تخطٍ إلى المحتوى

Marsel

الفصل 3 · قراءة 2 دقيقة

Marsel

الفصل 3

3

Ödül töreninin üzerinden tamı tamına 1 hafta geçmişti. Aslında Ankara'da kalmayı planlıyordum çünkü orada her şeyi daha detaylı planlayıp sonra burada icraata geçebilirdim. Ama ne yazık ki şartlar el vermemişti. Ödül töreninin içine etmiştim, gerçek anlamıyla. Ödül alacak insanların isimlerini alakasız insanlarla değiştirmiştim. Bu bir saygısızlıktı belki de ama bu gerekliydi. Eğer birisi yapması gereken işi yapmıyorsa, ben bunu seve seve yapardım. O ödül töreni, benim abimin intikamının en ufak birinci adımıydı ama bu ilk olarak kalmayacaktı, devamı gelecekti. Düşündükçe Maysa için üzülüyordum, beni karşısına almak hayatında yaptığı en büyük hataydı. Çok bir şey yapmamıştım zaten sadece hakimin ismi yerine temizlik görevlisinin ismini koymuştum. Bence o daha adaletliydi ve hak ediyordu, helal olsun. Bu bir haftada çok şey olmuştu. Şirketim için İstanbul'a tekrardan dönmüştüm. Aksayan işlerimin hepsini tamamlamıştım. Abim gittiğinden beri şirketine ben bakıyordum. Bir bakımdan buraya geldiğime seviniyordum,çünkü meymenetsiz teyzemi ve muşmula suratlı kızından sıkılmıştım. Acele bir şekilde anneannemle vedalaşıp dönmüştüm. Normalde haber bile vermezdim ancak evinde biraz kaldığım için içimde az da olsa mahcubiyet duygusu vardı. Şimdi ise annemin zoruyla kocasının evine gelmiştim. Ne diyeceğini aşırı derecede merak ediyordum. Hangi yüzle beni evine davet ettiğini.Umarım mantıklı bir açıklaması vardır, yoksa 21 yaşında aile katliamı yapan kız olarak tarihe geçmek istemiyordum. İnsanlar 21 yaşında ülke fetheder, ben ise annemin boş laflarıyla, beni suçlamalarıyla hayatımı geçirip sürünüyordum. Koltukta oturmuş, hanzadenin ( annemin) gelmesini bekliyordum. Ayağımı sallarken odada gözlerimi gezdirdim. Her şey olabildiğince lüks ve pahalıydı. Hatta duvara asılı olan bir tablonun benim sağ böbreğimden daha pahalı olduğuna kalıbımı bile basabilirdim. Oturmaktan sıkıldığım için oflayarak ayağa kalktım. İçeri giren eski annemle şükür çektim. Siyah saçları her zamanki gibi fönlüydü, üstüne beyaz, sıfır kol, uzun bir elbise giymişti. "Sonunda gelmişsin," diyerek beni süzdü. "Beni şirketimle tehdit etmeseydin gelir miydim sanıyorsun?" iğneleyici bir şekilde konuştum. Bu kadın bu aralar çok sinirimi bozuyordu. Şirketimi kurarken ondan maddi olarak belli bir tutarda destek almıştım ve ona geri ödeyene kadar şirketimin bir kısmı onun üzerineydi. Sözleşmemiz olduğu için dilediği gibi istediği kişileri şirketten çıkartabiliyordu.Yoksa buraya ölsem gelmezdim sadece insanların ekmekleriyle oynamak istemiyordum "Beni buna sen mecbur ettin. Beni dinlemeden kesin bir yargıya varıp anneannene gitmek ne?" Sesini yükseltti. Bilmediği şey ise o sinirlenirse benim beş kat daha sinirlendiğimdi. "Ne istiyorsun benden? Ben senin oğlunun katili değil miyim? Şimdi bu neyin şovu? Gidip kendimi ihbar etmemi mi istiyorsun?" diyerek sesimi yükselttim. Tam annem bana cevap verecekken, içeri giren kişiyle diyeceği şeyi söylemedi ve yarıda kaldı. SELLLAAAAAAAMMMMMMMMMMMMMMM Bu bölümde çok sinirlendim neye sinirlendiğimi açıkcası bende anlamadım vbjvıfoeplkfnb neyse yorumlarını bekliyorum yapacağanız yorumlar benim için çok önemliiiii oy vermeyii unutmayalım

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.