تخطٍ إلى المحتوى

Hhhh

الفصل 3 · قراءة 3 دقيقة

Hhhh

الفصل 3

odada kimse yoktu. Odayı inceleme fırsatı bulamamıştım. Yanımdaki komodin de bir su şişesi ve ilaçlar vardı. İlaçlar benim miydi? Umarım değildir.

En son ne konuşuyorlardı? Hafıza kaybı. Ben, ama benim hafızam yerinde ve herşeyi hatırlıyorum. Nuts ile film izliyorduk en son, sonra bir mesaj gelmişti. Artık stajyersiniz diye. Bizde çok sevinmiştik falan. Avukat olacaktım ben. İçeriye Nuts girdi.

"Abla iyi misin. Şimdi sana herşeyi anlatmam gerekiyor..." diyerek söze girdi Nuts.

***

"O adamdan iyi hisler almıyordum zaten. Ne kadar aşağılık bir adam. Şimdi ben onun avukatı mı olacağım? Hayır bunu yapamam. İstemiyorum." diye sitem ettim.

"Hemşire "Yaşananları ona anlatırsanız hafızası yavaşça yerine gelebilir." dedi" Ardından kimse var mı diye etrafına baktı ve devam etti. "Hafızan yerine gelmemiş gibi yapabilirsin." dedi ve bunu ne kadar yapmamı istemediğini fakat yapmak zorunda olduğumu belli eden bir surat takındı.

"Bilemiyorum. Dinlenip düşünmem gerekiyor. Avukatlık için konuştuğumuz kadına olanları anlat. Neyi anlatmaman gerekiyor biliyorsun. Ne anlatman gerektiğini biliyorsun." Başını salladı.

"Ben şimdi gideyim. Sende iyice dinlen tamam mı abla?" dedi. Hafif başımı salladıktan sonra odadan çıktı. Şimdi yalnız kalmıştım işte. Yatakta bir sağa bir sola dönüp durdum. Hiç bir zaman ne yapacağımı bilemeyecek miydim ben? Hayat neden böyle? Ne yapacağım hakkında en ufak fikrim yok. Hafızam yerinde değil. Saçma sapan aşağılık bir adam onun avukatı olmamı istiyor. Cidden çok kötüyüm. Avukat olacaktım. Savunacaktım insanları. Hatta ben para da kazanacaktım. Nuts ile ne hayaller kurmuştuk. İlk kazandığım para ile barınaklara bağış yapacaktık. O hayalleri boşuna kurmadık. Şimdi kalkmalıyım.

Koridor inanılmaz sessiz ve ıssızdı. Ağrıyan ayaklarımı umursamadan koridorda ilerlemeye başladım. Garip bir mekandı. Hayatımda çok fazla hastaneye gitmemiştim. Şanslı bir çocuktum ben küçükken aslında. Şuan ki hayatıma bakılınca pek öyle gözükmesede. Ah düşüncelerim beni boğmak üzere.

"Merhaba tatlım. Hafızam yerine geldi mi?" Aniden karşıma çıkan hemşireyle hafif irkildim. Ah, şimdi ne diyecektim? "Ben..." Pislik adam yanıma geldi. Defol git. Benden uzak dur. "Ne oldu? Geldi mi hafızan?" Gerçekten şuan böyle bir yetkim olsaydı şuradaki vazoyu bu adamın kafasına geçirmeyi çok iyi bilirdim ama...

"Ben sadece yürümek için koridora çıktım ve biraz kafa dinlemek istiyorum yani-" Hemşire çok şükür lafımı böldü. "Tamam güzel kız sen dinlen biz seni sorulara boğmayalım kafanı topla." dedi ve lanet adama bakarak kaş göz hareketi yaptı.

Kendime bir kahve almaya karar verdim. Tamam. Herşey kötüye gidiyor olabilir. Bir kahvenin beni kurtaracağını zannetmiyordum ama her neyse pekte umrumda değildi. Aslında gerçekten kahve kafamı toplamama yardımcı olabilirdi. Beni birşeyin kurtarmasını mı bekliyordum? Ben kendimi kurtarmalıydım ama nasıl?

"Anlattım, seni istediğin kadar bekleyebilirmiş." Nuts yanıma geldi. "Nuts, yardım et. Lütfen. Ne yapacağım, ne diyeceğim... Hiç birşey bilmiyorum. Sana ihtiyacım var. Sırtımı sıvazladı. "Yanındayım ablam. Merak etme. Kaçalım." Bir anda şaşkınlıkla ona baktım.

"NE! NASIL?" Herkesin bize bakması umrumda değildi. "Şşt! Sessiz ol biraz. Bilmiyorum. Belki, bir şekilde kaçabilir miyiz?" dedi. "Bilmiyorum Nuts. Ben- ben hiç birşey bilmiyorum ki..." Nuts beni kolumdan yakaladı ve kantinden çıkarıp odaya götürdü.

"Nuts kaçarsak bizi mahveder." dedim. "Bizi bulamadan mahvedemez abla. Ya da onun avukatı ol ve hayatını mahvet." diyip odadan çıktı.

Sokağa atılmış küçük bir çocuk gibi hissediyordum. Ailesi tarafından sevilmemiş, arkadaşları tarafından dışlanılmış... Ve ne yapacağını, nereye gideceğini bilmeyen... Artık Nuts bile bana sinirlenmişti. Hem ondan yardım istiyor hem de onun dediği şeyi kabullenmiyorum. Çok mu iğrenç bir insanım acaba? Kötülükler beni buluyor. Kötü insanlar beni buluyor. Yardıma ihtiyacım var. Ama bana yardım edecek insan yok. Ben hiç birşey bilmiyorum ve insanlardan yardım dileniyorum. Bu da beni iyice küçük düşürüyor. Ne yapacağım? Onun avukatı mı olacağım?

Kardeşim bana onun avukatı olmamam için çözüm üretmeye çalışıyor. Ama sanki... Beni ona çeken bir şey vardı. Sanki sonu okyanus olan bir uçurumdayız, adam okyanusa atlıyor ve bende arkasından atlayacakken Nuts beni tutuyor. Kendimi kaybetmişim, Nuts'a teşekkür ediyorum, Nuts bana boğulursun diyor atlarsan. Ama ben biliyorum asıl atlamazsam boğulacağım. Ondan uzaklaşmaya çalışıyorum ama o beni kendisine çekiyor. Sadece yakışıklılığıyla... Düşüncelerime engel olamıyorum. Onu sevmek istemiyorum ama onu sevmez isen boğulacağımı biliyorum. Hayır, hayır onu sevmek için gayet yeterli bir sebep var. Kardeşime zarar vermişti. Tek bir saç tanesi dahi kopsa aynı tepkiyi verirdim çünkü o benim tek sevdiğim insandı.

Beni hayatta tutan da oydu.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.