Telefonumun gürültülü alarmı sağolsun, korkarak uyandım. Odam çok aydınlıktı. Camım açıktı. Sıcak bir yaz gününe ferah bir odada uyanmak gibisi yok gerçekten. Sarı-beyaz pikemi üstümden attım ve yataktan usulca doğruldum. Ayaklarımı yere sarkıttığımda ayağıma tüylü bir şey deydi. Eğilip baktım. Bu Erwin'di. Bembeyaz tüyleri ve masmavi gözleriyle dış görünüşü kusursuza yakındı. Ancak bazen aşırı sinir bozıcu olabiliyor. Bu yüzden hayatımdaki diğer her şey gibi o da yüzde yüz kusursuz değil. 'Yine de çok tatlı.' diye düşündüm.
Erwin'i kucağıma aldım. Mırlıyordu. Ayağıma beyaz, pofuduk terliklerimi giydim ve odamdan çıktım. Boğazım kurumuştu. Mutfağa doğru yol aldım. Mutfaktan harika kokular geliyordu. Ancak biraz daha soluyunca derin bir yağ kokusu aldım. Yağ kokusu az önce harika dediğim kokunun harikalığını bozmuştu.
Mutfağa girdim. Babam patates kızartıyordu. Annem de buzdolabından peynir, zeytin vb. çıkarıyordu. Babam düşünceli bir adam ancak yemek konusunda düşünceli olmazsa daha iyi olur. Çünkü iyi niyetli olmak, güzel yemek yapmayı sağlamıyor. Erwin kucağımdan atladı. Bebek mavisi pijamamda bembeyaz tüyler var. Erwin tatlı ve güzel bir kedi olabilir ancak çok fazla tüy döküyor.
Annem beni görünce kocaman gülümsedi. "Günaydın prensesim! Miguel'i uyandırır mısın? " Başımı salladım ve kardeşimin odasına doğru yol aldım. Merdivenlerden aşağı inerken elimi pürüzsüz duvarda gezdirdim. Tam kusursuz bir şey bulacağımı düşünürken elime bir pürüz geldi ve, bu duvarın da kusursuz olmadığını anlamış oldum.
Kardeşimin kapısını açtığımda üstündeki pike yere düşmüş, ceviz pozisyonu almış şekilde buldum onu. Uyurken çok tatlıydı. Alnına bir öpücük kondurulan. "Uyan hadi uykucu. Kahvaltı zamanı." Kardeşim bir şeyler mırıldadı. Ben de onu dürttüm. "Uyan hadi Miguel! " Gözlerini yavaşça açarak bana baktı. Gülümsedi. "Günaydın abla!" Miguel çok enerjik ve neşeli bir çocuktur. Uykucu dur ama bir o kadar da hiperaktiftir.
Miguel yatağından kalktı. Banyoya gidip yüzünü yıkadı. O yüzünü kurulayıp mutlaka koştu. Ben de yüzümü yıkadım ve kuruladım. Odama çıktım. Pijamamı çıkarttım ve üstüme sarı bir sabahlık giydim. Sarı saçlarımı taradım ve yüksek bir at kuyruğu haline getirdim. Dün kitap okumaktan geç yatmıştım. Maalesef mavi gözlerimin etrafı kırmızıydı. Gözüme rahatlarıcı bir damla damlattım. Aynadan kendime iyice baktım. Bir kusur olmadığından emin olduktan sonra hızlıca mutfağa doğru yol aldım.
Mutfak masasının etrafındaki yerlerimize oturduk. Hiç iştahım yok ama yemek yemezsem annemin kızacağını biliyorum. Birazcık yerim sonra da odama çıkıp okul için hazırlık yaparım.