Şimdi biraz kitap fuarında olanları anlatayım. Bu olaydan önce Asel okuldan ayrıldı -bizim zorbalıklarımız yüzünden. Hiç üzülmedim hahaha- Sonra biz -Binnaz, ben ve Rümeysa- okuldan kaçtık. Asel'i çağıralım diyen Rümeysa idi. Hiç desteklemedim bu fikri. Neyse biz gittik kitap fuarına bu Asel sonradan geldi. Gelir gelmez cıvık cıvık hareketler yapmaya başladı. Ardından bizi -ben ve Binnaz'ımı- bırakıp Rümeysa ile gezmeye başladı. Noluyo lan minibüsçü parçası! Neyse bu ikisi aptal aptal gezerken biz Binnaz ile yaklaşık 500 veya 600 tl harcadık -babacık zengin- Tabii olaydan bağımsız orada hayatımın yazarıyla tanıştım. Neyse sonra biz bunlarla maalesef yeniden buluştuk - keşke ikimiz gitseydik- Bu Asel ile ilgili daha çok olay var ama şu an sırası mı bilmem.
Asel'e tahammül edemeyeceğiniz başka bir olay da Rümeysa'nın sevgilisinin doğum gününde oldu. Ben kendisine at diyeceğim çünkü why not? Biz gittik nezaketen oraya hem Rümeysa çağırmıştı. Ama daha çocuğu 1 aydır tanıyoruz. Affedersin ama kim 1 aydır tanıdığı birinin doğum gününe transparan bir şey giyerek gelir? Birde sadece bunula kalsaydı. 2 kutu bira içmeye kalktı. Yarım kutuda sarhoş oldu ve daha da neler. Ayrıca alkol oranı %4 olan birada da sarhoş olup millete yakın davranmazsın be. O gün doğum gününde evde en son biz - Rümeysa, Asel, ben ve Binnaz- kaldık. Bakın dine dönücem artık. Çocuğu bir aydır tanıyoruz çocukluk arkadaşları gitti biz kaldık. Sonrasında Rümeysa Asel'e kahve yapmak zorunda kaldı. Lan yarım kutu bremen bira, %4 alkol oranı var nasıl sarhoş olabilirsin. Bu olaylardan sonra Asel'i otobüse bindirdik ve Binnaz ve ben kafeye gittik. Ama kapalıydı. Cidden mutsuzum.
Asel falan derken Ege'yi unuttum. Kendisi hasla her zamanki gibi. Egoist... Neyse onunla kafamı yoramıyacağım çünkü bu bölüm çok sinirliyim.
Bu Asel ile daha çok şey yaşadık fakat zaman sırasına uymam gerek -götümden attığım kurallarım. Sadece yazmaya üşendim şu an- Bu Rümeysa'nın sevgilisiyle aralarındaki ilişki ilk okul aşkından beter. En azından ilk okul aşklarında bir tatlılık olur -yalan- Siktir yazarken the cranberries başladı ağlayacağım. Birbirlerine aga, birader diyen iki insandan ne bekliyorsam bende. Rümeysa bir gün -sözde yanlışlıkla- çocuğun dudağını patlattı. Affedersiniz ama bu aşk mı? aşk gibi güçlü bir duyguyu ne hale getirdiler. Ne demiş yıldız tilbe "Şimdiki aşklar yalan olmuş ben yine aşık" Ne alaka bilmiyorum shh. Ya ama şimdi düşününce beyin yaşı düşük olunca davranışlar da öyle oluyor. Bir insan onur belgesi almadığı için sinirlenir mi ya! O derece takıntılı. Ve bu Rümeysa'nın At'ının yakın bir arkadaşı vardı ismi de Yusuf olsun. Bu Yusuf feminen bir hetero erkekti ve biz de gay diye dalga geçiyorduk - kendi aramızda ona karşı hiçbir şey demedik- ama bu Rümeysa bunları gerçek anlayıp At'ın Yusuf ile oturmasına izin vermiyordu. Ve en sonunda bir gün Yusuf'a amına koyduğumun gayi dediğini dahi duyduk. At Yusuf ile beden eğitimi dersinde badminton oynuyor diye sinirleniyordu hatta. Vebiz böyle davranmayınca yavuklularımıza -benim hiç olmadı, araz acil yavuklu arıyor- bize - Binnaz, ben, Asel ve Safinaz- gavat diyor -Dior- Affedersin de birilerini para karşılığı şey yaptırıp izledik mi?
Neyse kim yavuklusuna ne yaparsa yapsın beni ilgilendirmez. Ben tam o sıralar Ege'yi elde edemedikçe takıntı haline getirmiştim ki zaten İlk Binnaz'a söyledikten sonra işler en son Asel'de koptu -piçtir piç-
