تخطٍ إلى المحتوى

misnung

الفصل 2 · قراءة 3 دقيقة

misnung

الفصل 2

🍇2

Hastasının ilaç saati geldiğini fark edince ayaklandı genç doktor. Yavaş adımlar ile odasına yürümeye başladı, bazı hastalar ve doktorlar hastanenin etrafında geziniyor, kimi ise oradan oraya koşuşturuyordu. Hedefine geldiğinde kapıyı tıklatmak için yeltendi ama zaten aralık olduğunu görünce kaşlarını çattı. Yavaşça kapıyı araladığın da pencerenin önünde heyecanla birşey izleyen bir Jisung ile karşılaştı. Yavaşça yanına adımladı, “Ne izliyorsun öyle?” Doktor’un ani gelişi ile bir an irkildi tatlı çocuk. Sonra parlak gözlerinde ki masumiyeti koruyarak ondan yaşça büyük olan adama gülümseyerek dışarıda ki beyaz kelebeği gösterdi, “Bak! Orada bir kelebek var! Çok güzel değil mi?” Gözlerini hafif kısarak dışarda ki kelebeği aradı genç adam, gözleri güzel canlıyı bulduğunda gülümsedi, “Evet… Çok güzel.” Küçüğüne dönüp işaret parmağı ile hafifçe burnuna vurup göz kırptı, “Ama sen daha güzelsin.” Utanmasını gizleyemedi bu durum karşısında şirin çocuk… Minho onun kızaran tombul yanaklarından bir makas aldıktan sonra çekmeceye doğru adımladı ve Jisung’un ilaçlarını çıkardı, “Hadi bakalım, ilaç saati.” Ne kadar ilaç kullanmayı sevmese de bıkkın adımlarını doktoruna yönlerdirdi koyu kahverengi saçlı çocuk, eline bırakılan renkli ilaçları tek hamle de ağzına attıktan sonra üzerine su içti ve yuttu hepsini. Yüzünü buruşturmasına engel olmasa da istifini bozmadan doktoruna döndü ve heyecanla yerinde zıpladı, “Minho dışarı çıkalım mı? Nolur~” Küçüğünün bu sevimli haline tebessüm etmeden durmadı büyük olan, “Peki…” Ellerini diz kapağına yasladı ve kendinden kısa olanın hizasına indi, “Ama uslu duracağına söz verirsen?” Kafasını hızlı hızlı salladı Jisung, “Söz!” Eski pozisyonuna döndükten sonra göz devirdi Minho, “Pek inandırıcı gelmedi ama neyse…” Böyle böyle konuşa konuşa çıkışa doğru adımladı ikisi. Bahçeye çıktıkları an hemşire Yeji yanına geldi doktorun, “Doktor Minho,şu dosyalara bir bakar mısınız acaba?” Minho gözlerini Jisung dan ayırıp dosyayı incelemeye başladı, küçük olan ise bu anı fırsat bilip hızlıca büyüğünün yanından uzaklaştı.

Bulduğu ilk kırmızı gül çalılığının arkasına saklandı minik bedeni ile, Minho onun yokluğunu fark edince panikle etrafına bakındı, “Biraz bekler misin Yeji?” Daha genç kızın cevabını almadan hızlı adımlar ile yan bahçeye doğru gitti, Arkasından yüzünü buruşturmuştu kız olan. “Jis? Neredesin?” Küçüğünü etrafında bulamayınca kalp atışları hızlanmaya başladı, “Meleğim, korkutuyorsun beni…” Bir kaç adım daha attı ve…

“Bööö!!!”

Olduğu yerde sıçradı genç adam, elini kalbinin üzerine koyup derin bir nefes verdi, “Ödümü kopardın!” Kendisine kıkır kıkır gülen küçüğüne yaramaz bir sırıtma ile baktı, “Demek doktorunu korkutmak ha?” Yavaş adımlar ile üzerine doğru yürüdü, bu sırada ufak olan geri gidiyordu. Doktor adımlarını hızlandırınca o da irkilerek koşmaya başladı. Böyle böyle bir kovalamacanın ardından sonunda ince belini kolları ile sarıp ikisinin çimlere düşmesini sağlamıştı Minho, “Yakaladım!” İkisi de nefeslerini düzenledikten sonra ellerini zarif oğlanın karnına götürdü, “Şimdi intikam zamanı!” En hassas noktalarını yavaş yavaş, onu sadece güldürecek şekilde gıdıklamaya başladı. Bu sırada Jisung yalvarıyordu, “Ya- Özür dilerim! Dur nolur!” Minho onun nefes nefese kaldığını görünce yavaşça ellerini çekti, “Tamam tamam.” Tamam, belki bir hasta ile doktorun bu kadar yakın olması garipti, ama onların arasında özel bir bağ vardı işte, kopamıyorlardı birbirlerinden. Zaten doktorlar da bu duruma alışıktı da… Küçük olan nefesini düzene sokmaya çalışırken çimlerin üzerinde doğruldu. Minho ise bu sırada oturur pozisyona gelip elinde ki not defterini çıkardı ve Jisung ile ilgili yeni şeyleri not almaya başladı. Sadece iyileşme sürecini değil, onun hakkında bazı yeni bilgileri de…

Bu sırada çiçekler ile konuşup yaprakları ile oynuyordu Jisung, kendi kendine papatyalar ile konuşuyor, çok güzel göründüklerini söylüyordu. Doktoru birşeyler yazdığı not defterine dalmışken sinsice yerden bir avuç çimen kopardı ve genç adamın yüzüne doğru fırlattı. Yüzü ve saçlarına çim yapışmış haline tatlı tatlı güldü küçük olan ve işaret parmağı ile doktorunu gösterdi, “Çim adam oldun!” Gözlerini kırpıştırdı genç adam, yüzündeki ve saçlarındaki çimleri silkelemeye çalıştı. Jisung onun çabasına gülümseyip diz kapaklarını yere koyup yürüdü ve tam önünde durup saçındaki çimi alıp yere attı. Minho onun yakınlığını fırsat bilip belinden tuttu ve yere yatırdı, o onun üzerine o onun üzerine çıkayım derken küçük bir üstünlük kavgası meydana geldi. Genç doktor sonunda yorulunca koyu kahverengi saçlı oğlan onun üzerinde yerini aldı. Saçında küçük, daha yeni açmış bir menekşe vardı, parlak gözleri doktorun gözlerine bakıyordu. Doktorun kalbinin hızlanması nefes nefese olmasından mıydı, yoksa başka bir şeyden mi bilmiyordu

Ama o bir yıldız misali parlayan gözlere bakakalmıştı…

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.