تخطٍ إلى المحتوى

PANDORA

الفصل 1 · قراءة 1 دقيقة

PANDORA

الفصل 1

HEYECANLILAR

Güneş, altın saray kulelerinin üzerine yavaşça doğarken, Prenses Ella sarayın balkonunda ufka bakıyordu. Kraliyet ailesinin tek kızıydı. Güzelliği kadar zekâsıyla da tanınırdı. Fakat herkes onun ihtişam içinde yaşadığını düşünse de, kalbinin derinliklerinde özgür olmayı diliyordu.

O gün saraya yeni bir şövalye atanmıştı. Adı Adrien’dı Cesur, dürüst ve alçakgönüllüydü. Görevi, prensesi korumaktı.

İlk karşılaşmaları oldukça resmiydi.

"Majestelerinin emriyle sizi korumakla görevlendirildim, Prensesim," dedi Adrien, diz çökerek.

Ella hafifçe gülümsedi.

"Umarım beni sadece korumaz, sıkıcı saray günlerinde sohbet arkadaşım da olursunuz."

Adrien şaşırmıştı ama başını eğerek cevap verdi.

"Emriniz olur."

Günler haftalara dönüştü. Birlikte sarayın bahçelerinde yürüdüler, kütüphanede eski kitapları incelediler ve geceleri yıldızları seyrettiler. Aralarındaki mesafe, farkına varmadan kaybolmuştu.

Bir akşam Ella sessizce konuştu.

"Hiç özgür olmayı dilediniz mi?"

Adrien derin bir nefes aldı.

"Her insan ister. Ama bazı görevler, hayallerden daha ağırdır."

Prenses gözlerini ona çevirdi.

"Ya kalbinizin görevi?"

Şövalye cevap vermedi. Çünkü cevabı biliyordu. Kalbi çoktan prensesine ait olmuştu.

Bir gece saraya saldırı haberi geldi. Adrian, Elara'yı güvenli odaya götürürken önlerine silahlı adamlar çıktı. Hiç düşünmeden prensesin önüne geçti.

"Sana zarar vermelerine izin vermeyeceğim."

Kılıçlar çarpıştı. Uzun süren mücadelenin sonunda saldırganlar geri püskürtüldü. Adrien yaralanmıştı.

Ella gözyaşları içinde onun elini tuttu.

"Lütfen beni bırakma..."

Adrien gülümsedi.

"Benim görevim seni korumaktı."

Prenses başını iki yana salladı.

"Hayır... Sen artık sadece şövalyem değilsin."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Seni seviyorum, Adrien."

Şövalyenin gözleri doldu.

"Ben de sizi seviyorum, Prensesim. Ama bu aşk... imkânsız."

Ella kararlı bir şekilde ayağa kalktı.

"Belki zor... ama imkânsız değil. Bir gün tahta çıktığımda, kalbimin sesini de dinleyeceğim."

Adrien, prensesin elini nazikçe tuttu.

"O gün gelene kadar... daima yanında olacağım."

Ay ışığı sarayın bahçesine düşerken iki genç, sessizce birbirlerine baktılar. Önlerinde uzun ve zorlu bir yol vardı. Ama bazen en güçlü krallıklar, taçlarla değil; sadakat, cesaret ve sevgiyle ayakta kalırdı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.