ADLİYE SABAHİ SAAT 13.30
ADLİYE SALI günü
Pınarın telefonun çalmasıyla sesizlik bozuldu. Pınar telefonu açıp çıkışa doğru yürüdü
Arayan suna idi Pınar telefonu kulağına götürdü suna kısılmış olan sesiyle
"alo" dedi suna
"Abla iyimisin"
"Pınar nerdesin
"Abla bizi adliyeye aldılar sorguya çekileceğiz olay gününü anlatıcaz sanırım"
"Pınar bende geliyorum konum at "
"Abla saçmalama hem savcı suna hanımı daha sonra sorgulamaya çekeriz dedi ya abla mutfağa bakarmisin çay koymuştum altına bakarmisin aa beni çagiriyorlar "
"PINAR OYUN YAPMA AT KONUMU SİNİR ETME BENİ "
"BAY BAYY" DEDİ VE KAPATİ
İçeri girdi ayça gözlerinde yaşla sorgu odasından çıktı. Pınar koşarak "ayça noldu niye ağlıyorsun" dedi Ayça Pınarın gözlerine bakmıyordu, sürekli gözlerini kaçıp duruyordu.
Ayça "beni suna ya götür görüşmek istiyorum nolur" dedi pınar anlamsız gözlerle ayça ya bakıyor onu anlamaya çalışıyordu pınar "ayça ne oldu anlatsana ne dediler sana bu halin ne " dedi. Mert te sorgu odasından çıkıyordu ayça mert te dönüp "beni eve götür" dedi mert Pınara döndü "seni de göreyim mi "dedi pınar konuşacak tı ki sorgu odasından çagirdilar mert " tamam ben ayça yi bırakır gelirim " dedi mert ve ayça adliyede ayrıldı
30 dakika sonra eve vardılar
Mert "ayça ben dönüyorum siz eve girersiniz " dedi. Ayça eve girdi suna odasında ydi
Ayça yukarı çıkarken nefesi iyice daralıyor ayakları geri geri gidiyordu ama anlatması gerekiyordu. Suna nin odasının kapısını çaldı " gire bilirsin " diye seslendi suna . Ayça aglamaktan gözlerinin içi kızarmış şişmiştı. Suna yataktan kalktı
"Ayça bu halin ne noldu "
"Suna ben sana anlatmam gereken bir şey var bunu bilmek senin hakkın "
"Neyi bilmek benim hakkım anlat seni dinliyorum"
"Ben belki bunu anlatiktan sonra yüzüme bakmaya bilirsin belki istemesin beni nefret bile edebilirsin ama en doğrusu bu"
"Ne ayça anlatsana "
"Çok özür dilerim ama ben yani bizim - ya-yasinle ilişkimiz vardı yani hemen hemen 2 buçuk sene beraberdik ben biliyor-
"KES SESİNİ SEN BENİMLE DALGAMI GEÇİYORSUN SEN KENDİNDE DEĞİLSİN BUNU BANA YAPACAK BİRİ DEĞİLSİN SEN BENİM EN YAKIN ARKADAŞIMSIN" dedi ayağa kalktı
"BEN çok çok özür dileri- "
"Lan karşıma geçmiş yasin le ilişkim var diyorsun koskoca 2 buçuk sene yüzüme baka baka benimle oyun oynadiniz full hd rol yaptınız yüzüme karşı " dedi bağırarak ardindan odadan çıktı aşağı bodrum katına indi. 1 bucuk saat sonra pınar lar eve geldi pınar yukarı suna nin odasına çıktı oda da kimse yoktu zelen, mert ve Tolga odalarına çıktılar pınar evin her yerine baktı tek yer aşağı bodrum, kattı derin bir nefes aldı. Kapıyı yavaşça açtı kapının gicirtisi içini daha çok korku kaplamasina sebep oldu yavaşça aşağı indi her adımı ona daha çok korku dolu an yaşatıyordu en alt kata gelmişti uzun ince karanlık koridor oldukça ürpertici duruyordu pınar telefonun ışığını açıp yavaş adımlarla koridoru sonundaki kapıya doğru yürüdü kapıya vardığında Altan gelen kırmızı ışık kalbinin ritminin
Değişmesine sebep oldu yavaşça kapıyı açtı içeri bir adım attı içeride siyah parça parça asılı perdeler vardı iki üç adım attı içeri iyice girmişti odanın sonunda bir kapı daha vardı
İyice gerildi kapıyı açtı ve hızlıca arkaya doğru giti içeri dört adım attı ve karşısındaki siyah perdeyi iki yana doğru açtı gördüğü manzara karşısında çılgına dönmüştü iki elini ağzına kapatıp bağırmamak için kendini zorladı . İçeride işgence sandalyesi ve o sandalyede oturan ayça yi gördü yüzü gözü kan olmuştu kolarinda Kesikler vardı sağ tarafina dönüp baktığında duvarda bir koleksiyon vardı HANÇER koleksiyonu . ayça ya doğru koştu sandalyeye bağlı olan kolarini çözmeye çalıştı ama çok sıkı bağlı olduğu için çözemedi kapı bir anda kapandı ve kitlendi kilit sesini pınar duyunca kapıya doğru koştu kapının kolunu zorladi açmaya çalıştı
