تخطٍ إلى المحتوى

Hacker

الفصل 41 · قراءة 6 دقيقة

Hacker

الفصل 41

Kardeş

"Sen bu süre zarfında neler yaptın?"

Derin bir nefes alıp anlatmaya başladım.

"18 yılımı yetimhanede geçirdim. Evlat edinmek isteyenler oldu ama hep bir sorun çıkartıp beni geri yetimhaneye bırakmalarını sağladım. 10 yaşlarımda falan bilgisayarlara ilgi duydum ve bununla ilgili araştırmalar falan yaptım. Sonuç olarak şuan usta bir hackerım. Yani anlayacağın senin hayatın kadar uzun ve olaylı değil."

Daha sonra aklıma gelen şeyle ağzımı açtım.

"Sadece bir ara psikologa gitmek zorunda kalmıştım. Krizlerim arttığından dolayı. Fakat sonradan kestim."

Abim bana şaşkınca bakmaya başladı.

"Sen kriz mi geçiriyorsun? Barlas'ın dediği gibi mi?"

Kaşlarımı çatarak suratına baktım. Barlasın dediği gibi, derken?

"Evet kriz geçiriyorum. Ama Barlas ne söyledi ki sana?"

"Bir ara evde çatışma olmuş. O sırada kriz geçirmişsin. Kes sesini, falan diye bağırıyormuşsun."

Bunların hepsini gerçekten anlattı mı!? Derin bir nefes vererek konuştum.

"Evet. Çok yüksek seste ya da fazla stres olduğum zamanlarda kriz geçiriyorum. Geçmiş falan aklıma geliyor ve beynimin içinde biri konuşuyor gibi oluyor. Kes sesini, diye de ona diyorum. Elimde değil."

Bana üzgünce bakarken ağzını açtı.

"O zamanlarda yanında olamadığım için özür dilerim."

Göz devirdim.

"Özür dileme! Bende senin yanında olamadım sonuçta. Ayrıca özür dileyecek bir şey de yok."

Gülümseyerek suratıma baktı.

"Peki. Bana anlatacak başka bir şeyin var mı?"

Birkaç saniye düşündüm. Sanırım yoktu.

"Galiba yok. Aklıma gelirse söylerim zaten. Senin var mı?"

"Benimde yok. Ama sana soracağım sorular var."

Kaşlarımı çatarak kafamı salladım.

"Dinliyorum."

Bir anda ciddi bir hal almıştı. Tek kaşını kaldırarak konuştu.

"Sana hiç asılan oldu mu?"

Sorduğu soruyu idrak etmem birkaç saniyemi aldı. Daha sonrasında ise büyük bir kahkaha attım.

"Tek derdin bu mu cidden!?"

Kahkahalarımın arasından dediğim şeyle suratıma ciddi bir ifade ile bakmaya devam etti.

"Havin gülme, ciddiyim!"

Kahkahamı zar zor tutarak ağzımı açtım.

"Tabiki de oldu. Bu da soru mu?"

Dişlerini sıkmasıyla gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Aşırı eğleniyordum şuan!

"Şaka mı yapıyorsun yoksa ciddi misin?"

"Ciddiyim tabiki de! Senin mükemmel kardeşinin peşinden kaç erkek koştu senin haberin var mı?"

"Umarım onlara yüz vermemişsindir."

Dudağımı büzerek kaçamak bakışlar attım. Tabiki de yüz vermemiştim fakat bunu bilmesine gerek yoktu. En azından şuanlık.

"Yüz vermedin dimi?"

Omuz silktim. Sinirden kuduruyordu şuan! Ve ben aşırı eğleniyordum!

"Verdin dimi?"

Ellerimi küçük bir çocuk gibi birleştirip masumca sırıttım.

"Yani birazcık vermiş olabilirim."

Derin derin soluklar alırken kendimi daha fazla tutamayıp gür bir kahkaha attım.

"Tabiki de vermedim! Şaka yapıyorum!"

Göz devirerek bana bakmaya başladı. Bense hala gülüyordum.

"Suratının halini görmen gerekiyordu!"

"Çok komik!"

"Evet çok komik!"

Bir süre sonra o da gülmeye başlamıştı.

