Her yeni üniversite öğrencisi gibi koridorlarda kendi sınıfımı arıyordum.12 yıl okuduğumuz yetmezmiş gibi bir de üniversite çıkmıştı başımıza ama yapacak bir şey yoktu.Gülü seven dikenine katlanırdı bu dünyada.Ankara da bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanmıştım ve bilişim de benim hep ilgi alanım olmuştu.Kalabalık koridorları birer birer döndükten sonra nihayet kendi bölümümün olduğu sınıfı bulmuştum.Derin bir nefes aldım ve günümün güzel geçmesi için Allah'a dua ettim.Tam sınıfa ayak basmıştım ki çivi gibi olduğum yere yapışmam bir olmuştu.O da buradaydı.... Efsun Karaboz...
Hani istemiyordu bu bölümü? Hani birakacaktı okumayı? Ve hayat neden onu yeniden karşıma çıkarmıştı ki? Olmamalıydı kendimi toparlamaya söz vermişken aynı şeyler yaşanmamalıydı.Tam sınıftan geri çıkıyordum ki o kadife sesi yükseldi.
"Aras?" Dönme Aras! Sakın dönme! Kilidini açtığın zincirlere tekrar kilitleme kendini ama anlaşılan kalbim bu sözü dinlemeyecekti çünkü çoktan beni terletmeye ve germeye başlamıştı.
Bütün bunlar nasıl mı başladı? Tam tamına 3 yıl Önce...Bir Meslek Lisesinde...Kapıdan içeri giren Efsunlu bir kızın girmesiyle...
3 YIL ÖNCE..
"Tarih ödevini yapan mı?" Bu bizim Selen.Ödevlerini hep geç yapar ama iyi kızdır.
"Tarih ödevi mi var?" Selene börtlemiş gözlerle bakan kişi ise benim biricik arkadaşlarımdan olan Rüyaydı ama biz kendi aramızda ona izmarit derdik (okulda demezdik).
"Tarih dersi mi var?" Bu da benim biricik yoldaşım arada bir yavşadığım,kardeşim dediğim arkadaşım "Demir Kaan Tezgeç"..
Bende Aras Taşdelen.Çetedeki ismimle Atmacaydım.
"Hadi herkes sıralara!" Ve biricik tarih öğretmenimizde ortama giriş yapmıştı.Eller yukarı donlar aşağı biricik sınıfım.Ben genellikle sınıfın en sakini olarak bilirdim ama bizim sınıftan birisine haksızlık edildiği zaman bir aslan gibi gürlerdim.Bende tek bir duygu hariç hepsi bulunuyordu.Aşk...
Aşka inandığım pek söylenemezdi çünkü kendimi asla birisine yakın bulmuyordum.Bir sürü çıkma teklifi aldığım da olmuştu ve hepsi de iyi niyetli kızlardı ama onlara aşık rolü oynayıp kalplerini kırmaktansa tekliflerini kibarca redetmiştim.
"Ödevleri çıkarın kontrol yapacağım çocuklar." Bütün herkes oflamasını duyurduktan sonra mecburen kitaplarını çıkarmak zorunda kalmışlardı.Bazen sakin bazen asi olmam yanı sıra çalışkanlığım baya fazlaydı.Bu yüzden bilişim teknolojileri bölümündeydim.Ders kitaplarını çıkardığımız sırada kapı tıklatma sesi duyuldu ve bütün herkesi gözleri bende dahil olmak üzere kapıdan giren öğrenciye dikilmişti.Yeni gelen öğrenciye...
Öğretmen masasına ilerledi ve o yürüdükçe pencereden gelen rüzgarla kestane gibi saçları güneşin altın rengiyle dalgalandı.Kız bizim bölüme gelen yeni bir öğrenci olduğunu ve kendisini tanıttı ve ardından gözleri yer arayışına girmişti.Bazı şeyler çok tuhaftı mesela şu an kalbimin giderek ısınması çok tuhaftı çünkü bu daha önce hiç yaşanmamıştı.
"Boş yer yok anlaşılan." Dedi gülerek ama kırıldığını ben bile anlayabiliyordum.
"Aras'ın yanı boş hocam." Vay be Demir beni hedef gösterdiğin günleri de mi girecektim kardo? O an daha da tuhaf ama bu sefer beni korkutan bir şey oldu.Kızla gözlerimiz buluştu,gülümsedi ve yanıma geldi ve oturmak için izin istedi.ve ben otur bile diyemedim sadece kafa salladım.Bana neler oluyordu? Neden ona bakıp duruyordum?
"Ben Efsun,Efsun Karaboz." Biri açık biri koyu kahverengi olan gözleri benim mavi gözlerimle yeniden buluşmuştu.Korkuyordum hem de çok korkuyorum.Aşık olup bir uçurumun dibine sürüklenmek istemiyordum.
"Aras.Aras Taşdelen." Elimi sıktı ve gülerek önüne dönüp hocayı dinlemeye başladı.Enerjisi farklıydı hem de diğerlerinden baya farklıydı.Ve bunları sadece benim anlıyordum.İstemiyordum ama onda farklı bir çok şey görüyordum.Mesela bnaa yaklaştığında hissettiğim değişimler gibi...
Ben çekiliyordum.Öleceğimi bile bile kendi Azrailime çekiliyordum...