Ertesi gün okulda buluşan Kadir ve Yunus kitabı çevirmeye çalışır.
Kitabın çevirmesini yaparken garip sesler duymaya başlarlar. Aldırış etmeyen ikili devam ettikçe sesin השופט צופה בך (hakemo sizi izliyor) dediklerini netçe anlaşılıyordu. Fakat diğer arkadaşlarının şaka yaptığını düşünüyorlar.
Yunus:" Kızlar hiç hoş değil bırakın şakayı" diye seslenir o sıra da
Kadir: " Kızları okulda görmedim galiba bugün gelmediler"
Bir süre devam ettikten sonra
Yunus: Bugünlük yeter başım ağırmaya başladı" dediği esnada burnu kanamaya başlar ve ses הזהרתי אותך השופט צופה בך הוא לא אוהב שמפריעים לו (Seni uyardım, hakim seni izliyor, sözünün kesilmesinden hoşlanmaz.) Der
Okuldan ayrıldıktan sonra Kadir kız arkadaşıyla buluşmaya gider.
Cafe de otururken konuyu anlatmak ister ancak
Kadir:" Nehir" deyip susmuştur merakla ne söylüyecğini bekleyen Nehir Kadir'e bakar.
Kadir: " Şey sana bir şey söylemem gerek ama korkuyorum"
Nehir" Ne oldu ? kötü bir şey mi var ?
Kadir bir anda söylemekten vazgeçip "Yok bir sey ya öle seslendim"
Nehir bir şeylerin ters gittiğini anlar ama o an bir sey demez ve zamanın tadını çıkartır. Yunus ise eve gittiğinde burnunun sürekli kanadigini gören annesi korkar ve hasteneye götürürler ancak tahliller ve muayene sonucunda bir şey olmadığını söylerler. Durumdan süphelenen annesi tüm gece oğlunun başından ayrılmaz.
Yunus:" Anne geç oldu git uyu istersen bak bir seyim yok" desede annesi gitmek istemez. Ve Yunus'u Kadir ara
Kadir:" Yunus sana söylemek istedigim çok önemli bir mesele var, yarın okulda mutlaka konuşmamız lazim" der