تخطٍ إلى المحتوى

ODEUR

الفصل 2 · قراءة 6 دقيقة

ODEUR

الفصل 2

NOUVEOU

" Masaldaki prensesin , sarayının bütün odaları içinde , kapısı gümüş anahtarla kilitlenmiş olan bir tanesine girmemesi gerekiyordu , ama o yine de girip kendi felaketini hazırlıyordu. Kendi kaderi de böyle değil miydi , yasak olan onu da baştan çıkarıp felakete sürüklememiş miydi ? "

Gerilmiş miydim ben ? Yok canım. Büyük bir sorun olmasa Mercan beni büroya çağırmazdı. Evet yavaş yavaş geriliyordum. Ellerim şimdiden buz tutmuştu. Çok fazla düşünüp kafayı yemeden önce kahvaltı yapmam lazımdı. Hemen birşeyler hazırlayıp yemeye başladım. Tabağım bittikten sonra yavaşça bulaşık makinasına koydum. Hızlıca mutfaktan çıkıp Kütüphane'nin yanındaki odaya girdim.

Küçük bir odaydı ve burayı giyinme odası yapmıştım. Sağ tarafımda ki Gardrobun kapağını açtım. Siyah ve bedenimi saran bir elbiseyi hızlıca üstüme geçirdim. Elbisenin üstünde de siyah büstiyerimi giydim. Gayet şık olmuştum. Aynanın karşısına geçip makyaja başlamıştım. Önce göz makyajımı yapmaya başladım. Renkli bir makyaj istiyordum. Far paletime uzanıp mavi farı sürmeye başladım... Göz makyajımı bitirmem 3 dakikamı almıştı. Yüz hatlarımı belirginleştirmek için kontür ve biraz da allık sürüp aynada kendime baktım. Son olarak dudaklarımı çerçeveleyip nude tonlarda bir ruj sürdüm.Siyah çantamı da alıp son kez aynada baktım. Gerçekten güzel olmuştum.

Hemen arabamın anahtarına uzanıp merdivenlerden inmeye başladım. İndiğimde beni Portakal karşılamıştı. Öptükten sonra kafasını kocaman ruj izi yapmıştım. Kapıya ilerledim. Çıktıktan sonra arabamı açıp çantam ve telefonumu sağ koltuğa atıp sürücü koltuğuna geçtim. Arabayı çalıştırmadan önce bir müzik şarttı. Enerjim hiç bitmiyordu. Sanırım hayatı yaşamayı seviyordum. Yine Tarkan'ın şarkılarından birine eşlik ederek ilerliyordum. Saat 11:00 olmak üzereydi ama altımdaki bebekle geç kalmamın imkanı yoktu. Geldiğimi anlayınca müziği kapatıp arabadan indim. KOPUZ BÜROSU ' nün tam önündeydim. Eşyalarımı alıp ilerlemeye başladım. Sakin olmalıydım ben her sorunla başa çıktım bunu da hallederdim.

Büro'dan içeri girdikten hemen sonra asansörler sağ tarafımdaydı. Benden tarafı yukarı diğer taraf aşağı inen asansördü. Aşağıda da kat vardı evet ama Mercan bana çok kullanılmıyor demişti. Asansörün önüne geldiğimde bir adam vardı ; siyah saçları , beyaz teni , yeşil gözleri ve siyah takım elbisesiyle tam bir beyfendiydi. Benim onu süzdüğüm gibi oda beni mi süzüyordu ben mi yanlış görüyordum. İçimden ' tabi taş gibi hatunuz herhalde süzecek ' diyerek başımı dikleştirdim. Bakışları çapkın bir hal aldı. Birden " Siz burda mı çalışıyorsunuz ? daha önce hiç görmedim de " dedi. Bende " Hayır , arkadaşımı görmeye geldim. " diyerek adama ters bir bakış attım. "Arkadaşınız kim ? " dedi. Sakinlikle "Mercan, Mercan Çekilmez. " dedim. Adam şaşırmıştı sanki ama belli etmemeye çalışıyordu. Sonra içinde tutamayarak "Gerçekten de çekilmiyor. " dedi. Bir anda Mercanın bana anlattıkları geçti aklımdan ve gülmeye başladım.

#### # ####

Mercan tam karşımda oturuyordu. Bende dikkatle onu dinliyordum. " Defnem , adamın biri gelmiş karım beni boşayacak lütfen yardım et diyor. Bende ' lütfen sakin olun beyfendi sakince anlatın dedim. ' sonra anlatmaya başladı. Anlattıkça sinirlerim tepeme çıkıyor. Bu adam karısını 5 kişiyle aldatmış ama hepsi nedense arkadaşıymış. Birde utanmadan hem anlatıyor hem de ben hala karımı seviyorum diyor. Allah aşkına be adam sen bidaha kimseyi sevme. " dedikten sonra gülmeye başladım. Bu kızın sinirli hali daha tatlı oluyordu.

" Tabi sen rahat durmazsın. " dedim Mercana. Mercan bana ". Tabiki de durmam 'beyfendi siz gerizekalı mısınız ? ' diye sordum. Olay yaratacak ya pis öküz hemen bağırıp çağırmaya başladı.