"Kim var açın kapıyı abla sen misin çocuklar çıkarın beni burdan " diye bağırdı ama bodrum çok derin di ve ses asla yukarı asla çıkamazdı pınar ayça yi aymaya çalıştı ayça kendinden geçmişti dakikalardir dayak yemiş gibiydi yüzü mahvolmuştu ayça nin kanı hançer koleksiyonu camına sıcramisti pınar ayça nin kolarinda ki halatı Sökmeye çalıştı lakin başarısız oldu sağına döndü ve koleksiyona baktı ardında yerde taş aramaya başladı bir kapı daha vardı orayı açmak için kapnın koluna eli gitti ama olmadı orasida kiliydi duvarin köşesinde bir taş gördü taşı eline aldı sert bir şekilde fırlattı cam kırılmadi pınar şaşkınlıkla ve soğuk kanlı bir şekilde "yuh yani nasıl kırılımıyor anlamıyorum tamam şimdi düşünelim çıkış kapısı içe doğru açılıyorsa bu kapıda dışa doğru aciliyordur şimdi gücümü toplayıp sadece bir kere omuz atıcam zaten eski bir kapi açılır. açılır herhalde" dedi tüm gücünü topladı ve geri geri 2 adım atti ve kapıya doğru koştu kapı aniden açtıdı pınar aniden yere düştü kendini sim siyah duvarların ve kırmızı ışıkların olduğu bir odada buldu. Kapı kapandı pınar yerde kalkıp oda ya göz gezdirin. Odada eski tekli bir yatak yerde yırtık eski tozlanmiş bir halı vardı pınar yatağa doğru yürümeye başladı yatağın yanındaki duvara doğru yaklaştı tırnak izleri ve cümleler yazıyordu cümleleri okumaya başladı " bitti herşey bitti beni cikaricaklar" ne alaka nere burası ya Evimin altında neler varmış burası neresi ya ah burda bir şey yazıyo "beni kurtarıcak o bırakmaz beni Seviyo o beni" allahım kafayı yiyeceğim neresi burası ben nereye düştüm " dedi yastığın altında görünen bir kağıt olduğunu fark etti eski bir zarf gibi görünüyordu zarfı eline aldı zarf yipranmisti nazikce ve Yavaşça yipranmiş olan zarfi acti eski el yazısı ile yazılmış olan bir not vardı pınar okumaya başladı
" nasıl başlayacağımı bilmiyorum pınar beni aşağı bodruma kapatılar benim burada olduğumdan senin haberin yok tabi beni kurtar burdan çıkicam elbet bir gün bu ayağımda duran zincirlerden kurtulucagim ve sen le ben burdan kaçıcagiz ben görmemem gereken bir olaya şahit oldum biliyorum sana göre inanması güç ama zelen yani senin annen benim annemi burada işgence ler yapıyor annemin çığlıklarını duyuyorum babam bana yalan söylüyor ya da zorunda kalıyor babamın bir sırını öğrendim babamın hançer koleksiyonu var annemle yapmışlar ama zelenin bundan haberi yok ve büyük ihtimalle zelen benim yiyeceklerime ilaç koyuyor suna ben şizofren değilim kişilik bozukluğum falan da yok hepsi zelenin oyunu zelen tolgayı da yan odaya kitledi nedenini bilmiyorum ikimizde burada zincirliyiz sana bu mektubu nasıl vericegimi bilmiyorum ama
bir yolunu bulucagim"
Tarih :2009
Gönderi : Ablan Suna Durmayan
Pınar şaşkınlıkla okudu zarfın içine tekrardan bakti iki tane daha kağıt vardı yatağa oturup diyerini açtı ve okumaya başladı
"Merhaba pınar yarın akşam burdan kaçıcagiz tolga ile Plan yaptık ama planı not aldık çünkü zelenin verdiği haplar bizim geçmişi unutmamiza neden oluyor dikkatli olun çünkü sizin yemeginizede koyuyor pınar sen benim annemi gördün hata
Benim odama bile girdin kafan yerinde değil gibiydi zelen sana bir şeyler veriyor sakin yemeklerini yeme su getirse suyunu dahi içme yarın timarhaneye yatirilicakmişimi babamla zelen konuşurken duydum yani duyduk babam zelen e bağırıyordu saçmalama ben kızıma bakarım diyordu babam zelen de babama bağırarak suna'nin durumu git gide kötüye gidiyor anla pinarin arkadaşlarini tehtit ediyormuş kardesimle konusmayin yoksa sizi önce döver sonra hancerimle derinizi soyar sonra dograrim parçallarinizi köeklerime dagitirim ve bunu yapmaktan hiç çekinme diyormuş hatta pinarin en yakin arkadasini dövmuş kizin parmaklarini kesmiş kizin annesi bizi şikayet etti polisler bizi ariyor ve senin psikopat kızın yüzünden benim kizim okul hayatina devam edemiyor egitminden ve sosyal hayatindan geri kaliyor kizin ve onun psikopat arkadaşı tolga tedavi edilmesi lazım gidip götürebiliriz hem tolga nin da ailesi yok sonuçta onu da oğlun yerine koymuşsun , aşkım bak kızını çok seviyorsun anlıyorum ama bak napti bana üzerime saldırdı . diyordu ama ben hiç birşey hatırlamıyorum yapmadım diyorum anlamiyorlar seni çok özledim seni çok seviyorum kardeşim ben kimseye zarar vermedim veremem buradan kurtulucagiz biz PSİKOPAT DEGİLİZ.
