Düş|2 Çizgi "
Orta yaşlarıma ait sabit bir anım yoktu.
Herkes bana iri yarı bir kız olduğum için "Peg" diye sesleniyordu.
Sınıfta oturduğum ve sadece :" Benim adım Maggie " diye bağırmak istediğimi hatırlıyorum ama çok net bir şekilde.
Demekki doğruymuş, bir yerde okumuştum insanlar etkilendiği şeyleri kolay kolay unutmazmış, iyi veya kötü hatırlatmış.
Bende o döneme ait sınıftaki hatta okuldaki yalnızlığımı hatırlıyorum.
Ama önceleri hissettiklerimi artık hissetmiyorum .
Anlamıyorum da hala unutamıyorum da ?
Ben sanırım artık sadece sorgulamayı biraktim .
Fena da olmadı bence çünkü, iç sesime bir iki hafta da olsa bu konu ile ilgili hasret kalıyorum.
"Senin başına hic böyle birsey geldimi Bayan Goth ?"
Gözlerimi açtım ve kafamı sağ tarafa çevirdim.
Yanılmamıştım, ailemin binlerce dolar döktüğü bu "Pisikolog" sanki benden de kötü bi haldeydi.
Belki de ben kötü değilim insanlar beni anlamıyor sadece.
Bayan Goth birden kafasını kaldırdı ve aceleci bir şekilde " Pardon Magan, Senin notlarını alırken derinlere dalmışım. Ne sormuştun tatlım? " dedi.
"Siz hiç birsey yaşayıp onu içinizde tartarken, iç sesiniz tarafindan susturuldunuz mu Bayan Goth "?
Düzeltmek ister gibi saçlarının üzerinden geçti, mavi gri gözlerini bana dikti ve içten gelen bi guruldamayla düşündüğünü belirtdi.
Kisa süren bi sessizlikten sonra : " Sanirim ne demek istediğini tam anlayamadım, ama elbette beni de iç sesimin susturduğu zamanlar oldu .
Genelde kötü düşündüğüm zamanlarda yanlış düşünüyorsun diye kestirip atdi mesela. "
Uzandığım ici geçmiş kanepeden yavaşça doğrulmaya çalıştım, sanki biraz daha hızlı hareket etmiş olsam kırılacak gibi duruyordu.
Oturdum ve Bayan Gotha şunu sordum :
" Peki ya İç sesiniz haksız ise, ve siz aslinda öyle düşünmekte haklıysanız?"
Elinde tuttuğu karamsar deri kaplı defteri yaninda duran 60'lardan cikmis minik çirkin tabureye bıraktı , ayağa kalkıp bana doğru yürüyüp bana elini uzattı.
" Haklı olmakla ve haklı olduğunu düşünmek arasında zihnimizin icinde çok ince bi çizgi var, Magan. Mühim olan neyin gerçekten var olmuş olduğu ve neyin kendi isteğimiz,gerçek olmasını dilediğimiz şeyin olduğu."
İnce çizgi... o zamanlar aklıma takılan cümle buydu.
İnce çizgi..gerçeklik ve istek.
Demin günü selamlayip kahve almaya inmemişmiydim ben ?
Dalga bir kez daha sermıştı beni denizin dibine .
Sudan çıkma cabalarim sahılde el yapımı mıgnatısıyla kumlarda Hazine avına cıkan Babamin dikkatini cekmişti.
"Maaagggiiieee iyimisin " ? diye seslendığnı duyuyorum ama cevap veremıyorum .
An ve an o günü tekrar yaşıyorum.
Denizin altından ayaklarıma doğru uzanan o dev sekız kollu ahtapot beni sankı suyun dibine dibine cekmeye calısıyordu.
Hayal gücümden oldu olası nefret ederdim .
Dalgalara karsı koyamiyor, savaşamıyordum boğuluyorum.
Nihayetinde " Babaaaa cıkamıyorum canavar benı yakaladı " !!! diye haykırabildim sonunda.
Babam beni duyar duymaz suya girdi bana doğru yürümeye başladı.
Yanıma ulaştığında su seviyesi hemen hemen gögsüne gelmişti dimdik ayakda duruyordu.. nasil ya babami neden savurmuyor dalgalar ?
Canavar onu neden yakalamıyordu.
" Off Mag, üzerime giyebilecegım yedek kiyafetim de yok, girme dedim sana neden bir kez olsun sözümü dinlemiyorsun ki ? "
Beni kucağına aldı ve sahıle dogru taşımaya başladi.
" Özür dilerim Baba ama ben nerden bilebilirim bir deniz canavari tarafindan saldiriya uğrayacağımı, birdahakine .. nefesim kesildi, konuşmayı kestim "Baba acıyor ."
" Mag,.? Iyımısın " ? Maggie ? Magan ?
Bayılmıstım.
Benı yakalayan o canavar belki de beni zehirlemişti.
Ölmüşmüydüm ?
Ayak parmaklarimdan başlayan ve saç tellerime kadar uzanan o ince iğneleyici ağrıyı hissedebiliyordum .
Nefes alıyormuydum ondan bile emin değildim.