' bu ne biçim bürodur , maaş alıyorsunuz işinizi düzgün yapmıyorsunuz. ' söylene söylene Murat Bey'in odasına vardı. Adam ' Murat Kopmaz ' yazısını görünce kapıyı çalmadan daldı içeri. Adam sinirle ' buranın müdürü siz misiniz diye sordu. ' Murat Bey biraz şaşırmıştı. Murat Bey önce bana sonra adama bakıp ' Evet , benim ' dedi. Adam hemen ' bu bayan bana hakaret etti . Ne biçim avukatlarla çalışıyorsunuz siz . ' dediği an bende kayış koptu. Bayanmış. Sensin bayan . Murat Bey'in asistanı adam sakinleşsin diye su getiriyordu. Hemen bardağı kapıp adamın kafasından döktüm. Murat Bey şaşırmamıştı. Adam artık alışmıştı sanırım. Murat bey güvenliği arayıp adamı attırdı.

Murat bey gerçekten bu sefer beni kovacak diye düşünürken birden ' adam ne yapmış ' dedi umursamazlıkla. Bende adamın bana anlattıklarının aynısını anlattım. Murat Bey de mimik oynamamıştı. Tam konuşacaktım beni kovmaması için adam bana dönüp

'İyi yapmışsın , hadi şimdi işine dön . ' dedi. Şaşkın şaşkın masama ilerledim. Bu Büro da gerçekten insanlık yoktu diye düşünerek yürüyordum bu adam yan masamdaki İrem' e gitse hemen adamı kabul ederdi sanırım o yüzden hala bu Bürodayım. " dedi . " İnsan olduğum için. " dedi.

#### # ####

Karşımdaki adam da gülmeye başladı. Herhalde burda çalışıyor da bizim kızın hallerini biliyor diye düşünüyordum. Merak edip sordum " Siz de mi burda çalışıyorsunuz ? "

Adam bana bakıp " Hayır , ben Murat'ı görmeye geldim. " dedi. Kafa sallayarak onayladım ve ekledim " Murat Bey'in Mercana dayanması gerçekten alkışlanacak türden. " dedim gülerek.

Asansör gelmişti ve eliyle ' önden buyrun ' işareti yaptı. Asansöre binmiştik. 12 düğme vardı . Ben 10. Kata gideceğim için 10 olan düğmeye bastım. O da 12' ye bastı. " Evet , gerçekten takdir edilesi ama Murat böyle İnsani Avukatların çok az olduğunu biliyor ve Mercan'ı takdir ediyor. Ne pahasına olursa olsun yanlış bir insanı savunmuyor diyor. Seviliyor yani sizin Mercan. " İkimiz de güldük. " Siz pek sevmiyorsunuz sanırım " dedim. O da hemen " Yok ben onu değil o beni sevmiyor. " dedi ve ekledi . " Çok cıvıkmışım öyle diyor hanımefendi. " Adama üzülmüştüm. Elimi uzatarak " Ben Defne Kara. " Dedim bakışlarını yavaşça elime indiren adam " Ben de Rüzgar Akın . " Dedi bu ismi biryerden hatırlıyordum.

Asansör 9. katı geçip 10. Kata geldiğinde asansörün kapısı açıldı. Yavaşça asansörden çıkarken dönüp "Tanıştığıma memnun oldum. " dedim. O da " o memnuniyet bana ait." dedi çapkın bakışlarıyla. Bu adam bana mı yürüyordu ?

Mercanın masasına ilerlemeye başladım. Koridorun sonunda 2 masa vardı. Birisi Mercan'a diğeri ise İrem'e aitti. İrem' e de pek bayılırdık. Mercan da üstüne yapışan siyah bir elbise giymişti. Altında beyaz spor ayakkabı ve sade makyajıyla yine mükemmel görünüyordu.

Beni görünce hızlıca yerinden kalkıp bana sarıldı. Özlemiştik birbirimizi vanilya kokusu ile karışık karanfil kokuyordu. Bu kokuya bayılıyordum. Kokusunu biraz daha içime çektikten sonra ayrıldık. ' otur ' işareti yaparak masanın önündeki sandalyeyi gösterdi. Çantamı masaya bırakıp oturdum. " Ne oldu ? " diye bir soru yönelttim. "Tamirciyi satman gerek. " Dedi birden ve ekledi " 1 ay içerisinde satmazsak Televizyondaki haberleri doğrulamış oluruz ve bu mekan ikimize ait , herhangi bir baskın yapılırsa her şeyimizi elimizden alırlar. " Dedi kötü birşey olduğu belliydi ama bu kadarını beklemiyordum. " Birde tabi Makinaları taşıma işini gizli yapmamız gerekiyor. Yoksa Makinalara da el koyarlar. " Dedi. İremin bizi dinlemeye çalıştığını fark edip ona döndüm. " İremciğim evden taşınıyorum da bildiğin etrafında gördüğün kiralık yerler var mı ? " diye sordum. Sen kimle dans ediyorsun İrem. Şaşırarak " yok Defneciğim ben görürsem Mercan'a haber veririm o sana iletir. " dedi. Mercana tekrar döndüm " peki , odaklarını başka yöne çekmeyi başarırsak ve makinaları çıkarmaya zamanımız olursa. " Dedim . Aklımda yine şeytani fikirler vardı. Mercan " odaklarını nasıl başka yöne çekebiliriz ? " Diye sordu. Bende "Önlerine yem atarak " diye ekledim. Yine ortalığı karıştıracaktım...

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.