dedikoducu diye çıktı. Daha en yakınımın flörtünü bilmiyorum. Simay ağlayarak yanıma gelince "Bahar eve gidelim." Dedi.

Simay ağlamamak için kendini tutuyordu. Büyük ihtimalle kavga ettiler. Ayağa kalkıp Simay'ın yanına geçtim. "Hadi bizim eve geçelim birtanem, annen seni böyle görmesin." Dedim, Simay'ın koluna girdim. "Bu saatte taksi bulamazsınız ben bırakırım sizi." Dedi Barlas.

Simay'a baktım ve başını 'olur' anlamında hareket ettirdi. "Tamam." Deyip Simay'ın koluna girdim. Biz Simay ile önden yürürken, Barlas'ın arkamızda geldiğini adım seslerinden biliyordum. Arka kapıyı açıp Simay'ın oturmasını bekledim. Simay sessizce ağlıyordu hala. Simay arabaya binince kapıyı kapattım.

Yanımda hissettiğim hareketlilikle başımı çevirdim. Gaye gelmişti, bana üstten bir bakış atıp, arabanın ön koltuğuna bindi. Gözlerimi devirip kapattığım kapıyı tekrar açtım ve Simay'ın yanına oturdum.

Simay başını cama yaslamış içini çekerek ağlıyordu. Camdan dışarıya baktım. Oğuz ortada görünmüyordu, sınıftakiler aynı yerde oturup konuşuyorlardı. Herkesin keyfi kaçmıştı yüz ifadelerinden belliydi. Gözlerim Barlas'ı aradı.

Bir köşede Ege ile konuşuyorlardı. Barlas, Ege'nin omzunu dostça sıktı ve arabaya doğru gelmeye başladı. Sinirli görünüyordu. Ege ve Simay hangi ara bu kadar samimi olmuşlardı aklım almıyor. Resmen en yakınımdan haberim yoktu.

Barlas sürücü koltuğuna oturdu. Dikiz aynasından bana bakınca gözlerimiz buluştu. Gaye seslice boğazını temizleyip kendini hatırlatınca, bakışlarımız ayrıldı. Barlas arabayı çalıştırdı. "Ege ile neden gitmedin?" Diye sordu. Sorunun muhattabı Gaye'den başkası değildi. 'Ege' ismi geçince, Simay'ın dudaklarından hıçkırıp kaçtı.

"Gece beraber olacağız diye konuşmuştuk. O yüzden seninle gelmek istedim Barlas." Dedi Gaye normal birşeyden bahsediyor gibi. İstemsizce kaşlarım çatıldı. Barlas ağzının içinde homurdandı ama ne dediğini duyamamıştım. Ortadan uzanıp radyoyu açtım ve sesini yükselttim. İkisinin gece hakkındaki planlarını dinlemek zorunda değildim. Yani değildik, Simay ve ben.

İkisi gece gece niye beraber takılacaktı acaba? Sinirden alt dudağımı dişledim. Bu kızı hiç sevmemiştim. Ege ile arkadaşlardı evet ama Barlas ile ilişkilerini adlandıramıyordum. Okulda Barlas ile Gaye'nin sevgili olduğunu söyleyenler bile vardı.

Aklıma en çok takılan mesele ise Barlas'nın baloda beni Gaye sanıp konuşmasıydı. Gaye olduğumu düşündüğü için mi o kadar yakın davranmıştı bana? Peki ya Gaye'yle arasında bişey varsa beni nasıl o sanmıştı? İnsan sevdiğini kokusundan bile tanıyabilirdi. Sıkıntıyla derin bir nefes verdim.

Araba durunca camdan dışarıya baktım. Benim evime gelmiştik. Simay kimseyle göz teması kurmadan indi arabadan ve eve yöneldi. "Teşekkürler getirdiğin için." Dedim ağzımın ucuyla ve arabadan indim.

Simay evin kapısında beni bekliyordu. "Bahar." Duyduğum sesle adımlarımı durdurdum. Omzumun üzerinden geriye baktım Barlas arabadan inmiş bana doğru geliyordu. Tek kaşımı kaldırıp ona baktım.

Tam karşımda durdu. Boyu benden uzun olduğu için gözlerine bakamıyordum. Başımı geriye atıp gözlerine baktım. "Sende bana ait bişey var." Dedi imayla. Neyden bahsettiğini anlayınca gözlerimi kaçırdım. Sahte bi merakla gözlerine tekrar baktım. "Anlamadın neyden bahsediyorsun?" Diye sordum gözlerimi kısarak.

Barlas kendine hayran bırakacak sesiyle küçük bir kahkaha attı. Gülerek başını iki yana salladı. Şuan ne kadar etkileyici göründüğü hakkında en ufak fikri yoktu.

