تخطٍ إلى المحتوى

KOR

الفصل 3 · قراءة 4 دقيقة

KOR

الفصل 3

**BÖLÜM 3

Hafiflik**

Sabahın ilerleyen saatlerinde ev sessizleşmişti. Cihan çalışma odasına çekilmişti, Ariana birkaç telefon görüşmesiyle meşguldü. Kaan ve Mert çoktan evden çıkmıştı. Ev büyük ama garip şekilde sakindi.

Elira odasının penceresinin önünde duruyordu, bahçeye bakıyordu ama aslında zihni çok daha uzakta bir yerdeydi. Dün gece, kutlama, o konuşma, sonra kaza.

Elira gözlerini kapattı. Bütün hayatı boyunca aldığı kararları düşündü, her birini.

Bir dili öğrenirken gecelerce uyumadığı günleri, bir araştırmayı tamamlamak için haftalarca kapanmasını, bir sorunu çözmek için zihnini tükettiği o uzun geceleri, hepsi… bir amaç içindi. Ailesi.

Ama şimdi aynı soruyu kendine soruyordu. “Gerçekten gerekli miydi?”

Bu soru zihninde yankılandı.

Sonra Elira başını kaldırdı.

Bir karar vermiş gibi derin bir nefes aldı.

Artık biraz dışarı çıkmak istiyordu.

----------------------------------------------------------

Sahil yolu eve çok uzak değildi. Elira yürürken rüzgâr saçlarının arasından geçiyordu, denizin tuzlu kokusu havaya karışmıştı. Güneş suyun üzerinde ince bir ışık çizgisi bırakıyordu.

Elira bir süre sessizce yürüdü. Geçmiş hayatında da buraya gelmişti ama o zamanlar yürürken bile zihni başka şeylerle dolu olurdu.

Projeler, planlar, sorunlar, şimdi ise ilk kez hiçbir şey düşünmeden yürüyordu.

Adımlarını yavaşlattı, bir banka oturdu ve fark etti. Göğsünde tuhaf bir his vardı, hafiflik. Sanki yıllardır taşıdığı görünmez bir yük biraz olsun azalmıştı.

----------------------------------------------------------

Bir süre sonra ayağa kalktı, sahilden ayrılırken yolun karşısındaki binaya gözü takıldı.

Borsa ve yatırım merkezi. Elira birkaç saniye durdu, sonra içeri girdi. Binanın içi sakin ve düzenliydi, ekranlarda sayılar akıyordu. Elira ekranlara baktı, zihni hemen çalışmaya başladı. Geçmiş hayatındaki bilgiler birer birer yerine oturuyordu. Hangi şirketlerin yükseleceğini biliyordu, hangi projelerin birkaç yıl içinde patlama yapacağını da.

Elira birkaç farklı yatırım seçeneğini inceledi, sonra karar verdi.

Kendi adına bir yatırım yaptı, rakam büyük değildi. Ama anlamı büyüktü çünkü bu yatırım ilk kez ailesi için değildi, kendisi içindi. İşlemi tamamladıktan sonra sakin bir şekilde binadan çıktı.

----------------------------------------------------------

Biraz ileride küçük bir kitap kafe vardı. Elira içeri girip pencere kenarındaki bir masaya oturdu. Garsondan çay istedi. Raflardan ince bir şiir kitabı aldı, kitabın sayfalarını ağır ağır çevirdi. Kelime kelime okuyordu, sanki her satırı ilk kez gerçekten hissediyordu.

Bir süre sonra başını kaldırdı. Pencerenin dışına baktı ve küçük bir hareket fark etti. Kafenin önünde çamur içinde küçük bir kedi yavrusu duruyordu. Beyaz olması gerekiyordu ama tüyleri griye dönmüştü.

Zayıftı, üşümüş görünüyordu. Elira kitabı kapattı, ayağa kalktı. Hesabı ödedikten sonra dışarı çıktı. Kedi onu görünce kaçmadı, sadece başını kaldırdı.

Elira yavaşça eğildi, kediyi kucağına aldı. Tüyleri kirliydi ama dokunduğunda küçük bedeninin titrediğini hissetti.

Elira bir an durdu, çocukken kedileri ne kadar sevdiğini hatırladı. Ama hiçbir zaman istememişti, ya da istemeye cesaret etmemişti. “Belki istemezler.”

Bu düşünce hep zihninde durmuştu.

Ama şimdi bu düşünce yoktu. Elira kediyi kucağında tutarak yürümeye başladı, bir veteriner kliniği buldu. Kedinin temizlenmesini ve kontrol edilmesini istedi, bir süre sonra küçük kedi tertemiz bir şekilde ortaya çıktı.

Tüyleri gerçekten bembeyazdı, gözleri ise parlak maviydi.

Veteriner gülümseyerek kediyi Elira’ya uzattı, Elira kediyi tekrar kucağına aldı.

Küçük hayvan patilerini kıpırdattı, sanki yeni hayatına alışmaya çalışıyordu.

----------------------------------------------------------

Eve döndüğünde kapıdan içeri girdi. Salonda Ariana ve Cihan oturuyordu. Cihan gazeteden başını kaldırdı, gözleri Elira’nın kucağına kaydı.

Kaşları hafifçe kalktı. “O da ne?”

Elira sakince cevap verdi. “Bir kedi.”

Cihan birkaç saniye baktı. “Belli.”

Ariana da şaşkınlıkla kediyi süzdü ama bir şey söylemedi.

Tam o sırada küçük adımların sesi duyuldu, Efe koşarak geldi.

Gözleri büyüdü. “Hala! Bu bizim mi?!”

Elira eğilip kediyi ona gösterdi. “Evet.”

Efe heyecanla zıpladı. “Adı ne olacak?”

Elira bir an düşündü, kedinin beyaz tüylerine baktı.

Sonra gözlerine bakıp hafifçe gülümsedi.

“Kor.”

----------------------------------------------------------

Akşam olduğunda Elira odasına çekilip kapıyı kapattı. Kor küçük bir ses çıkararak yatağın üzerine zıpladı, yuvarlanıp battaniyenin üzerine kıvrıldı. Beyaz tüyleri çarşafın üzerinde küçük bir bulut gibi görünüyordu, Elira yatağın kenarına oturdu.

Kor battaniyeyi patileriyle yoğurmaya başladı, Elira onu izledi. Garip bir duygu hissediyordu, hafiflik.

Bugün ilk kez bir şeyi başkası için değil, kendisi istediği için yapmıştı. Elira başını duvara yasladı, uzun zamandır ilk kez içinde korku yoktu. Kor hafifçe miyavladı. Elira gülümsedi. “Demek sen de yeni bir hayat başladığını hissediyorsun.”

----------------------------------------------------------

Aynı saatlerde şehir merkezindeki bir ofiste Kaan telefonunu kapattı, yüzü sertleşmişti. Karşısındaki yönetici gergin görünüyordu. “Tekrar söyle.”

Yönetici yutkundu. “Proje beklenenden çok daha düşük performans gösteriyor.”

Kaan’ın kaşları çatıldı. “Nasıl?”

“Piyasa tahmini yanlış çıkmış görünüyor.”

Kaan birkaç saniye sessiz kaldı, bu mümkün değildi. Bugüne kadar yaptığı hiçbir proje böyle sonuçlanmamıştı.

İçinde tuhaf bir huzursuzluk oluştu.

Sanki… bir şey eksikti. Ama ne olduğunu bilmiyordu.

Kaan yavaşça arkasına yaslandı, ve ilk kez gerçekten düşünmeye başladı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.