تخطٍ إلى المحتوى

EVCİL

الفصل 2 · قراءة 7 دقيقة

EVCİL

الفصل 2

Başka Bir Evrende

Beynimin içine hoş geldiniz. İçeride dilediğiniz kadar kalabilir ve gönlünüzce etrafı dağıtabilirsiniz.

Keyifli okumalar,

Bölüm 1: Başka Bir Evrende

🐉

"Hey, Ehli! Hazırlanmayı unutma. Gün ağarmadan kapının önünde buluşuruz."

Hazırlanmak mı? diye düşündü Genç Kadın. Kendine seslendiğini anladığı yabancı adama bakarken.

"Oy oyy hemen de unutmuşsun be! Sakın ha cayayım deme, bana eşlik ediyorsun bu gece" dedi ve bir kapı ağzı kadar olan cüssesini bir bilye gibi masanın üzerinde yuvarladı ve gözden kayboldu.

Kapısı genişçe bir alan, içinde hiç duvar olmayan bir kafe. Genç Kadın, baştan sona açık olan girişe bakarken bizdeki kafeler gibi değil dedi ve ekledi insanları da öyle havası da aynı şekilde çok farklı. Bir binanın içinde değilsin sanki. Sağ tarafına baktığında duvar olması gerektiğini düşündüğü uzunluk camdı. Boylu boyunca uzanan camdan dışarıdaki sisli boğucu havaya baktı. Anlık oluşan bu sisin yavaşça dağılacağını ve berrak gökyüzünün kendine sırıtacağını biliyordu. Hatta bu sise kimin neden olduğunu da biliyordu. Bu bir çağrıydı.

Gözleri sise dalmak üzereyken odağı camdaki yansımasına döndü.

Hinata!

Şaşkınlıkla camdaki silüetine bakarken 'bu Hinata' diyebildi içinden.

Hayran olduğum anime karakteri miyim, şimdi ben?!

"Hadi daha ne duruyorsun burada? Git de hazırlan."

Yanı başındaki kadının sesi kulağından geçerken donuk kalan bedenini bir süre hareket ettiremedi.

Bu nasıl bir rüya!

Sol omzunun üzerinden yaşlı kadına baktı. Sormak istediği epeyce bir soru vardı ama kendini nedensizce itaat ederken buldu. Yolu bilen ayaklarını takip etti ve sadece yetkili kişilerin gireceğini bildiği odaya girdi.

Rüyaya bak bee

İlk defa kendimi bir rüyada net bir şekilde görüyorum.

Şu bedene bak şu gözlere şu saça. Işığın açısına göre maviye veya mora bürünen şeffaf gözler, lacivert saç... Hayran olduğu bedene bakarken. "Tam da istediğim bedendeyim. Karakterim tam da istediğim şekilde. "diyerek mırıldandı.

Yerinde zıpladı, birkaç sıçrayıştan sonra sevinçle yanaklarını sıktı.

"Çok güzelsin be!"

Yansımaya öpücük yolladı ve göz kırptı "Fıstık!"

Üzerinde adının yazdığı dolaptan kıyafetlerini çıkardı ve giyinmeye başladı. Kırık aynadan mora çalan şeffaf gözlerini incelerken "Hayallerimdeki anime karakterinden daha güzel!" dedi ve hayranlıkla seyretti kendini. Bu ten için biçilmiş, bedenine cuk oturan ama kendine yabancı gelen kıyafetlere bakarken

"Vay be!" dedi ve soyunma odasından çıktı.

Genç adamın ortama bıraktığı soğuk havadan önce söylediği cümleleri düşündü. Bildiğim bir dil değildi ama anlayabiliyordum. diyerek sorgulamaya başladı.

Rüyada bir kopukluk falan mı yaşıyorum? Bundan öncesi neydi? Rüyaya bir anda giriş yapabiliriz tabii de ama sahneye hakim oluruz. Anlık buraya fırlatılmış gibiyim. Kabuslarımda sezerdim bazen 'rüyadayım derdim' ama şuan neden bu kadar farkındayım? Tamam o zaman her şeyi yapabilirim. Evet,

"Şekillendirebildiğim bir rüya, en sevdiğim." ah bunu sesli mi söyledim. Tamam tuhaf bakışlara aldanma. Bu benim rüyam, bakalım neler var önümüzde?

"Bir dakikaa!"

İnsanların arasından geçip çıkışa doğru ilerlerken çıkan yüksek sesim odak noktası yapmıştı beni. Hayır hayır bakışların hiçbiri önemli değil. Sesim...

