تخطٍ إلى المحتوى

Olmak...

الفصل 1 · قراءة 1 دقيقة

Olmak...

الفصل 1

1- Daha çok başındasın...

Bir bayram sabahı bu satırları yazdığım için, geçmişe yani bundan 33 yıl öncesine götürmek istiyorum seni...

Yazılarımda neden ... ( üç nokta) çok kullandığımı sen sormadan ben söyleyeyim: Biten hiç birşey yok... Bu yüzden nokta koyup, bitiremiyorum cümlelerimi.

Evet... Ne demiştim? Yıl 1990... Benim dünyam, dünya tarihi ile paralel gitmiyordu tabii...

Bedeninde mutsuz, şişman, saçları kısa, Almancı bir ailenin kızıydım. Gelecekten gelmiş ama geçmişte yaşıyor gibi geçiyordu ömrüm. Ki hala da öyle ;)

Bulunduğum ülkenin anenesine, insanların huylarına, suylarına ve sefil ruhlarına o zaman daha genç bir varlık iken alışamadım.

Bir kargaşa, gece yarıları gezmekden gelen 7 kişilik bir ailenin apartmandan bir sürü edesıyla evlerine girişleri, kapının önünde 59 bin çeşit her biri bir tarafa savrulmuş ayakkabı, terlik vs.

Tek mutluluğu, kaynayan bir tencere, cüzdanında para zanneden bir sürü sefil ruh ile beraber yaşamak zorunda kaldığım hep mutsuz, nereye ait olduğunu bilmeyen bir varlıktım.

Sen detaylara takıldıkça, sığlıkta yarışan insan ordusunun bir sığır sürüsü gibi üzerinden geçtiğini, boğulduğun tozdan kurtulamayıp, bağıramassın yeterrr!, diye.

Kimsenin umurunda değilsindir ki...

Fakirlik ülkenin paçalarından akan çamurlu su gibidir. Yokluk o kadar derindir ki, Almanya'dan getirdiğim kalem kutum, gözleri oynayan kokuklu silgim daha ilk günden çalınmıştır, uyum sağlayamayıp, iki kez sınıf tekrarı yaptığım öğrenim hayatımın başında:)

Arı Maya silgi vardı bütün çocuklarda ve üç gözlü beslenme çantalarında birbirine karışmış beyaz peynir ve zeytin kokusu hala hatırımda...

Bakırköy' de otururduk ve mahallede tek yeni ve parlayan araba, babamın Doğan SLX markasıydı.

Hep bir koşturmaca... Hep yemek hep alış veriş hep temizlik...

Ve bayram günleri büyükten küçüğe doğru akraba ziyatetleri:)

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.