İYİ OKUMALARR
Ateş’in gözünde şu an onun için Sunya ve Mia yok olmuştu. Artık onlarla arkadaş değildi. Suçları az sayıda olanların bölümüne varınca onları unuttu. Gittiği yer o kadar pis değildi. Duvarda minik bir pencere vardı. Fakat çok yüksekteydi. Gözyaşları aka aka içeri girdi. İki kişi daha vardı. Üstleri çok az kirliydi. Saçları fena değildi. Çürük bir masada bir tarak görmüştü. Bakımı seviyor olmalılardı. Ateş’te saçlarını severdi. İyi ki böyle mahzen arkadaşlarım oldu dedi. Kendisini Pollyannacılık yaparak mutlu etmeye çalışması ona da saçma gelmişti fakat diğer türlü bu ruh halinden kurtulamazdı. O bunları düşünürken diğer iki kişi onu baştan aşağı süzüyorlardı. İkisinden biri nihayet ona selam verdi. Ateş kendine gelip
‘Merhaba’ dedi. Sarışın olan kız, ‘Ben Güneş. Saçlarımı gören doktor bana bu ismi vermiş. (annesi doğumda ölüyor)Doğduğumda saçlarım daha sarıydı tabii.’ Ateş kızın konuşmak için fırsat arayan biri olduğunu ve sıkılmayacağını düşündü. Kızın cevap beklediğini görünce de hemen ‘Ben de Ateş. Annem ben doğunca saçlarımı turuncu görmüş. Bu nedenle-‘
‘Hee anladım şimdi bu yüzden adın Ateş!’ diye bağırdı Güneş. Bağırmaya nasıl cesaret ederdi. Öğretmenin saçma kurallarında bu da yasaktı. ‘Herhalde mahzende kurallar geçersiz.’ Diye içinden geçirdi Ateş. ‘Peki senin adın ne?’ dedi Ateş yandaki çocuğa. Kız ‘Bende Kira. Tanıştığımıza memnun oldum.’ Diye sade bir konuşma yaptı. Ateş çok merak ediyordu. Acaba onlar neden buradaydı.
Selamm yeni bölüm geldii nasıl? Yorum yapmayı unutmayıjn sakınn♥︎