"İnanamıyorum! Başka bir dili bu kadar iyi nasıl kullanabilirim?" O kadar gerçekçi ki... Uyanınca hatırlayacak mıyım, bu dili? Hatırlayayım be nolur. Hatırlasam ne olacak ki be manyak, bizim dünyada bu dil mi vaaar!

Belki vardır. Olmayan bir dili kurgulayamam ya, nasıl rüyama girecek? Bilinçaltımda yatan canavar yeni bir dil üretecek kadar heybetli değil!

Genç kadın, kendi kendine konuşurken onu duyan insanların ona karşılık vererek bir şeyler söylediğini duydu ama oralı olmadı.

Kafeden dışarı adımını atmıştı hatta bayağı bir ilerlemişti fakat hiç dışarıya çıkmış hissiyatını sezmemişti. Dışarısı da kafenin içerisi gibiydi. Sanki burası eviydi. Yuvasında hissediyordu.

Yuvasındaydı zaten

Genç Kadın üzerindeki kıyafetlerden rahatsız olmaya başlayınca "Eve geçip, kendime göre bir şeyler üzerime geçirmem lazım" diyerek mırıldandı.

Ayaklarının yola hakim olarak adım atışına ve hiç meraklanmadan yol üzerindeki insanları, binaları, yerleşkeleri, dükkanları incelemeden önüne bakarak ilerlemesi Genç Kadını epey bir şaşırttı. Hatta bu durumu fark edince neden hâlâ uyanmadım diyerek duraksadı. Rüyada olduğumun farkındayım, çok geçmeden uyanmam gerekirdi. Her şey bu kadar gerçekçiyken ve bunu farketmişken neden hâlâ uyanmadım.

"En heyecanlı yerinde uyanmam lazım değil mi? Daha hiçbir şey olmadı ki, tabii ya!"

Çıktığı restorandaki gibi 'daha gösterişli' kapıya sahip bir bahçeye vardığında duraksadı. Evine gelmişti. Kapıya yanaştığında hiç görmediği ama orada kapı olduğunu bildiği boşluk otomatik bir şekilde kalktı. Sensör Genç Kadını algılamıştı ve saydam kapı açılmıştı. Genç Kadın, şayet kendi yerinde bir yabancı olsaydı kapının açılmayacağını ve bir yabancının yaklaştığını haber veren sirenin çalacağını, eğer yabancı zorlar ve adım atmaya çalışırsa kapının zincirleri yabancıya sarılarak onu hapsediceğini biliyordu. Bu görüntüye sadece bir kez rastlamıştı. Farklı bir ülkeden gelen bir elçinin kapıyı fark etmeyip önündeki engele anlam veremeyip ilerlemeye çalışmasıyla tuzağa düştüğünü duyunca her şeyi bırakıp buraya gelmişti. Kapının dikenli iplerinin nasıl çalıştığını küçüklüğünden beri merak etmişti. Bu yüzden Yeraltı ülkesinden gelen elçinin kapıya yakalanmasını haber alınca bi hayli sevinmişti.

Boylu boyunca uzanan araziye baktı. Biraz ilerledikten sonra saydamlık renklenmeye başladı ve evi görünür oldu. Evi tamamen renklendiğinde Genç Kadın hâlâ manzarayı görebiliyordu. Girişi restorandaki gibiydi, camdı. Dolayısıyla boylu boyunca uzanan arazi görünürlüğünü sürdürüyordu.

Evin kapısı farklıydı. Biraz bizim dünyadaki kapılara benziyor. diye düşündü Genç Kadın. Ayakları kapıya yönelmek yerine evin etrafında dolandı. Odasının altına geldiğindeyse binaya tırmanmaya başladı ve bunu sürekli bu şekilde yaptığını anımsadı.

Daha önce gördüğüm bir rüyanın devamı mı? Sadece rüyada hatırladığım bir rüya serüveni he!

Ah camda iz kalıcak diye azar işiteceğim.

Genç Kadın odasına adımını attığında ne kadar çevik olduğunu fark etti. Ve kıyafetlerinin bu hareketlerine ne kadar uyumlu olduğunu. Tamamıyla siyah, savaş meydanına uygun parçalar. Belden boğazına kadar bedenini saran ama kumaşının ne olduğunu anlamadığı süvetere şöyle bir baktıktan sonra fermuara benzer çizgiyi iki yana çekerek ayrılan kumaşı üzerinden çıkardı. Gözleri belden aşağısını süzdü ve etek desem mi demesem mi diye düşündüğü parçaları da üzerinden çıkardıktan sonra bir adım geriye gitti. Sağ ayağını iki kere yere vurduktan sonra sol ayağını bir kez vurarak açtığı girdaptan aşağı düştü.