"Tamam tamam. Hadi ciddiyet! Sana soracağım sorular daha bitmedi."

Kafamı salladım. Bu sefer ne diyeceğini merak ederken malum soruyu sormasıyla sırıttım.

"Hiç sevgilin oldu mu?"

Doğruyu söylemeli miyim? Yoksa azıcık daha uğraşsam mı?

"Yok, olmadı."

Tek kaşı kalktı.

"Doğruyu söyle."

"Doğruyu söylüyorum."

Gerçekten de doğruyu söylüyordum. Daha önce hiç sevgilim olmamıştı.

"İyi bari."

Yüzünde memnun olmuş bir gülümseme vardı. Bu ne ara bu kadar kıskanç olmuştu ya?

"Yani teklif vardı ama ben kendi isteğimle reddettim."

"İyi iyi."

"O zaman sıra bende. Hiç sevgilin oldu mu?"

Kafasını iki yana salladı.

"Hayır, olmadı."

Daha sonra sırıtarak ekledi.

"Ama senin abin çok yakışıklı olduğu için bir sürü kızı peşinden sürüklemişti."

Benim taklidimi yaptığında gözlerimi kısarak onu baştan aşağı süzdüm.

"Yani... pek bir esprin yok ama bilemedim."

Kaşlarını çatarak bana baktı.

"Ne demek bir esprin yok? Gözün kör galiba senin?"

Şaşkınlıkla bana bakıyordu. Ne yani, dediğim şeye gerçekten inanmış mıydı?

"Şaka yapıyorum ya! Niye hemen ciddiye alıyorsun?"

"Hee. Ne bilim kızım!?"

"Geri zekalı!"

Gülerek dediğim şeyle o da güldü. Aramızda kısa bir sessizlik olurken o sessizliği abim bozdu.

"İnelim mi aşağıya?"

"İnelim abi."

Bilerek abi demiştim tepkisini görmek için. O ise birkaç saniye suratıma şapşal şapşal bakıp konuştu.

"Abi mi?"

"Evet. Abim değil misin?"

Şuan yüzündeki sırıtma çok komik görünüyordu. Ergen liseli kız sırıtması vardı yüzünde.

"Öyleyim tabi. Ben senin abinim! Sadece bir an garip geldi."

Dediği şeye güldüm. O kadar gururlanarak söylemişti ki ister istemez gözüme çok tatlı gelmişti.

"Ne yalan söyleyeyim, bana da söylerken garip gelmişti."

"Bundan sonra garip gelmesin de."

Gülerek kafamı salladım. Kapıya doğru yürüyüp kapıyı açtım. İkimizde odadan çıkıp merdivenlere yöneldik.

"Ben Berfin'in yerini sormak için yanınıza geldiğimde neden üçünüzün de suratı beş karıştı? Ayrıca bana çok dikkatli bakıyordun?"

"Sonra anlatsam olur mu?"

Kaşlarımı çatarak suratına baktım.

"Neden?"

"Söz sonra anlatacağım."

Nedenini anlamamıştım fakat salona geldiğimiz için konuyu fazla uzatmadım. Kaan kapıyı sevinçle açıp bağırdı.

"Beyler, bayanlar ve kendilerini genç hissedenler! Kardeşiniz az önce kardeşini buldu!"

O nasıl cümle oldu ya?

"O nasıl cümle geri zekalı!"

"Ben öz kardeşimi buldum diyorum ve senin takıldığın tek şey bu mu yani!?"

Abimin dediği şeyle Tuna bir an donuk donuk baktı. Daha sonrada gülerek bana döndü.

"Geçmiş olsun Havin'cim. Eğer Kaan benim abim çıksaydı kendimi asardım herhalde!"

Kaan ona sahte bir üzüntü ile baktı.

"Aşk olsun! Ben bir kere mükellet bir abiyim!"

Tuna yüzünü buruşturdu. Onların bu haline gülerek Berfin'in yanına oturdum. Sırıtarak kulağıma fısıldadı.

"Sana demiştim!"

"Demiştin."

Fısıldayarak dediğim şeyle saçını savurtarak geriye çekildi.

"Kız ne konuşuyorsunuz siz!?"

Abimin bağırarak dediği şeyle sırıttım.

"Sen anlamazsın!"

