تخطٍ إلى المحتوى

Lain

الفصل 1 · قراءة 3 دقيقة

Lain

الفصل 1

1.Bölüm

1.BÖLÜM

Sigramı usulca ağzıma yerleştirirken gözlerimi kapatıp duvarın soğuk yüzeyine kafamı yasladım. Dudaklarımı hafifçe aralayarak dumanın boğucu havaya karışmasına izin verdim. "Neden?" dedim, hayatı sorguya çekmek istercesine. "Neden?" dedim tekrar, bu sefer biraz daha bitkindi bu soru. Ruhumun yorgunluğunun sesime yansımasıyla sorgulamadan çok umutsuz bir yalvarıș gibiydi bu durum. Gözümden akan bir damla yaşın soğukluğunu yüzümde hissederken elimdeki sigarayı tekrar dudaklarıma yerleştirdim. Bacaklarımı kendime çekip düşünmeye başladım. Ne olmuştu bana böyle? Nasıl bu hale gelmiştim? Zihnimin derinliklerine inip kendimi anılarımı hatırlamaya zorladım. Silik. Bütün anılarım silikti, hatırlayamıyordum. Sadece birkaç kalıntı vardı hafızamın derin çukurlarında. Ama hayır, orada ki kişi ben değildim, kendimi anılarımı ele geçirmiş o kişiyle bir tutamıyordum. Beynimin bana oynadığı saçma bir oyun muydu, bilmiyordum, hatıralarımdaki o kişi kimdi, bilmiyordum. Ve bunları düşünmeye devam ettikçe daha da karmaşık bir hal alıyordu her şey. Yorulmuştum zihnimden. Omzumu silkip kafamı biraz yana yatırdım. Boğazım düğümlenmiști ve bu düğüm her yutkunduğumda daha da acı verici bir hal alıyordu. Her yutkunușumda sanki boğazıma bilinmeyen bir kişinin elleri dolanıyordu, o kişi benden nefret edercesine her seferinde biraz daha baskı uyguluyordu boğazıma. Acının verdiği kırık tebessümle sigaramdan son bir nefes daha alıp fırlattım. Islak zeminde yavaşça kayıp yere uzandım. Zeminin sert yüzeyinde huzursuzca kıpırdandım. Gözlerimi patlamış lambanın üzerinde gezdirdim. Düşündüm, o da bitikti. Hatta dayanamamıştı belki de saçmalıklara, intihar etmişti. Korkmamıș mıydı? İçindeki ışığı söndürürken ağlamamış mıydı? Aklımdaki korkunç düşüncelerle titrek bir nefes verdim. Kirpiklerim göz altıma değmeye başladığında avcumu kapatıp tırnaklarımı ellerime geçirdim. Bir şey olmasını bekledim, olmadı. Dakikalarca kesik nefeslerim arasında tırnaklarımı avuç içime bastırmaya devam ettim. Bedenim yerde sakince uzanırken ruhum delirmenin eşiğindeydi. Bağırmak, haykırmak istiyordum ama bunu yapacak güce sahip değildim. Ellimdeki ıslaklığı hissettiğimde kolumu kaldırıp yüzüme yaklaştırdım. Kanıyordu, umursamadım, umursamak istemedim. Kolumu serbest bırakıp yere düşmesine sebep oldum. Tekrar baktım lambaya, kıvılcım vardı. Yaşıyor muydu? Ölü gibi görünüyordu ama içindeki kıvılcımlar sönmemiști. Ölümden pişman mı olmuştu? Yaşama geri dönmeye mi çalışıyordu? Başaramayacaktı, tekrar yaşayamayacaktı. Yaşayamayacak mıydı? Öldüğüne inanmıştım neden şimdi yaşamaya çalışıyordu? Kıvılcımlar şiddetlendi, sanki çok istekliydi geri dönmeye. Ama yanlış hamleydi, acele edişi tekrar patlamasına sebep olmuştu. Bu sefer gerçekten ölmüştü, yani sanırım. Ölü lamba ve ölü çiçeklerle dolu olan bir oda da tek nefes alandım. Ölmemiştim ama yaşamıyordum da derler ya hani ölümle yaşam arasındaki ince çizgideydim, araftaydım sanki. Ellerimle yerden güç alıp tekrar oturur pozisyona geçtim. Arkama yaslanıp derin bir nefes aldıktan sonra bu seferde duvardan destek alarak ayağa kalktım. Bacaklarım bedenimi taşıyabilecek kadar yeterli değildi ancak bütün ağırlığımı onlara bıraktım. Birkaç kere düşer gibi olsamda banyoya gidip küvetin kenarına oturup suyu açtım. Araf zorlayıcıydı. Ölmek istesem ölemiyor, yaşamak istesem yaşayamıyordum. Herkesten kendimi soyutlayıp küçük bir odaya kapanmış ve sakince çizgiden biraz olsun kenara kaymayı bekliyordum, olmayacağını bile bile. Küvet dolmaya başladığında ılık suyun içine girdim. Su vücuduma temas ettiğinde yandığımı hissettim. Soğuk suyu açıp vücudumun rahatlamasını bekledim. Küvet taşıyordu bedenim sıcaklığını kaybetmeye başladığında. Oturduğum yerde kayarak kafamı da suyun içine soktum. O an suyun içinde nefes alabilmeyi diledim. Yeterince istersen olur derler ya hani istedim, denedim. Nefes alamadım. Boğulur gibi olduğumda hızla suyun içinden başımı çıkarıp nefesimi düzene sokmaya çalıştım. Sanki imkansızı deniyordum nefesim bir türlü düzene girmiyor ölümümün tam şu anda olacağını hissettiriyordu. Hızlı ve derin nefesler alırken küvete sıkıca tutundum. Ona baskı uygulamak bir yandan iyi gelse de bir yandan da az önce kanayan elimin acımasına sebep oluyordu. Yorgundum, fazlasıyla yorgundum. Neden ve nasıl olduğunu hatırlayamasam da bu yorgunluk beni tüketiyordu. Asla iyileşemeyecektim, imkansızdı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.