Tarih :2010
Gönderi :Ablan Suna Durmayan
Pınar satırları tekrar tekrar baktı anlam veremiyordu çünkü oda hiç bir şey hatırlamıyordu satırları okurken duygu karışıklığı yaşıyordu zarfı tekrar açtı son kağıt kalmıştı korkuyor du ama çokta merak ediyordu zarfın içindeki kağıdı eline aldı yavaşça açmaya başladı bu hastane ve adliye raporuydu ve altında sunadan bir not vardı
T.C sağlık bakanlığı ve Adliye Bakanlığı raporu
13 yaşındaki suna Durmayan ve Tolga diktaş işlediğikleri cinayetler den dolayi akli dengelerini olmadığına bir örnektir bu durumu göz önünde bulundurarak suna Durmayan ve Tolga diktaş psikolojik sorunların olduğunu bu iki çocuğun akli durumlarinin toplum icine cikmak icin uygun olmadigi ön görülmüstur ve bu nedenle akil hastanesinde 2 yıl 4 ay timarhaneye kapatılmalı ve bu süreçte gözlem altında tutulacgida belirterek belediye başkanına sunulmuştur ardından 1 sene de psikoloğa görünecekleri de belirtek 2015 nisan ayının 1 de serbest kalacaklardır.
D.ç hasan yıldırım piskeyatris
Vay bee neler yaşadık hiç bir şey yapmamamiza ramen daha ufacikken timarhaneye girişim bunu bile hatirlayamiyorum hatirlayamiyorum aklıma gelmiyo bu kadar önemli bir durumu hatırlamıyorum aklıma gelmiyo yaşadım mı yaşamadım mi hatirlayamiyorum tolgayı başka biryere gönderdiler bulamıyorum onu çok özledim, bulucagim seni hiç merak etme tolga şimdi özgürüm işallah sende özgursundur tolga
TARİH 2017
Pinar okduugu rapor kagitlarinin ve mektubu cantasina atti yatagin yaninda duran komidinin cekmeceleri karistirmaya başladı ikitane gazate vardi cekmecenin araka kisminda bir tane flash belek ve kese kağıdına sidi vardı kapı bir anda açildi suna hemen elindekileri cantaya attip arkasini döndü arkasinda duran suna yi gördü suna pinara bir adim atti pinar bir adim geri giderek " ana yaklaşma benim böyle bir ablam yok sen sen nasıl bir insansın ya "
Suna öne bir adım daha attı başını hafifçe yana eğdi
" böyle ögrenmeni istemezdim kardesim yapma böyle yemin ederim sana asla zarar vermeyeceğim seni çok seviyorum kardeşim ben burda neler yaşadım Biliyormusun şu dünyada senden başka kimsem yoktu sen le oynayıp gezmenin hayalini kurdum ben bugünlere senin hayalinle geldim kardesim benden seni ayırmaya çalıştılar başaramdilar izin vermedim " dedi suna Pınar kızgın yüz ifadesiyle ve geri geri giderken.