"Umarım sır saklama konusunda, yalan da olduğu kadar beceriklisindir ama bana sökmez. Neyi kastettiğimi biliyorsun. Ver onu bana." Deyip dilini alt dudağında gezdirdi. Elini açıp bana uzattı ve beklentiyle baktı. Gözlerimi devirdim ve arka cebimdeki kağıdı çıkarttım.

Kağıdı yanımda taşıma nedenim onu bulmacanın bir parçası olarak gördüğüm içindi. Uzattığı elinin avcuna kağıdı sertçe koydum. Kollarımı göğsümde bağlayıp ters ters baktım Barlas'a.

Neyse ki kağıttaki numaraları ezberlemiştim, sadece adresi bilmiyordum çünkü kâğıtta adres yazmıyordu. "Bu işlerin dışında kalman en doğrusu. Bulaşmaya kalkma, sadece sırrıma sadık kal yeter." Dedi gizemli bir ses tonuyla.

"Peki. İyi geceler gizemli çocuk." Dedim sahte bir gülümsemeyle. O da bana aynı şekilde gülümsedi ve arabasına bindi. Arkamı dönüp beni bekleyen Simay'ın yanına yürüdüm. Arabanın asfaltta çıkarttığı tiz sesten gittiklerini anladım.

Simay ile eve girdik ve direk benim odama çıktık. Annemlere, Simay'ın iyi olmadığını söyleyip sorularını geçiştirdim. Seher ablaya bize atıştırmalık bişeyler hazırlamasını rica ettim.

Odaya çıktığımda Simay yatağa sırtını yaslayı, dizlerini kendine çekmiş ve başını dizlerine koymuş ağlıyordu. Üzerini değiştirmiş, şortlu askılı pijama takımı giymişti. Hızla üzerime bende kendi pijamalarımdan giydim. Onu güldürmek için aynı şortlu pijamamdan giymiştim.

Gece boyunca sessizce ağladı Simay ve bana hiç bişey anlatmadı. Seher ablanın getirdiği çikolata ve dondurmaları yerken biraz olsun kendine gelmişti. Sonunda ağlaması sesli iç çekişlere dönüşünce omuzumdan başını kaldırdı ve son kez gözyaşlarını ve akan burnunu sildi.

Dediği ilk kelime, "ben Ege'yi çok seviyorum." Olmuştu. Ben sessiz kalınca suçlu çocuklar gib bakışlarını ellerine çevirdi ve herşeyi başından anlatmaya başladı. "Aylardır Ege ile instagramdan konuşuyoruz. Başta aynı okulda olduğumuz için takipleşiyorduk sadece. Sonra konuşmaya başladık derken sürekli onu düşünmeye başladım. Sana söyleyecektim ama aramızda net bir şey olmadığı için söyleyemedim. Bugün olanlardan sonra bir daha yüzüme bakmak istemeyecek. Ve en acısı O haklı. Resmen gözünün önünde Oğuz beni öptü ve bende izin verdim susarak. Resmen ilişkimiz başlamadan bitti." Dedi tek nefeste, durup derin bir nefes aldı.

Dediklerin oldukça şaşırmıştım. Simay ile aramızda hiç sır yok zannediyordum ama demek ki ondan bir şeyler saklayan sadece ben değilmişim. Onun da benden sakladığı şeyler varmış. Kimin sakladığı sırlar daha büyüktü tartışılır ama rahatladığımı hissettim. Tek bişeyler saklayan olmamak güzeldi, en azından şimdilik öyle sanıyordum.

Konuşacağım sırada, Simay tekrar konuşmaya başladı. "Belki bana kızacaksın ama ben bizim sınıfa geleceklerini de herkesten önce biliyordum. Neden geldiler bilmiyorum ama çok sevinmiştim aynı sınıfta olacağımız için." Deyip burnunu çekti.

Simay kendime çekip sıkıca sarıldım. "Her ne olursa olsun ben her zaman yanındayım bebeğim. Ege şu an sinirli ama ben aranıza düzelteceğim, sister sözü. Hadi şimdi uyuyalım, saat geç oldu. Uykusuz kalırsan çirkin görünürsün, Bak o zaman Ege beğenmez seni hee." Dedim alayla. Amacım onu güldürmekti ve başarılı da olmuştum. Saat cidden geç olmuştu, neyse ki hafta sonuydu ve okul yoktu.

Simay gülerek yorganın içine girdi. Bende yanına uzandım ve kendimizi uykunun güvenli kollarına teslim ettik.

