تخطٍ إلى المحتوى

KOR

الفصل 1 · قراءة 3 دقيقة

KOR

الفصل 1

**BÖLÜM 1

Sessiz Kalabalık**

Salondaki yüzlerce insan gülüyor, konuşuyor ve birbirini kutluyordu.

Kristal avizelerin altın rengi ışığı mermer zemine yayılıyor, orkestranın hafif melodisi insanların sohbetlerine karışıyordu. Kristal bardakların birbirine değmesi, kahkahalar ve parfüm kokuları. Her şey kusursuz bir kutlamanın parçasıydı. Ama Elira Demirhan o kalabalığın ortasında, hayatında ilk kez gerçekten yalnız olduğunu hissediyordu.

Salondaki insanlar ona bakıyor, saygıyla başlarını eğiyor, kadehlerini kaldırıyordu. Bu gece onun gecesiydi.

Elira kadehini hafifçe kaldırıp bir tebessümle karşılık verdi. Gülümsemesi zarifti ama gözlerinin etrafındaki ince çizgiler o gülümsemenin ardında geçen uzun yılları ele veriyordu.

İnsanların çoğu onun başarılarını konuşuyordu.

Uluslararası araştırma projesi. Ekonomik kriz ihtimali. Son anda yapılan analiz.

Elira’nın birkaç hafta önce yaptığı çözümleme büyük bir hatayı ortaya çıkarmıştı. Yanlış ilerleyen proje milyarlarca dolarlık kayba yol açabilirdi. Ama Elira o hatayı görmüştü. Sadece görmekle kalmamış, çözümü de üretmişti.

Bilimsel olarak doğru, ekonomik olarak kazançlı. Politik olarak prestijli.

Sonuçta proje kurtulmuştu.

Ama aslında herkesin kutladığı şey Elira değildi, demirhan ailesinin gücüydü.

Elira kalabalığa bakarken farkında olmadan saçlarına dokundu. Parmakları beyazlıkların arasından geçti. Uzun yıllar. Çok fazla yıl.

Hayatını ailesine adamış, onların gücü için çalışmış, onlar için öğrenmiş, onlar için savaşmıştı. Diller öğrenmişti, bilim öğrenmişti, strateji öğrenmişti.

Ama bütün bu yılların sonunda içinde büyüyen his garipti. Bir boşluk.

Sanki hayatı boyunca çok büyük bir rol oynamıştı. Ve artık rol bitmek üzereydi.

Elira kadehini masaya bıraktı, biraz hava almak istiyordu. Kalabalığın arasından sessizce uzaklaştı, koridor daha karanlıktı. Salonun gürültüsü burada boğuk bir uğultuya dönüşüyordu.

Tam geri dönmeyi düşünürken bir konuşma duydu.

Annesinin sesi, “…bu konu tekrar açılmamalı.” Elira istemsizce durdu.

Babası cevap verdi, “Artık çok geç.”

Annesinin sesi gergindi, “Ya öğrenirse?”

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra babasının sesi duyuldu, “Öğrenmeyecek.”

Elira’nın kalbi bir an durur gibi oldu.

“Onu korumak için yaptık.”

Annesi bu kez daha kısık konuştu.

“Gerçek kızımız için…”

Elira’nın zihni boşaldı.

Gerçek kız, koruma, değişim.

Kelime parçaları zihninde yankılanıyordu, nefesi düzensizleşti.

Daha fazlasını duymak istemiyordu, belki de duymaktan korkuyordu.

Koridordan hızla uzaklaşıp dış kapıya yöneldi. Gece serindi, temiz hava ciğerlerine doldu ama içindeki sıkışma geçmedi.

Arabaya binerken ellerinin titrediğini fark etti. Motor çalıştı, araba yoldan uzaklaşmaya başladı.

Ama zihni hâlâ o kelimelerde takılıydı. Gerçek kız, koruma, değişim.

Elira frene bastı, pedal boşlukta kaydı. Kaşları çatıldı, bir kez daha bastı. Hiçbir şey olmadı.

Araba hız kesmeden ilerliyordu, kalbi göğsüne çarpıyordu. Bir kez daha frene bastı, yine hiçbir şey olmadı.

Yol keskin bir viraja doğru kıvrılıyordu. O anda zihninden tek bir düşünce geçti.

Peki ya bütün hayatım, bir yalandan ibaretse?

Sonra araba uçurumun karanlığına savruldu.

Ve her şey karardı.

----------------------------------------------------------

Uyanış**

Elira gözlerini açtığında ilk gördüğü şey tavandı. Beyaz, tanıdık.

Bir süre kıpırdamadan baktı, sonra aniden nefesi hızlandı.

Kaza, arabası, uçurum.

Elira hızla doğruldu, ama hiçbir acı yoktu.

Hiçbir kırık, hiçbir yara. Bu mümkün değildi.

Bir süre yatağın kenarında oturup nefesini düzenlemeye çalıştı, bu bir rüya olmalıydı.

Ama zihni garip bir şekilde berraktı, düşünceler netti. Hatıralar yerli yerindeydi.

Yaşadığı onca yıl… hâlâ oradaydı.

Elira ayağa kalktı, odanın içinde birkaç adım attı. Sonra gözü aynaya takıldı, yavaşça aynaya doğru yürüdü.

Ve donup kaldı, aynadaki kadın o değildi.

Ya da, onun çok eski bir haliydi.

Kırışıklıklar yoktu, saçlarındaki beyazlar yoktu, yüzü gençti, pürüzsüz, hayat dolu.

Elira aynaya biraz daha yaklaştı, parmakları titreyerek yüzüne dokundu.

On dokuz yaşındaki hali, bir anlığına nefesi kesildi. Hızla masaya yöneldi.

Eski model telefonunu eline aldı, ekranı açtı.

Tarihi gördüğünde kalbi bir kez daha hızlandı, otuz yıl önce.

Elira yavaşça yatağa oturdu. Zihnindeki bütün bilgiler hâlâ oradaydı, bütün yaşanmışlıklar, bütün yıllar,bu bir rüya değildi.

Zaman… geriye dönmüştü.

Ve Elira Demirhan hayatında ilk kez gerçekten özgürdü.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.