"Sen nesin ya keşke izin verseydin cunku cok kotu cani bir varliksin sen şu hayata gördugum en psikopat insansin benim anneme iftira Attın beni annemden soğutma çalıştın babamızı sen öldürdün demi sevdiğim arkadaşlarımı senin yüzünden kabediyordum demek ki senin yüzünden benim arkadaşlarım olmuyormuş arkadaş olmak isteyen sadece 1 gün 2 gün sürüyordu demek ki senin yüzünden keşke hep burda kalsaydın seni hiç sevmeseydim ayça yi sen o hale soktun sen yaptın nasıl bir insana dönüştü ben eski ablamı istiyorum ki o gelene kadar da senin yüzüne bakmaya cagim bana çobuk söyle ayça yi neden o hale soktu neden !" Dedi pınar suna kararlı ve net şekilde!
"Evet ben yaptim çünkü aldatı beni kandırıdı yasin le ilişkisi varmış napasaydim öylece baksamiydim haa bu arada ben hep böyleydim pınar ama sen farkında değildin! "
"Demek yasini de sen öldürdün allah belanı versin senin gibi ablanın bu konu burda kapanmadı tamam mı sakin suratıma bakma "
"Hayır pınar ben öldürme dim yasini ben yapmadım niye inanmıyorsun"
Pınar çıkmak için kapıya doğru yürüdü suna kapının önü kapati suna ellerini pınarın yüzüne getirdi pınar sunanin ellerini itip
"Çek ellerini benden bırak beni gidicem pılımı pırtımı toplayip annemi de alicam sana güven olan artik defolup gidicem"
Suna gidicem, lafını duyunca siddetlendi ve bağırarak
"HAYIR GİDEMESIN SENİ BIRAKMAM BIRAKAMAM PINAR YAPMA NOLUR KARDEŞİM TEK UMUDUM SENSIN HEM GIDERSEN NE OLCAGİNDAN HABERİN VARMI BEN SENSİZ YAPMAM PINAR " dedi pınar bu sözü duyunca sahte gülmeyle
"Hahahaha abla ne komiksin " dedi ve ciddileşti
" NE GIDERSEM NOLUCAK BENI BURAYA MI KITLIYECEKSIN BENI DEMI ÖLDURECEKSIN ISGENCE YAPICAKSIN HE GEÇ SENI SEVIYORUM AYAKLARINI ARTIK YEMEZLER SEN ONU TOLGAYA SÖYLE NASIL OLSA ONUNLA BİRLİKTE YAŞADINIZ HERSEYİ DEMİ ABLA HE SÖYLESENE " dedi ve suna yi itti ayçanin yanına gitti suna pınarın kolunu tutup "Nolur gitme " diyordu pınar ayça nin kolarinda ki halatı zarzor da olsa sökmeyi başardı pınar sunaya bakıp "merak etme ayça nin bu halini kimse görmeycek arka kapıdan çıkicaz polise de ihbar etmecegim Evimin altında ablam in magra sinin olduğunu ve o magra da iki tane ruh hastasının olduğunu söylemecegim suna" dedi sunanin gözlerinden boncuk boncuk yaş geliyordu pınar ayça yi aldı ve yukarı arka dış kapıdan çıktı ayça yi Garajın içine bırakıp eve gidi yukarı çıktı hemen eşyalarını hazırladı buyuk bavuluna elbiselerini kıyafetlerini koydu makyaj mazemlerini aldı suna yukarı pınarın odasına girdi suna pınarın kolarini tutup
"Dur bir oturup konuşalım sakin ol"
"Çek ellerini benden senin gibi ablam yok benim " dedi bağırarak çalışma masasının üzerinde duran bilgisayarını tabletini ve şarj cihazılarini aldı.
Sesi duyan zelen mert ve Tolga yukarı çıktılar suna pınarın sakinlestirmeye çalışıyordu pınar son bir kez odaya baktı ve odadan çıktı annesi zeleni gördü
"Anne hadi gidiyoruz " dedi. Mert ve Tolga öylece baka kaldılar zelen pınar aşağı indi ler suna mert ve Tolga pınarın arkasından indi ler tam kapıdan çıkacaklardı ki pınar
Merte dönüp bu psikopatlarin arasında kalma senide öldürüŕler aklın varsa Arkan bakmadan kaç " dedi ve çıktı garaja girdiklerinde zelen ayça yi görünce şok oldu
Pınar arabayı açtı ve zelen e seslendi.
" Anne ayça yi arabaya bindir dikkatli ol ama " dedi zelen ayça yi arabaya bindirdikten sonra kendi de öne bindi pınar da arabya Bindi ve araba hareket etti gözlerinin içi kıpkırmızı olmuştu gözleri dolmuş ağlamamk için kendini zor tutuyordu zelen Pınara bakıp
" suna mi yaptı " dedi pınar aniden durdu zelen e baktı
"Özür dilerim sana çok yüklendim eve gidince ablam la olan herseyi anlatıcaksin tamam mı"
" belli ki öğrendin tamam anlatıcam " dedi ve yola devam ettiler.