(●'3)♡(ε'●)

Sabah Mia'nın yüzümü yalaması ile uyandım. "Mia.." Diye mırılandım ama devam edince kalkıp Mia'ya baktım. Gözüm Mia'nın yemek kabına kayınca boş olduğunu gördüm. "Mia!" Diye sevinçle bağırdım. Bu bağırışımın ardından Simay da uyandı ama şuan umurumda değildi. "Annecim yemişsin." Dedim ayağa kalkarak, Mia'nın yemek kabının yanına gittim. İçine kedi maması dökünce gülümsedim. "Sabah sabah Bahar ya.." Diye söyleniyordu. Yatağa geçip Simay'ın üstüne çıktım. "Hadi aşık uyan." Dedim alayla, Simay bana göz devirince üstünden kalktım.

Simay telefona bakıp acele ile yerine bıraktı. "Atmamış." Dedi, ne atmamış? Ne olmuş? "Mesaj atmamış." Dedi Simay, açık konuşsana benle. Zaten anlamıyorum bi de sabah hiç anlamıyorum. "Sen at." Dedim, Simay bana tip tip bakıp "Saçmalama, dün bana bağıran oydu." Dedi, bu aşık olayları beni aşıyor en son dokuzuncu sınıfta sevgili yaptım. O da bana aşık olduğunu deyip sınıfından birine yürümüştü. Evet, ne yazık ki aynı okuldayız.

Seher abla odaya gelince ona baktım. "Kahvaltı hazırladım, tabi öğle oldu ama her neyse." Diye söyledi, gülümseyerek yataktan kalktım. Kahvaltı yaptıktan sonra Simay'ın moralini yerine getirmek için alışveriş yapmaya gittik. Okula gitmedik sadece bu aptal için. Alışveriş yaparken Ege fotoğraf atınca Simay'ın morali tekrar bozuldu. Dışarda ağlamak istemediği için yine eve dönmüştük. Bu kızın birine bu kadar aşık olacağını hiç sanmıyordum. "Bebeğim film izleyelim mi?" Dedim ama Simay yorganın içine girmiş ağlamakla meşguldü. Telefonuma bakınca Barlas'ın mesaj attığını gördüm.

Barlas: Nerdesin?

Bu çocuk da bana aşık her halde sürekli benle ilgileniyor.

Bahar: Evdeyim.

Telefonu yerine bırakıp Simay'ın yanına geçtim. Yorganı Simay'ın üstünden çekince Winx izlediğini gördüm. Başladı yine Winx izleyip Stella'ya özenmeye. "Beraber izleyelim mi?" Diye sordum, Simay gülümseyince iyicene yanaştım. Beraber Winx izledik. Hatta bir sezon bitirdik. Hava kararınca Simay'ın annesi aradı ve evine gitti. Ben de Mia ile ilgileniyordum.

Annem ve babamın sesi gelince yatağıma girdim. Çok geçmeden Seher abla gelip "Baban seni salona çağırıyor." Dedi, baygın bir halle "Uyuyo desene Seher abla." Dedim ama Seher abla gülünce yataktan kalkıp salona geçtim. Salona ayak adım atmaz "Gelmiş kızın." Dedi babam, kötü bir şey olmadığı sürece bana 'kızım' derlerdi demek ki kötü bir şey yapmışım. Acaba ne yaptım?

"Sen okulda kavgaya mı karıştın?" Dedi annem, kötü haber erken yayılır derlerdi de inanmazdım. "Karışmış ki müdür beni aradı!" Diye sinirle söyledi babam. Konuşmama fırsat vermeden "Sen hiç akıllanmayacaksın dimi Bahar!?" Diye bağırdı babam. Derin bir nefes alıp verdim. "Biz senin okuman için servetimizi önüne koyuyoruz." Babam konuşmaya devam ederken ona bakıyordum. Servet dediği de üçte biri bile değil. "Sen üniversite sınavına da çalışmıyorsun dimi?" Dedi annem, yine geldik aynı konuya.

"Senden bi bok olmaz!"

Babam bana bağırmaya devam ederken gözlerim dolmuştu. Babam sinirle ard arda konuştuğu için nefes almak için durmuştu. İşte Bahar bu zamanda konuşmam lazım. "Ben kavga falan etmedim." Dedim, babam bana bakıp alaylı tavrıyla "Müdür ismini söyledi." Dedi, alt dudağımı yalayıp sakince "Demir yanıma gelip benle alakası olmayan bi konu için benden hesap sordu. Bunu gören Barla-" Olayı açıklarken babam sözümü kesti "Yalan söyleme bana!" Diye bağırdı. Sinirle gözyaşım akınca ben de kendimi tutamadım. "Beni ne zaman dinlemek isterseniz o zaman çağırsınız!"

Sinirle bağırdıktan sonra evden çıkmıştım. Arkamdan 'gitme' demelerini beklesem de bir sey demediler. Elimde sadece telefonum vardı. Şimdi bu halimle nereye gidecem ki?

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.