Ah evim seviyorum burayı diye bir hissiyata kapıldığında bu düşüncelerin kendine yabancı geldiğini fark etti. Anlam veremediği bir biçimde alışıktı buraya ve seviyordu burayı.

Az önceki parçalara benzer binlerce kıyafeti iteledikten sonra ümitsizliğe kapılmaya başladı.

Başını sol yanına döndürünce yanyana dizili birkaç kapı gördü. Gözleri kırmızı kapıya dalınca içerisinde iç çamaşırları olduğunu hatırladı ve gözleri mavi renkli kapıyı aradı. Sağ yanında odanın dibinde istediği kapıyı bulunca gülümsedi. Mavi eşiğe yaklaştı ve sensör onu algılayınca kapı açıldı. Parçaları incelemeden ilerledi ve istediği kıyafetleri eliyle koymuş gibi buldu. Üzerine geçirirken,

Muhteşem bir ev, muhteşem bir oda, muhteşem bir kıyafet odası.. Diye düşündü. Ve bu muhteşemliğin onu pek de etkilemediğini fark etti. Evet burayı seviyordu ama sanki burayı seven kişi bir başkasıydı. Sanki bedeninde iki kişi vardı.

Hem bu salaş kıyafetleri hem az önceki kıyafetleri aynı eşitlikte nasıl sevebilirim? Her şey çok güzel ama neden uyanmak istiyorum. Kabus olmayan böylesine güzel olan bir rüyadan neden uyanmak istiyorum?

Genç Kadın yeni gelmesine rağmen dışarıya attı kendini. Nefes almaya ihtiyacım var, diye geçirdi içinden.

"Hey neden o kıyafetlerle çıkıyorsun?"

Arkasından seslenen adamı duymamazlığa verip koşmaya başladı. Camda oluşan ayak izleri yüzünden azar işitemem şimdi.

Bayağı yol katettikten sonra ellerini dizlerine dayadı ve derince solumaya başladı. Derince bir nefes aldı ve evde yaptığı gibi bir binaya tırmanırken buldu kendini. Ayakları ve elleri bir ahenkle birbirini takip ederken dejavu yaşadığını hissetti. Zirveye ulaşınca oturdu ve nefesini kontrol etmeye çalıştı. Soluk alışverişi normale döndüğünde ne ara kapattığını fark etmediği gözlerini araladı.

"Wuwoow"

Bir an dengesini kaybeder bigi oldu ama buraya sürekli geldiği hissiyatına varınca kendinden emin bir şekilde hareket etmeye başladı.

"Çok yüksek!"

Bizim dünyada en yüksek dağ bu kadardır herhalde

"Oha!" Bu kadar yükseklikte nasıl nefes alıyorum? Gerçi rüyadayım ya "nefes alışverişimi nasıl hissediyorum lan!"

Birbirinden eşsiz ağaçların arasına serpilmiş birbirinden eşsiz evleri seyrederken. Bu yerleşkelerin içerisindeki insanları düşündüğümü hatırladım. Buraya her çıktığımda bu insanlardan ne farkım var derdim. Sahi bunu niye sorgulardım ki?

Gözlerimi bir dakikalığına kapattım ve açtığımda başımı önüme eğerek yere baktım. Uçurum. Ve uçurumun dibi pek de gözükmüyordu.

"Şuradan bir atlasam var ya!"

Acaba uçabiliyor muyum?

Genç Kadının aklında kurnazca bir fikir belirdi. Ayağa kalktı ve gözlerini yumdu.

Rüyada olduğumu fark ettiğimde, eğer yüksek bir yerdeysem uçmaya çalışırdım ve bunu başaramazdım. Sert bir şekilde bedenim yere yapıştığında ise yatağımda sıçrayarak uyanırdım. Birkaç saniye yere düşmenin verdiği hissin etkisinde olurdum. Kendime geldiğimdeyse okula geç kaldığımı fark ederdim.

Pekala bu kadar güzel bir hayal aleminde bir bakalım uçabiliyor muyuz ?

Genç Kadın kollarını iki yana açtı ve bedenini rüzgarın o keskin kollarına bıraktı...

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.