Bana sanki adam öldürmüşüm gibi baktı. Gerçi öldürmüştüm. Ama şuan değil!

"Benim anlamayacağım hiçbir şey yok bir kere!"

"Nah yok!"

"Ya Tuna aşkım, sen niye her şeye maydanoz oluyorsun!?"

Gözüm etrafa kayarken Barlas'ın olmadığını fark ettim. Dışarıda mıydı acaba? Ama gecenin bu saatinde ne işi var ki dışarıda? Evde olsa neden şuan burada değil?

"Barlas nerede?"

Sorduğum soruyla bütün bakışlar bana doğru dönerken bense bir cevap bekliyordum.

"Talya'yı almaya gitti. Niye sordun?"

"Bilmem, merak ettim sadece. Bu arada Talya kim?"

"Barlas'ın kız kardeşi."

Abimin dediği şeyle kaşlarım şaşkınlıkla kalktı. Barlas'ın kardeşi mi var?

"Hayırdır, niye merak ettin durduk yere?"

Tuna'nın sırıtarak dediği şeyle abim gözlerini kısarak bana baktı.

"Yani... gecenin bu saatinde nerede olduğunu merak etmem normal değil mi? Ne yani, ben gecenin bu saatinde dışarıda olsam siz beni merak etmeyecek misiniz?"

"Ederiz de... tek nedenin bu olduğuna emin misin?"

Kaşlarımı çatarak Tuna'ya baktım.

"Neyi ima ettiğinin farkındayım ve yok öyle bir şey!"

Ellerini teslim olurcasına kaldırdı.

"Tamam ya. Bir şey demedim."

Fakat suratındaki sırıtış hala yerini koruyordu. Sinirlerim bozulurken kafamı başka bir yöne çevirdim. Fakat bu sefer abimin bakışlarıyla karşılaştım. Hafif sinirli miydi yoksa bana mı öyle geliyordu? Ona baktığımı fark edince kafasını hemen Tuna'ya çevirdi.

"O haftaya gelmeyecek miydi ya?"

"Bize sürpriz yapmak istemiş."

Abim kafasını ağır ağır sallarken bakışları yeri buldu.

"Anladığım kadarıyla burada yaşamıyor yani?"

"Evet. İngiltere'de yaşıyor bayadır. Arada sırada geliyor Türkiye'ye. O da Barlas'ı falan görmek için."

Kafamı salladım.

"Kaç yaşında peki?"

"20 yaşında."

Benden iki yaş küçüktü.

"Niye bu kadar merak ettin?"

"Niye etmeyeyim?"

Tuna dudağını bilmem anlamında büzdü.

"Yani sonuçta Talya, Barlas'ın kardeşi. Barlas'ın kardeşi seni neden ilgilendirsin?"

Derin bir nefes aldım.

"Merak etmem bence gayet doğal bir şey. Sen ne düşünüyorsun bilmiyorum ama bu odadaki herkesin bunu normal karşıladığına eminim. Bir şeyler ima etmeyi kes o yüzden!"

"Evet ya! Harbiden kardeşimle uğraşmasana! O demese ben diyecektim zaten! Niye sırf kız diye saçma sapan imalar yapıyorsun ki?"

Abimin beni koruması hoşuma giderken sırıttım.

"Ulan abi kardeş delisiniz he! İyi tamam bir şey demedim!"

𓆝 𓆟 𓆞

Eveeettt, normalde bu bölümü uzun yazacaktım fakat dışarı çıkmam gerektiği için kısa tutmak zorunda kaldım. Artık diğer bölümü uzun tutmaya çalışacağım.

Seviliyorsunuz!

نهاية الفصل

5 تعليق

  • lan senin yüzünden geceleri uyuyamıyorum ukuk düzenim sikildi kitap bagımlısı oldum yeterrr

    1الردود
  • 2 kız var ama 3 erkek var biri boşta kalcak sanıyorduk şimdi kesin talyayla da Kaan olur çünkü bence tunayla Berfin olcak

  • Favori karakterimin abisi çıkması şokunun mallığını yaşıyon şuan

    1الردود
  • Asıl sen seviliyorsunnnn yani ben seni seviyorum sevmeyen düşünsün senin gibi bir yazarı kaçırmış ne diyim

    1الردود